Ana Menü
   ANA SAYFA

   İLETİŞİM

   SİTEDE ARA

   SİTEYİ ÖNER

   BASIN BÜROSU

   ŞEHİTLER ALBUMÜ
Bir Ayet - Bir Hadis
Bir Ayet:
Allah O'dur ki, rüzgârlari gönderir, bunlar da bulutu kaldirir. Derken, Allah onu gökte diledigi gibi yayar ve parça parça eder nihayet arasindan yagmurun çiktigini görürsün. Allah diledigi kullarina yagmuru nasip edince, onlar seviniverirler. Rum/48

Bir Hadis:
Bir adamın hayra sarfettiği paranın en efdali, iyaline infak ettiği para ile, Allah yolunda kullanacağı atı için verdiği ve bir de Allah rızası için (mücahid) arkadaşlarına sarfettiği paradır.
En Son Eklenenler
HİZBULLAH REHBERİ...

HİZBULLAH REHBERİ...

YENİ ZELANDA’DAKİ...

ŞEHADETİNİN 19. Y...

HİZBULLAH REHBERİ...

HİZBULLAH REHBERİ...

HİZBULLAH BASIN B...

ŞEHADETİNİN 18. Y...

HİZBULLAH BASIN B...

HİZBULLAH REHBERİ...

SİYONİST İŞGAL RE...

HİZBULLAH REHBERİ...

MUHTEREM EDİP GÜM...

MEDRESE–İ YUSUFİY...

CEMAAT REHBERİ'ND...

HİZBULLAH CEMAATİ...

HİZBULLAH REHBERİ...

BİR MUALLİM VE Bİ...

SENİ ÖZLEM VE RAH...

ŞEHADETİNİN 16. Y...

MÜSLÜMANLARIN BİR...

SAYIN BAGASİ'YE S...

ŞEHİT REHBER'İN 1...

SAYIN BAGASİ, SON...

HİZBULLAH BASIN B...

HİZBULLAH BASIN B...

HİZBULLAH BASIN B...

HİZBULLAH REHBERİ...

GAZZE, ÜMMETİN İZ...

HİZBULLAH BASIN B...

MUHTEREM EDİP GÜM...

HİZBULLAH BASIN B...

KENDİ DİLİNDEN HİZBULLAH - 06.BÖLÜM

CEMAAT HİÇBİR HAREKETİN DEVAMI VE UZANTISI DEĞİLDİR

Cemaat olarak, genel anlamda kendimizi bizden önce yaşayan ve İslamı yeryüzüne hakim kılma mücadelesi veren bütün İslami hareketlerin kendilerinden sonra bıraktıkları zengin ve bereketli mirasın varisi olarak görüyoruz. Cemaatsel faaliyetlerimizin hem öncesi ve hem de sonrasında, yani mücadelenin her aşamasında bizden önce ortaya çıkan veya çağdaş olup halen mücadele sahasında bulunan bütün İslami hareketlerin hem teorik ve hem de pratik uygulama ve tecrübelerinden sürekli istifade etmişiz ve halen de ediyoruz. Bu anlamda Cemaat, diğer İslami hareketlerden hem etkilenmiş ve hem de faydalanmıştır.

Ancak özel anlamda Cemaat, ne yerel ve ne de ümmet düzeyinde kendisinden önce mücadele veren veya şu anda mücadele sahnesinde olan hiç bir hareketin aynısı, uzantısı ve devamı değildir. Ne ülke içinde ve ne de ülke dışında hiç bir hareketin uzantısı olmadığı gibi, mirasına da konmamıştır. Bunu, sadece bu gerçeği ifade etmek için söylüyoruz. Yoksa övünmek veya böyle olmasını istediğimiz için söylemiyoruz. Çünkü, bu durumun övünülecek veya arzu edilecek bir tarafı yoktur. Aksine böyle bir avantaja sahip olmamak sadece Cemaat için değil, bu durumda olan bütün Müslümanlar ve İslami hareketler için önemli bir eksiklik ve aynı zamanda büyük bir şansızlıktır.

Gönül isterdi ki, günümüzde Müslümanların yaşadığı bütün coğrafyalarda İslamı hayata hakim kılma amacıyla mücadele sahnesine çıkmış bütün cemaat ve hareketler, kendilerinden önce ortaya çıkmış ve tarihi süreç içerisinde kesintiye uğramadan süregelen bir mücadele ve cemaatleşme geleneğinin devamı veya varisi hareketler olsaydılar. Hiç şüphesiz çağımızda ortaya çıkan ve bugün halen mücadele eden İslami cemaat ve hareketler, eğer tarihten gelen kesintisiz bir mücadele geleneğinin devamı veya uzantısı yapılar şeklinde kendilerinden önceki mücadeleyi devralıp bugünlere gelselerdi, bu hareketlerin günümüze kadar ki başarı ve kazanımları, güç ve konumları çok daha iyi bir düzeyde olacağı gibi, genel olarak İslam ümmeti de bugün içinde bulunduğu bu kötü durumda olmayacak, bu acıları yaşamayacak ve çok daha iyi bir konumda olacaktı. Nitekim az sayıda da olsa bu şansa sahip olan hareketlerin daha farklı ve iyi bir durumda olduğunu müşahede etmekteyiz.

Cemaat olarak biz de, kendi coğrafyamızda tarihi kökleri, mücadele geleneği, tecrübe ve birikimleri olan bir hareketin uzantısı veya devamı olmak isterdik. Böyle bir hareketin tarihi süreç içerisindeki mücadelesiyle, günümüze kadar getirdiği bütün imkan, tecrübe ve mücadele geleneğini devralıp zengin birikimlerinin varisi bir hareket olmayı da çok arzulardık. Eğer böyle bir mirası devralmış, bu avantaj ve imkanlara sahip olmuş bir hareket olarak bu mücadeleyi sürdürmüş olsaydık, hiç şüphesiz bugün içinde bulunacağımız merhale, ulaşacağımız hedefler, İslami davamızın kazanımları ve genel olarak durumumuz her açıdan çok daha ileri düzeyde olacaktı. Fakat maalesef ümmet coğrafyasının birçok alanında olduğu gibi, bizim coğrafyamızda da Müslümanların böyle bir şansı olmamıştır. Özellikle Kürdistan’da, tarihi süreç içerisinde meydana gelen acı olaylar ve Müslümanlara karşı işlenen vahşice zulümler sonucu bu mücadele geleneği sürdürülememiş ve kesintiye uğramıştır.

Cemaat, kendisine kadar ulaşan bir mücadele geleneğini devralmadığından, mücadele sahnesine çıkınca sıfırdan başlamak zorunda kaldı. Dolayısıyla, Cemaatleşme sürecini başlatınca, bu iş için ihtiyaç duyulan ve gerekli olan bütün altyapıyı ve imkanları kendisi oluşturdu. Bu nedenle her merhalenin gereği ve ihtiyacı olan yeteri düzeyde maddi imkan, yetişmiş insan gücü, teşkilati tecrübe ve birikime sahip olmadığından, bu uzun ve meşakkatli yapılanma ve mücadele sürecinde birçok zorluk, sıkıntı ve olumsuzluklar yaşadı. Aynı zamanda imha amaçlı saldırılar dahil birçok komplo ve düşmanlıkla karşılaştı. Ancak bütün bu zorluk ve olumsuzluklara rağmen, Allah’ın lütfü ve yardımı ile Cemaat, kısa sürede birçok merhaleyi başarıyla atlattı. Yaşadığı bu zorlu ve meşakkatli merhaleleri aşarak yoluna devam ederken, birçok tecrübeler de elde etti. Bu uzun soluklu ve meşakkatli mücadele ortamında, yaşayarak ortaya koyduğu başarılı pratik uygulamalarıyla ulaştığı imkan, birikim ve tecrübeler ışığında yoluna devam edecektir.

[ Geri Dön ]

İlan ve Mesajlar
 
 
 
Şehid Rehber
Şehidlerin Hayatı
Savunmalar
Manifesto


K. Dilinden Hizbullah


Anasayfa | Videolar | Arama | Siteyi Öner | Mobil | İletişim | Yukarı Git