Ana Menü
   ANA SAYFA

   İLETİŞİM

   SİTEDE ARA

   SİTEYİ ÖNER

   BASIN BÜROSU

   ŞEHİTLER ALBUMÜ
Bir Ayet - Bir Hadis
Bir Ayet:
Şüphesiz Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısına göre ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır. İşte bu, Allah’ın dosdoğru kanunudur. Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin. (Tevbe-36)

Bir Hadis:
Receb Allah'ın ayı, Şaban benim ayım, Ramazan ise ümmetimin ayıdır. (Camius-Sağir)
En Son Eklenenler
ŞEHADETİNİN 19. Y...

HİZBULLAH REHBERİ...

HİZBULLAH REHBERİ...

HİZBULLAH BASIN B...

ŞEHADETİNİN 18. Y...

HİZBULLAH BASIN B...

HİZBULLAH REHBERİ...

SİYONİST İŞGAL RE...

HİZBULLAH REHBERİ...

MUHTEREM EDİP GÜM...

MEDRESE–İ YUSUFİY...

CEMAAT REHBERİ'ND...

HİZBULLAH CEMAATİ...

HİZBULLAH REHBERİ...

BİR MUALLİM VE Bİ...

SENİ ÖZLEM VE RAH...

ŞEHADETİNİN 16. Y...

MÜSLÜMANLARIN BİR...

SAYIN BAGASİ'YE S...

ŞEHİT REHBER'İN 1...

SAYIN BAGASİ, SON...

HİZBULLAH BASIN B...

HİZBULLAH BASIN B...

HİZBULLAH BASIN B...

HİZBULLAH REHBERİ...

GAZZE, ÜMMETİN İZ...

HİZBULLAH BASIN B...

MUHTEREM EDİP GÜM...

HİZBULLAH BASIN B...

HİZBULLAH REHBERİ...

HİZBULLAH REHBERİ...

ŞEHADETİNİN 14. Y...

KENDİ DİLİNDEN HİZBULLAH - 13.BÖLÜM

CEMAATSEL KİMLİĞİMİZ İLE İLGİLİ BAZI AÇIKLAMALAR

Cemaat, bugüne kadar her konuda suskun kalmayı tercih ettiğinden, kimliği, amaçları ve hedefleri hakkında da görüş beyan etmemiş ve resmi bir açıklama yapmamıştır. Bu durumu fırsat bilen düşmanları, kimliği, hedef ve amaçları hususunda gerçekle ilgisi olmayan yalan ve yanlış birçok şey söylemişlerdir. Böylece, Cemaatı gerçek dışı birçok şeyle itham ederek karalamış ve olduğundan farklı bir şekilde kamuoyuna göstermeye çalışmışlardır. Ancak, İslam düşmanlarının bütün bu karalama ve tahrif çabalarına rağmen Müslüman halkımız, Cemaatın İslami kimliği hakkında hiçbir tereddüde düşmemiştir. Çünkü Müslüman halkımız, Cemaatin bütün faaliyetleri hakkında detaylı bilgiye sahip değilse bile, İslam’ın hakim olacağı bir toplumsal yapı oluşturma amacıyla çeyrek asırdır İslami bir mücadele yürüttüğüne yakından tanıklık etmiştir. Başta Kürdistan halkı olmak üzere Türkiye’deki bütün İslami çevreler, Cemaatın bu mücadelesini çok iyi bilmekte ve tanımaktadırlar. Cemaat, kurulduğu günden bugüne kadar Allah’ın rızasını kazanmak gayesi ve ubudiyet bilinciyle, Müslüman halkının içinde ve ondan aldığı destekle mücadelesini sürdürmüştür. Bu uzun süreli mücadele pratiği Cemaatın kimliğini ortaya koymakla beraber, hem şimdiye kadarki düşmanca yaklaşımlara, tek yanlı ve yanlış bilgilendirmelere cevap olması ve hem de Cemaatın daha iyi tanınması için bu konuyu somut ve özlü bir şekilde izah etmekte fayda vardır.

Hizbullahi Cemaat, Kürdistan çıkışlı, Kürdistan merkezli ve mensuplarının büyük çoğunluğunu Kürtlerin teşkil ettiği İslami bir harekettir. Ancak bu, Cemaatın sadece Kürt insanlarından oluşan bir hareket olduğu anlamında değildir. Hem Kürdistan’da ve hem de Türkiye genelinde yaşayan değişik kavimlerden Müslümanları içinde barındırmaktadır. Aynı zamanda, İslamiliğinden dolayı isteyen her Müslüman’ın içinde yer alıp mücadele verebileceği bir harekettir. Çünkü İslami bir hareket, İslam’ın evrensel ilke ve ideallerine uygun bir dünya görüşüne sahip olmak ve her hususta İslami ölçülere uygun hareket etmek mecburiyetindedir. İslam’ın ilahi mesajı evrensel olup muhatabı bütün insanlar olduğundan, İslami hareket de aynı şekilde her kavimden insanı muhatap alarak İslam’ın ilahi mesajına uygun hareket etmekle yükümlüdür. İslami bir hareket, İslam’ın evrenselliğine aykırı olan ve İslami naslarla çelişen hiçbir hedef ve amaç peşinde olamaz. Nihai hedefi ve tek amacı sadece bir sınıfın, bir bölgenin veya bir ırkın kurtuluşu olamayacağı gibi, kendisini İslami olmayan isim ve sıfatlarla da vasıflandıramaz ve tanıtamaz.

İslami hareketin evrensel olması, bölgeci veya ulusçu olmaması, onun mücadele verdiği coğrafyada bulunan insanların ve özellikle içinde doğup, büyüyüp geliştiği toplumun ve mensubu bulunduğu ulusun sorunlarına duyarsız kalması anlamında değildir. Tam tersine İslam, her Müslüman ferdin veya İslami hareketin içinde doğup büyüdüğü, mücadelesini içinde yürüttüğü toplumun ve halkın dertleriyle ilgilenmeye ve sorunlarını çözüme kavuşturmaya öncelik vermektedir. Bunun için, hedefi zulmü, adaletsizliği, ayrımcılığı ve sömürüyü yok etmek olan İslam dinini yeryüzüne hakim kılmak için mücadele eden ve bu mücadelesinde bu dinin temel ilkelerini esas alan İslami bir Cemaatın, kendi halkının ve içinde yaşadığı toplumun sorunlarına duyarsız kalması düşünülemez. Hizbullahi cemaat olarak sahip olduğumuz bu inanç ve düşüncemiz gereği, Allah’ın doğuştan her insana yaratılışıyla beraber verdiği haklardan halkımızın her ferdinin en iyi şekilde, hiçbir sınırlama olmadan özgürce yararlanabileceği toplumsal bir düzenin oluşması için çalışmak, halkımızın uzun süredir yaşadığı sorun ve problemleri çözüme kavuşturmak, çektiği eziyet ve sıkıntıları sonra erdirmek, İslam’ın hayat bahşeden adaletinin gölgesinde, özgür, onurlu ve mutlu bir yaşama ulaşması için mücadele etmek Müslüman olarak görevimiz olduğu gibi, İslami bir hareket olarak da varlık sebebimizdir.

[ Geri Dön ]

İlan ve Mesajlar
 
 
 
Şehid Rehber
Şehidlerin Hayatı
Savunmalar
Manifesto


K. Dilinden Hizbullah


Anasayfa | Videolar | Arama | Siteyi Öner | Mobil | İletişim | Yukarı Git