Ana Menü
   ANA SAYFA

   İLETİŞİM

   SİTEDE ARA

   SİTEYİ ÖNER

   BASIN BÜROSU

   ŞEHİTLER ALBUMÜ
Bir Ayet - Bir Hadis
Bir Ayet:
Allah O'dur ki, rüzgârlari gönderir, bunlar da bulutu kaldirir. Derken, Allah onu gökte diledigi gibi yayar ve parça parça eder nihayet arasindan yagmurun çiktigini görürsün. Allah diledigi kullarina yagmuru nasip edince, onlar seviniverirler. Rum/48

Bir Hadis:
Bir adamın hayra sarfettiği paranın en efdali, iyaline infak ettiği para ile, Allah yolunda kullanacağı atı için verdiği ve bir de Allah rızası için (mücahid) arkadaşlarına sarfettiği paradır.
En Son Eklenenler
YENİ ZELANDA’DAKİ...

ŞEHADETİNİN 19. Y...

HİZBULLAH REHBERİ...

HİZBULLAH REHBERİ...

HİZBULLAH BASIN B...

ŞEHADETİNİN 18. Y...

HİZBULLAH BASIN B...

HİZBULLAH REHBERİ...

SİYONİST İŞGAL RE...

HİZBULLAH REHBERİ...

MUHTEREM EDİP GÜM...

MEDRESE–İ YUSUFİY...

CEMAAT REHBERİ'ND...

HİZBULLAH CEMAATİ...

HİZBULLAH REHBERİ...

BİR MUALLİM VE Bİ...

SENİ ÖZLEM VE RAH...

ŞEHADETİNİN 16. Y...

MÜSLÜMANLARIN BİR...

SAYIN BAGASİ'YE S...

ŞEHİT REHBER'İN 1...

SAYIN BAGASİ, SON...

HİZBULLAH BASIN B...

HİZBULLAH BASIN B...

HİZBULLAH BASIN B...

HİZBULLAH REHBERİ...

GAZZE, ÜMMETİN İZ...

HİZBULLAH BASIN B...

MUHTEREM EDİP GÜM...

HİZBULLAH BASIN B...

HİZBULLAH REHBERİ...

HİZBULLAH REHBERİ...

KENDİ DİLİNDEN HİZBULLAH - 07.BÖLÜM

İSLAMİ CEMAATLER VE GRUPLAR ARASI VAHDETE BAKIŞIMIZ

Kuran’ı Kerim ve onu tebliğ eden, açıklayan, uygulayarak pratize eden Peygamberin sünnetini her işte ölçü ve kaynak olarak kabul eden Müslümanlar, bireysel ve toplumsal hayatlarını Kur’an ve sünnete göre tanzim etmekle yükümlüdürler. Bu görev cemaatsiz yerine getirilemeyeceğinden, Müslümanların cemaatleşerek organizeli bir güç şeklinde faaliyet yürütmeleri ve mücadele etmeleri gerektiği de Kuran ve sünnetin kendilerine yüklediği bir sorumluluktur. Bu sorumluluğu yerine getirmek gayesiyle, hem yerel düzeyde ve hem de ümmet düzeyinde çok sayıda İslami grup ve cemaat mücadele sahasına çıkmıştır. Bu cemaatlerin istenilen anlamda görev ve sorumluluklarını yerine getirebilmeleri, hedeflerine ulaşabilmeleri ve etkin bir mücadele yürütebilmeleri için, işbirliği ve vahdet içinde olmaları zorunludur. Bu, İslami bir vecibe olduğu gibi, aklın ve mücadele mantığının da gereğidir. Ancak maalesef Müslümanlar, bu önemli işi ihmal ettiğinden veya gerçekleştiremediğinden, dünyanın her tarafında birçok ağır sorunla karşı karşıya kalmış, sorunlarına çözüm bulmada ve hedeflerine ulaşmada başarı gösterememişlerdir.

Cemaat olarak ilk günden beri, aynı amaç, gaye ve hedefler doğrultusunda mücadele eden, temel konularda ayrılık içinde olmayan İslami grup ve cemaatlerin, İslami kardeşlik hukuku çerçevesinde bir araya gelip, bir çatı altında yapısal bir birliktelik oluşturmaları, güç ve kuvvetlerini birleştirmeleri gerektiğini düşünüyor ve bunu İslami bir zorunluluk olarak görüyoruz. Ancak böyle bir vahdetin gerçekleşebilmesi, bunun sağlıklı ve kalıcı olabilmesi için, ilkeli, bilinçli ve gönüllü birlikteliğe dayanması gerekir. Bu, tamamen içiçe geçmiş, aynı yapı içerisinde erimiş, hiçbir ayrılık düşüncesinin ve hesabının olmadığı bir birliktelik olmalıdır. Böyle önemli bir iş için bir araya gelip bu birlikteliği oluşturacak fert veya grupların, birlikte faaliyet yürütecekleri ortak cemaatleşme ve mücadele yöntemleri üzerinde anlaşarak, bir yapının temel taşları ve bir bedenin azaları gibi birbirine kenetlenerek bir bütünlük oluşturmaları gerektiğine inanıyoruz.

Bireysel ve grupsal çıkarlar gözetilerek, samimiyetten uzak bir şekilde, koalisyon türü ittifaklar veya ticari ortaklıklar benzeri birliktelikler oluşturup buna vahdet demek gerçekçi olmadığı gibi İslami de değildir. Bu şekilde gerçekleştirilen bir birlikteliğin hiç bir zaman kalıcı ve müspet sonuç vermeyeceğini ve Müslümanların faydasına olmayacağını, aksine İslam adına yapılan böylesi İslami dayanaklardan yoksun, gerçeklerden uzak, ilkesiz girişimlerin davaya zarar vereceğini düşünüyoruz. Daha önce bu şekilde İslami vahdet adına yapılan ve İslami bir temele dayanmadığı için hüsranla neticelenen bazı deneme ve girişimleri görmüştük. Bu yanlış girişim ve denemeler bir çok Müslüman’ın davadan soğumasına ve bir çoğunun da bozulup verimsizleşmesine sebep olmuştu. Bunun için, hiç kimsenin menfi sonuçları bütün Müslümanları etkileyecek böylesi girişimlerde bulunup Müslümanların vahdeti gibi ciddi işleri basitleştirmeye ve İslami davaya zarar vermeye hakkının olmadığına inanıyoruz.

Bu inancımız gereği Cemaat olarak faaliyetlere başladığımız ilk günden bugüne kadar hiçbir zaman ilkesiz, şuursuz, bilinçsiz, sun’i, mevsimlik, zorlama, gösterişe veya maddi çıkarlara dayalı birlikteliklere tevessül etmedik. Bu doğrultudaki yaklaşım ve girişimleri ciddiye almadık ve ehemmiyet vermedik. Böyle bir teklifle gelen veya böyle bir yaklaşım içinde olan hiçbir kişi veya gruba prim vermedik. Böyle oluşumların içinde yer almadığımız gibi, destek de vermedik. Değişik münasebetlerle Cemaatle irtibatı olan ve değişik düzeylerde Cemaatle görüşüp fikir alış verişinde bulunan bir çok İslami grup ve şahsiyet, Cemaatın tavrının bu olduğunu ve bu tavrında çok ciddi ve tavizsiz olduğunu çok net bir şekilde müşahede etmişlerdir.

Bugüne kadar bu doğrultuda Cemaate, paralel çalışma, dirsek teması, program birliği, ortak şura, eylem birliği vb. koalisyon türü sınırlı ve şartlı birliktelik teklifleriyle gelen Müslümanlara; “Müslümanların gönüllü birlikteliğini sağlamaktan uzak, yapay ve samimiyetten uzak bu tekliflerin hiç birisine gerek olmadığı gibi, bizim böyle işlere harcayacak fazla zamanız da yoktur. Hiçbir yere bağlı olmadığınızı, bağımsız İslami bir hareket olduğunuzun güvencesini bize verin, başka bir şey istemiyoruz. Grup taassubu ve liderlik sevdasında olmadığımızı size göstermek için, her şeyimizle size bağlanacağız ve siz bizi idare edin. Eğer bu ağır sorunlarımıza çözüm bulabilirseniz size minnettar da kalacağız” demişizdir. Menzil grubuyla yaşadığımız bütünleşmede de aynı samimi tavrımızı ortaya koymuştuk. Bu birliktelik sürecini başlatırken tamamen bu samimi anlayış ve İslami endişelerle hareket etmiştik. Ancak maalesef bu samimi tavrımızı istismar edip birçok acı olayın yaşanmasına sebep oldular.

[ Geri Dön ]

İlan ve Mesajlar
 
 
 
Şehid Rehber
Şehidlerin Hayatı
Savunmalar
Manifesto


K. Dilinden Hizbullah


Anasayfa | Videolar | Arama | Siteyi Öner | Mobil | İletişim | Yukarı Git