Ana Menü
   ANA SAYFA

   İLETİŞİM

   SİTEDE ARA

   SİTEYİ ÖNER

   BASIN BÜROSU

   ŞEHİTLER ALBUMÜ

   ZİYARETÇİ DEFTERİ
Bir Ayet - Bir Hadis
Bir Ayet:
Süphesiz, Rabbimiz Allah'tir deyip, sonra dosdogru yolda yürüyenlerin üzerine melekler iner. Onlara: Korkmayin, üzülmeyin, size vâdolunan cennetle sevinin! derler. Fussilet/30

Bir Hadis:
''Daha vakti var, ilerde yaparım'' demek, şeytanın mü'minlerin kalplerine bıraktığı bir vesvesedir.
En Son Eklenenler
ŞEHADETİNİN 19. Y...

Hizbullah Rehberi...

Hizbullah Rehberi...

HİZBULLAH BASIN B...

Şehid Rehberin Şe...

HİZBULLAH BASIN B...

Hizbullah Cemaati...

SİYONİST İŞGAL RE...

Hizbullah Rehberi...

MUHTEREM EDİP GÜM...

MEDRESE–İ YUSUFİY...

CEMAAT REHBERİ'ND...

HİZBULLAH CEMAATİ...

HİZBULLAH REHBERİ...

BİR MUALLİM VE Bİ...

SENİ ÖZLEM VE RAH...

ŞEHADETİNİN 16. Y...

MÜSLÜMANLARIN BİR...

SAYIN BAGASİ'YE S...

ŞEHİT REHBER'İN 1...

SAYIN BAGASİ, SON...

KAMUOYUNA

HİZBULLAH BASIN B...

KAMUOYUNA

HİZBULLAH REHBERİ...

GAZZE, ÜMMETİN İZ...

HİZBULLAH BASIN B...

MUHTEREM EDİP GÜM...

HİZBULLAH BASIN B...

HİZBULLAH REHBERİ...

HİZBULLAH REHBERİ...

ŞEHADETİNİN 14. Y...

KENDİ DİLİNDEN HİZBULLAH - 40.BÖLÜM

BÜTÜN KÜRDİSTAN KÖKENLİ PARTİ, GRUP VE HAREKETLERE ÇAĞRI

 İslam’ın ilahi mesajının Kürdistan topraklarına ulaşmasıyla beraber İslam dini, Kürt halkının ekseriyeti tarafından kabul edilmiş ve o dönemden günümüze kadar İslam, Kürt halkının inancının ve kültürünün asli unsuru, toplumsal yaşamının, dayanışmasının ve birliğinin mayasını teşkil etmiştir. Uzun süre devletsiz yaşayan Kürtlerin dilini ve kültürünü korumaya ve geliştirmeye yönelik sistematik bir çalışma yapılmadığı gibi, hakim güçler tarafından tümden yok edilmek istenmiştir. Maruz kaldığı bütün bu kültürel baskı ve saldırılara rağmen Kürt dili, kültürü ve edebiyatının bugüne kadar varlığını sürdürmesinde en etkin rolü Kürdistanlı İslam alimleri ve en büyük hizmeti de Kürdistan İslami ilim merkezleri olan medreseler yapmıştır. Aynı şekilde, Kürdistan’da baş gösteren İslami kıyam veya halk hareketlerinin çoğuna İslam alimleri veya dindar şahsiyetler önderlik etmiş ve bütün bu hareketlerin çoğunda İslam, motor ve lokomotif görevi görmüştür.

Emperyalist sömürgeci güçler ve onların yerli temsilcileri ve uzantıları olan ilhadi ideolojik hareketler, bugüne kadar kültür emperyalizmi ve asimilasyon yoluyla sürekli olarak Müslüman Kürt halkını İslami inanç ve kültüründen uzaklaştırmaya çalışmışlardır. Ancak, bütün bu çabalara ve içinde bulunduğu olumsuz hayat şartlarına rağmen Müslüman Kürt halkı, İslami inanç ve yaşamından koparılamamış, aksine İslam’a bağlılığını muhafaza etmiş ve bu bağlılıkta hiçbir gevşeme göstermemiştir. Müslüman Kürt halkı tarih boyunca kendisine yapılan bütün saldırılara, haksızlıklara, zulüm, işgal, talan ve sömürüye karşı İslam’a sarılarak direnmiş, varlığını, İslami kimliğini, kültürünü, onurunu ve topraklarını İslami inancından aldığı güç ve kuvvetle savunmuş ve korumuştur.

Büyük çoğunluğu Müslüman olan ve İslam’a bağlılığı ile bilinen Kürt halkının, özgürlük, adalet, insanca yaşam gibi haklı istek ve taleplerini, bu güne kadar çektiği bütün sıkıntı ve yaşadığı sorunların çözümünü modası ve kullanım tarihi geçmiş Marksist-Leninist, Komünist ve Sosyalist ideolojilerde aramak veya böylesi Materyalist ilhadi ideoloji ve sistemlere endekslemek akıl ve mantık dışı bir tutum olup beyhude bir çabadır. Aynı şekilde, Kürt halkı içinde azınlık durumunda olan gayr-ı İslami ideolojik sol parti, örgüt ve hareketler ile bunların liderlerini, Kürt halkının temsilcileriymiş gibi tanıtmak ve göstermek, hakikati yansıtmayan ve Kürt halkının gerçekleriyle bağdaşmayan bir durum olduğu gibi, Kürt halkına hakaret ve onun haklı davasına ve taleplerine de ihanettir.

Bugüne kadar Kürt sorununu Marksist-Leninist ideoloji temelinde ele alıp Kürt halkına bu doğrultuda dayatmada bulunan insanlar, eğer gerçekten Kürt halkı ve onun haklı talepleri için samimi bir endişe taşıyorlarsa, bu tutumlarının hem kendilerinin ve hem de Kürt halkının çıkarlarına uygun düşmediğini görmeleri ve bugüne kadar takip ettikleri bu politikalarını ve düşüncelerini sorgulayıp gözden geçirmeleri gerekir. Herkes bir inanç, ideoloji veya düşünce sahibi olabilir. İstediği inanç ve düşünceyi seçme ve ona göre yaşama her insanın hakkıdır. Bu inanç ve düşüncesinin kabul görmesi ve taraftar bulması için propaganda yapabilir ve mücadele de edebilir. Ancak, Müslüman Kürt halkının büyük çoğunluğunun yabancısı olduğu ve kabul etmediği inanç ve düşünceleri zorla ve dayatmayla ona kabul ettirmeye, bunu Kürt halkının özgürlüğü ve bağımsızlığı adına yaptığını söylemeye ve bu yol ve ideolojiler dışında başka bir yol ve ideolojiyle Kürt halkının kurtuluşunun mümkün olmadığını söylemeye hiç kimsenin hakkı yoktur. Çünkü böyle bir söylem ve düşünce yanlış olduğu gibi, Müslüman Kürt halkının çıkarına olmayan düşmanca bir yaklaşım ve despotça bir tutumdur.

Yakın dönemde yaşanan Hizbullah-PKK çatışmasıyla gelişen süreç ve ortaya çıkan sonuç çok açık bir şekilde göstermektedir ki, Kürt halkının dini olan İslam’a düşmanlık yapılarak ve İslami düşünce temelli Hizbullahi hareket görmezlikten gelinerek kimsenin Kürdistan’da bir şey ortaya koyması, başarı elde etmesi ve hedeflerine ulaşması mümkün değildir. Bu durum, Kürt halkının ve Kürdistan’ın bir gerçeği olup herkesin bu gerçeği görmesi ve kabul etmesi gerekir. Bu çerçevede Kürdistanlı bütün örgüt, parti ve hareketlere şu çağrıyı yapıyoruz; Müslüman halkımızın İslami inanç, kültür ve yaşamına karşı düşmanca bir tutum ve tavır içinde olmayan, ilhadi ideolojileri zorla halka dayatmada bulunmayan, Hizbullahi Cemaate karşı komplo ve düşmanlık içerisinde olmayan bütün cemaat, örgüt ve partilerle iyi ilişkiler içerisinde olabileceğimiz gibi, Hizbullahi Cemaatle dostça ilişkiler içinde olmayı ve yardımlaşmayı arzulayan cemaat, örgüt ve partilerle de ortak paydalarda ve asgari müştereklerde buluşabilir ve anlaşabiliriz.

Eğer gerçekten Kürt halkının özgürlüğünü ve kurtuluşunu istiyorsanız, Kürtlerin haklı taleplerini savunma ve bu uğurda mücadele etme düşüncesinde samimiyseniz ve Kürdistanlı hareketler arasında bir çatışmanın olmasını arzulamıyorsanız, Hizbullah gerçeğini görmeli, kabul etmeli ve ona göre hareket etmelisiniz. Bunun aksine hareket edip bu gerçeği görmezlikten gelen, kendileri dışında kimsenin varlığına tahammül etmeyen, kendilerini Kürdistan’ın tek hakimi ve Kürt halkının tek temsilcisi olarak gören, yurt dışındaki rahat ortamlarında halkının gerçeklerine yabancılaşmış bir şekilde yaşam sürdürüp, halk adına hareket ettiğini zanneden zavallılara da deriz ki; Havanda su dövüyor ve boşuna çabalayıp kendinizi yoruyorsunuz. Bu kafayla hiçbir başarı elde edemeyeceğiniz gibi, hiçbir yere de varamazsınız. Eğer sizler de dahil milyonlarca Kürt insanının gurbet diyarlarında yurtsuz mülteciler olarak, Kürdistan’a hasret ve özlem içinde daha çok bekleyip çile çekmesini istemiyorsanız ve gerçekten samimi olarak Kürt halkının faydasına olacak bir şeyler yapma endişesi taşıyorsanız, Kürt toplumunun İslami gerçeklerini görerek ve Müslüman Kürt halkının sesine kulak vererek bu gerçekler doğrultusunda kendinizi ve örgütlerinizi akıl ve mantık ışığında yeniden bir özeleştiri ve değerlendirmeye tabi tutmanızı tavsiye ederiz.

 

 

[ Geri Dön ]

 

İlan ve Mesajlar
 
 
 
Şehid Rehber
Şehidlerin Hayatı
Savunmalar
Manifesto


K. Dilinden Hizbullah


Anasayfa | Videolar | Arama | Siteyi Öner | Mobil | İletişim | Yukarı Git