Ana Menü
   ANA SAYFA

   İLETİŞİM

   SİTEDE ARA

   SİTEYİ ÖNER

   BASIN BÜROSU

   ŞEHİTLER ALBUMÜ

   ZİYARETÇİ DEFTERİ
Bir Ayet - Bir Hadis
Bir Ayet:
Süphesiz, Rabbimiz Allah'tir deyip, sonra dosdogru yolda yürüyenlerin üzerine melekler iner. Onlara: Korkmayin, üzülmeyin, size vâdolunan cennetle sevinin! derler. Fussilet/30

Bir Hadis:
''Daha vakti var, ilerde yaparım'' demek, şeytanın mü'minlerin kalplerine bıraktığı bir vesvesedir.
En Son Eklenenler
ŞEHADETİNİN 19. Y...

Hizbullah Rehberi...

Hizbullah Rehberi...

HİZBULLAH BASIN B...

Şehid Rehberin Şe...

HİZBULLAH BASIN B...

Hizbullah Cemaati...

SİYONİST İŞGAL RE...

Hizbullah Rehberi...

MUHTEREM EDİP GÜM...

MEDRESE–İ YUSUFİY...

CEMAAT REHBERİ'ND...

HİZBULLAH CEMAATİ...

HİZBULLAH REHBERİ...

BİR MUALLİM VE Bİ...

SENİ ÖZLEM VE RAH...

ŞEHADETİNİN 16. Y...

MÜSLÜMANLARIN BİR...

SAYIN BAGASİ'YE S...

ŞEHİT REHBER'İN 1...

SAYIN BAGASİ, SON...

KAMUOYUNA

HİZBULLAH BASIN B...

KAMUOYUNA

HİZBULLAH REHBERİ...

GAZZE, ÜMMETİN İZ...

HİZBULLAH BASIN B...

MUHTEREM EDİP GÜM...

HİZBULLAH BASIN B...

HİZBULLAH REHBERİ...

HİZBULLAH REHBERİ...

ŞEHADETİNİN 14. Y...

KENDİ DİLİNDEN HİZBULLAH - 18.BÖLÜM

PKK’NİN SAHNEYE ÇIKTIĞI YILLARA KISA BİR BAKIŞ

PKK, Marksist-Leninist ideoloji temelli, silahlı propagandayı esas alan bir örgüt olarak mücadele sahnesine çıktı. Silahlı propaganda ilkesi gereği eylemler gerçekleştirerek varlığını ilan etti. Ortaya çıktığı 1980 öncesi dönemde kendisine engel olarak gördüğü veya kendisiyle işbirliğine yanaşmayan bazı aşiret ağalarını düşman hedef olarak belirleyip, feodalizmle savaş adı altında birkaç alanda bunlarla silahlı çatışmaya girdi. Ayrıca, bölgede bazı aşiret ve aileler arasında eskiden beri süregelen düşmanlık ve kan davalarını çok çirkin bir şekilde kullanıp, toplumda varolan bu ilkel ve cahili düşmanlıklarda aynen gerici feodaller gibi taraf oldu. Bazı aileler ve aşiretlerle işbirliği yapıp bunların muhalifi diğer aile ve aşiretlere savaş açtı. PKK, hiçbir ahlaki ilke ve kural tanımadan, amaçlarına ulaşmak için her yolu mubah gören bir anlayışla, toplumsal çelişkileri ve ihtilafları örgütsel çıkarları için kullanarak, muhaliflerini bertaraf etmeye ve bu şekilde bölgede hakimiyet kurmaya çalıştı.

Bu mücadele tarzı ve taktiklerle bölgede varlık gösterip kısmi bir etkinlik sağladıktan sonra, bu sefer kendisi ile aynı ideolojiyi paylaşan ancak farklı örgütlenmeler içinde olan diğer Kürt sol gruplara baskı uygulayarak aralarında var olan ayrılıkları çatışmaya dönüştürdü. Özellikle 12 Eylül askeri cuntası öncesinde bölgede, diğer sol gruplarla çok yoğun bir çatışma süreci yaşadı. Bu çatışmalar sonucunda taraflardan çok sayıda insan öldürüldü. Hiçbir tarafla ilgisi olmayan, sadece çatışmaların sürdüğü alanlarda yaşayan sade vatandaş ve köylülerden de bir çok insan bu çatışmalarda hayatını kaybetti. PKK, bu çatışmalar neticesinde Marksist Kürt gruplarından bazılarını o dönemde etkisiz hale getirmeyi başardı. Aynı şekilde o dönemde, İslamcı gençlik olarak bilinen kesimle özellikle Batman’da aylarca süren silahlı bir çatışma dönemi yaşadı. Ancak birçok sol grupla ittifak oluşturduğu ve eylem birliği yaptığı halde, bu çatışmalarda İslami kesime karşı bir üstünlük veya başarı elde edemedi. Böylece, ortaya çıktığı ilk günden günümüze kadar Kürdistan’da çok sayıda insanın ölümüyle sonuçlanan ve çok kanın akmasına sebep olan birçok çatışmaya öncülük etti. Kendisi dışında kimseyi kabul etmeme ve tahammülsüzlük, ortaya çıktığı günden beri PKK’nin en belirgin yapısal özelliğidir.

12 Eylül askeri cuntasının Türkiye genelinde olduğu gibi Kürdistan’da da tüm halka, özellikle de ideolojik hareketlere uyguladığı yoğun baskı, işkence, imha ve sindirme politikası sonucu bütün örgüt, parti ve siyasi kadrolar önemli ölçüde etkisiz hale getirildi. Sadece örgüt kadroları değil, ideolojik ve siyasi düşünce sahibi insanların çoğu yakalandı. Yakalanamayanlar ya yurt dışına kaçtı veya uzun süre gizlenmek zorunda kaldılar. PKK’nin bazı kadroları, 12 Eylül öncesi veya sonrasında yurtdışına kaçma fırsatı buldular. Bu şekilde PKK, yurtdışında yeniden örgütlenme ve toparlanma şansını yakaladı. (Yurtdışına çıkma şekilleri ve bu fırsatı nasıl elde ettikleri, yurtdışında kaldıkları süreç boyunca gördükleri destek ve yardım ayrı bir konu olup, burada bunlara girmiyoruz). Yurtdışında yeniden örgütlenip toparlanan PKK, 1984 yılında ülkeye dönen küçük bir militan grubunun yaptığı bazı eylemlerle yeniden mücadele sahnesine çıkma fırsatını buldu. Bu eylemlerle birlikte yeniden içine girdiği silahlı mücadele süreci, diğer Kürt örgüt ve partilerine nazaran PKK’ye büyük bir avantaj sağladı. Bölgenin tek silahlı ve savaşan örgütü olması nedeniyle Kürdistan’daki diğer gruplardan daha etkin bir konuma ulaştı.

Yeniden mücadele sahnesine çıkıp silahlı eylemler başlatmanın kendisine sağladığı avantajı ve elde ettiği başarıyı fırsat bilen PKK, bu güçlü konumunu diğer gruplara karşı çok kötü bir şekilde kullandı. Aynen 12 Eylül öncesi dönemde olduğu gibi, kendisine boyun eğmeyen grup, aşiret, aile ve şahısların tümüne savaş açtı ve acımasızca saldırdı. Muhalif düşünce sahiplerinin yapılanmasına ve varlık göstermesine müsamaha göstermedi. Sadece ideolojik muhaliflerine değil, 12 Eylül öncesinde olduğu gibi bu dönemde de, kendisi gibi Marksist olan Kürt gruplarına da baskı uygulayarak, bunların varlık göstermelerine tahammül etmedi. Bu grupların çoğu PKK’nin silahlı mücadeledeki yanlış strateji ve taktiklerini onaylamadıkları ve PKK ile aralarında derin görüş ayrılıkları olduğu halde, ya güçsüzlüklerinden veya PKK ile TC arasındaki çatışmalarda taraf olmak istemediklerinden dolayı PKK ile çatışmaya girmekten kaçındılar. Bu Kürt gruplarının bazıları da ideolojik ve siyasi olarak meseleye yaklaşıp, PKK’nin kendileri için bir şans olduğunu düşünerek, aralarındaki örgütsel ve düşünsel ayrılıklara rağmen PKK’ye destek verdiler. Ancak buna rağmen PKK, kendisi dışında Kürdistan’da hiçbir Kürt sol grubunun varlık göstermesine izin vermedi ve yaşama hakkı tanımadı. Bu grupların birçoğuna baskı uygulayıp maddi güç kullanarak, ya imha edip dağıttı, ya bölgeden kaçmalarını sağladı, ya da teslim alıp kendisine katarak etkisiz hale getirdi.

PKK, bu acımasız ve vahşi tutumunu sadece muhalifleriyle sınırlı tutmadı. Kendi içinde yaşadığı örgütsel ihtilaf ve ayrılıkları da her zaman şiddet kullanarak bastırma yoluna gitti. PKK içinde bugüne kadar çok sayıda örgüt içi infaz olayı yaşanmıştır. Ancak bu infazların çok cüzi bir kısmı kamuoyuna yansımıştır. Özellikle Apo’nun yakalanmasından sonra TC’ye karşı sergilediği teslimiyetçi tavrıyla beraber PKK’nin içine sürüklendiği yeni süreç ve benimsediği politikalara karşı çıkan ve örgütün bu tavrını kabul etmeyen dağ kadrolarından çok sayıda elaman PKK tarafından değişik taktiklerle öldürülmüştür. Bu infaz olayları PKK mücadelesinin her döneminde olmuş ve bugüne kadar süregelmiştir. Hiç şüphesiz PKK’nin Kürt örgütleriyle yaşadığı çatışmalarda öldürdüğü veya ölümüne sebep olduğu insanlar ile örgüt içi ihtilaflar ve ayrılıklar nedeniyle öldürdüğü insanların toplam sayısı, TC ile uzun süre yaşadığı silahlı çatışmalarda verdiği kayıpların çok daha üzerindedir.

[ Geri Dön ]

İlan ve Mesajlar
 
 
 
Şehid Rehber
Şehidlerin Hayatı
Savunmalar
Manifesto


K. Dilinden Hizbullah


Anasayfa | Videolar | Arama | Siteyi Öner | Mobil | İletişim | Yukarı Git