Ana Menü
   ANA SAYFA

   İLETİŞİM

   SİTEDE ARA

   SİTEYİ ÖNER

   BASIN BÜROSU

   ŞEHİTLER ALBUMÜ

   ZİYARETÇİ DEFTERİ
Bir Ayet - Bir Hadis
Bir Ayet:
Süphesiz, Rabbimiz Allah'tir deyip, sonra dosdogru yolda yürüyenlerin üzerine melekler iner. Onlara: Korkmayin, üzülmeyin, size vâdolunan cennetle sevinin! derler. Fussilet/30

Bir Hadis:
''Daha vakti var, ilerde yaparım'' demek, şeytanın mü'minlerin kalplerine bıraktığı bir vesvesedir.
En Son Eklenenler
ŞEHADETİNİN 19. Y...

Hizbullah Rehberi...

Hizbullah Rehberi...

HİZBULLAH BASIN B...

Şehid Rehberin Şe...

HİZBULLAH BASIN B...

Hizbullah Cemaati...

SİYONİST İŞGAL RE...

Hizbullah Rehberi...

MUHTEREM EDİP GÜM...

MEDRESE–İ YUSUFİY...

CEMAAT REHBERİ'ND...

HİZBULLAH CEMAATİ...

HİZBULLAH REHBERİ...

BİR MUALLİM VE Bİ...

SENİ ÖZLEM VE RAH...

ŞEHADETİNİN 16. Y...

MÜSLÜMANLARIN BİR...

SAYIN BAGASİ'YE S...

ŞEHİT REHBER'İN 1...

SAYIN BAGASİ, SON...

KAMUOYUNA

HİZBULLAH BASIN B...

KAMUOYUNA

HİZBULLAH REHBERİ...

GAZZE, ÜMMETİN İZ...

HİZBULLAH BASIN B...

MUHTEREM EDİP GÜM...

HİZBULLAH BASIN B...

HİZBULLAH REHBERİ...

HİZBULLAH REHBERİ...

ŞEHADETİNİN 14. Y...

KENDİ DİLİNDEN HİZBULLAH - 33.BÖLÜM

HİZBULLAH-PKK ÇATIŞMASI ÖNCESİNDE PKK’NİN İSLAMİ KESİM ÜZERİNDEKİ BASKILARI

Hizbullah-PKK çatışmasının henüz başlamadığı ve Cemaatın bölgede etkin bir şekilde varlığını ortaya koymadığı 1991 öncesi dönemde, bölge halkı üzerinde var olan PKK’nin genel baskısına ilaveten, birçok İslami grup ve şahsiyet, İslami inanç ve düşüncelerinden dolayı özellikle PKK’nin şiddetli baskılarına maruz kalıyordu. Hiçbir cemaatsel faaliyetleri olmayan ve hiçbir gruba bağlı bulunmayan birçok Müslüman, sadece İslami kimlik, inanç, düşünce ve yaşamlarından dolayı PKK’nin boy hedefi oluyordu. O dönemde bu özelliklerinden dolayı birçok İslami şahsiyet, bölgenin muhtelif yerlerinde PKK’nin saldırısına uğrayıp hayatını kaybetti. Aynı şekilde, PKK’nin baskı ve dayatmalarına tahammül edemeyen bir çok Müslüman, içleri kan ağlayarak aileleriyle beraber bölgeyi terk edip Batı illerine göç etmek zorunda kaldı. O dönemde bölgede bulunan ve bu duruma tanık olan veya yaşayan bütün Müslüman fert ve gruplar, o günlerin zorluklarını, İslami kimliklerinden dolayı maruz kaldıkları hakaret, baskı ve zulmü çok iyi bilir ve hatırlarlar.

Bütün zorluk ve sıkıntılara sabredip bölgeyi terk etmeyen Müslümanlar ise, PKK’nin bitmek bilmeyen dayatmaları ve ağır baskıları altında yaşamak zorundaydılar. Her an PKK’nin saldırısına uğrama ve öldürülme korkusuyla adeta esir hayatı yaşıyorlardı. Bu Müslümanların çoğu fert olduklarından ve kendilerine sahip çıkıp korumaya alacak organize bir cemaat gücüne sahip olmadıklarından, korumasız ve çaresiz bir şekilde PKK’nin bütün istek ve baskılarına boyun eğmek zorunda kalıyorlardı. PKK, istediği zaman vergilendirme veya cezalandırma adı altında bunlardan yüklü miktarda para istiyor, istediği zaman evlerine veya köylerine gidip onlardan istifade ediyordu. Ayrıca askere alma adı altında erkek veya kız çocuklarının PKK’ye katılması için baskılar yapıyor, bazen de zorla alıp dağa çıkarıyordu. PKK’nin bütün isteklerine boyun eğmelerine, bütün bu baskı ve zulme katlanmalarına rağmen PKK, bunları düşman olarak görmeye devam ediyor ve üzerlerindeki baskısını hiçbir zaman azaltmıyordu.

Bu Müslüman fert ve gruplar, İslami düşünceleri gereği Kemalist rejimi sevmeyen ve rejime karşı olan insanlardı. Rejimle hiçbir düşünsel veya organik ilişkileri olmayan bu insanlar, değişik dönemlerde İslami düşüncelerinden dolayı rejimin baskılarına maruz kalmış ve mağdur edilmişlerdi. Buna rağmen, sürekli olarak PKK tarafından gerici, işbirlikçi, ajan, hain veya devlet taraftarı olmakla itham edilerek suçlanıyorlardı. PKK, bunlardan hiçbir maddi zarar görmediği gibi, PKK’nin faaliyetlerini engelleyebilecek bir durumda da değillerdi. Bu insanlar, sadece İslami inanç, düşünce ve yaşantılarından dolayı PKK’nin hedefi oluyorlardı. PKK, Materyalist ilhadi ideolojisi gereği bu Müslümanların varlığına tahammül edemiyor ve her fırsatta bunlara karşı tavır ve uygulamalarıyla değişik şekillerde kin ve nefretini ortaya koyuyordu.

Bölgede bulunan bütün İslami gruplar; Nurcular, tarikatçılar, İslami vakıf, dernek ve partiler, PKK’nin baskılarına maruz kalıyorlardı. Bölgede meydana gelen kaos ve korku ortamında etkisiz hale getirilmiş, pasifleştirilmiş ve sindirilmiş bir şekilde silik bir hayat yaşıyorlardı. PKK’nin tehdit, şantaj, itham ve her türlü fiili baskı ve dayatmalarıyla faaliyetleri engelleniyordu. TC ve PKK çatışmasının meydana getirdiği zulüm, baskı ve gerginlik ortamında etkisizleştirilmiş ve hiçbir ciddi faaliyet yürütemez hale gelmişlerdi. Bölgenin değişik yerlerinde Müslüman şahsiyetlere yönelik silahlı eylemler yapılıyor, bazıları gündüz sokak ortasında öldürülüyordu. Öldürülen bu mazlum insanlara PKK’nin korkusundan akrabaları ve yakın arkadaşları dahil hiç kimse sahip çıkamıyor veya taziyelerine gitmeye cesaret edemiyordu.

Sadece Kürdistan’da değil, Kürtlerin yoğun olarak göç edip yaşadıkları İstanbul, İzmir ve Akdeniz gibi yerleşim alanlarında yaşayan Müslüman Kürtler de aynı şekilde PKK’nin baskılarına, tehditlerine ve saldırılarına maruz kalıyorlardı. Buralarda da İslami inanç, düşünce ve faaliyetlerinden dolayı bir çok Müslüman PKK’nin silahlı saldırıları sonucu hayatını kaybetti. Adana gibi metropol bir şehirde PKK’nin saldırısı sonucu vurulan bazı RP mensubu Kürdistanlı Müslümanlar hastaneye kaldırılamadıkları için kan kaybından hayatlarını kaybettiler. Bu mazlum Müslümanlara, bağlı bulundukları RP dahil korkudan kimse sahip çıkamıyor ve cenazelerini kaldıramıyordu. İslami inanç, düşünce ve kimliklerinden dolayı PKK’ye boyun eğmeyip mazlum bir şekilde vurulan bu Müslümanlara Cemaat, İslami sorumluluğu gereği sahip çıkıp cenazelerini kaldırıyor ve onlar için cenaze merasimi düzenleyerek şer’i görevini yerine getiriyordu.

[ Geri Dön ]

İlan ve Mesajlar
 
 
 
Şehid Rehber
Şehidlerin Hayatı
Savunmalar
Manifesto


K. Dilinden Hizbullah


Anasayfa | Videolar | Arama | Siteyi Öner | Mobil | İletişim | Yukarı Git