Ana Menü
   ANA SAYFA

   İLETİŞİM

   SİTEDE ARA

   SİTEYİ ÖNER

   BASIN BÜROSU

   ŞEHİTLER ALBUMÜ
Bir Ayet - Bir Hadis
Bir Ayet:
Şüphesiz Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısına göre ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır. İşte bu, Allah’ın dosdoğru kanunudur. Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin. (Tevbe-36)

Bir Hadis:
Receb Allah'ın ayı, Şaban benim ayım, Ramazan ise ümmetimin ayıdır. (Camius-Sağir)
En Son Eklenenler
HİZBULLAH REHBERİ...

YENİ ZELANDA’DAKİ...

ŞEHADETİNİN 19. Y...

HİZBULLAH REHBERİ...

HİZBULLAH REHBERİ...

HİZBULLAH BASIN B...

ŞEHADETİNİN 18. Y...

HİZBULLAH BASIN B...

HİZBULLAH REHBERİ...

SİYONİST İŞGAL RE...

HİZBULLAH REHBERİ...

MUHTEREM EDİP GÜM...

MEDRESE–İ YUSUFİY...

CEMAAT REHBERİ'ND...

HİZBULLAH CEMAATİ...

HİZBULLAH REHBERİ...

BİR MUALLİM VE Bİ...

SENİ ÖZLEM VE RAH...

ŞEHADETİNİN 16. Y...

MÜSLÜMANLARIN BİR...

SAYIN BAGASİ'YE S...

ŞEHİT REHBER'İN 1...

SAYIN BAGASİ, SON...

HİZBULLAH BASIN B...

HİZBULLAH BASIN B...

HİZBULLAH BASIN B...

HİZBULLAH REHBERİ...

GAZZE, ÜMMETİN İZ...

HİZBULLAH BASIN B...

MUHTEREM EDİP GÜM...

HİZBULLAH BASIN B...

HİZBULLAH REHBERİ...

KENDİ DİLİNDEN HİZBULLAH - 44.BÖLÜM

CEMAATLE BÜTÜNLEŞME ÖNCESİ GELİŞMELER

 1983 yılından sonra Cemaat faaliyetlerinin ağırlıklı olarak Diyarbakır’da yoğunlaşması, Cemaat ileri gelenlerinin buraya yerleşmesi, Diyarbakır’ın Cemaat faaliyetlerinin ve kültürel etkinliklerinin merkezi durumuna gelmesiyle beraber, bütün İslami gruplarla sıcak bir ilişki ve diyalog ortamı oluştu. Mevcut diğer gruplarla olduğu gibi Menzil grubuyla da aynı şekilde karşılıklı bir ilişki ve diyalog yaşandı. Bu ilişkiler, karşılıklı ziyaretleşme, sohbet ve fikir alışverişi şeklinde oluyordu. Bu görüşme ve sohbetlerde, İslami hareketin karşı karşıya bulunduğu yerel ve evrensel sorunlar ve özellikle o dönemde İslami kesimin gündemini teşkil eden birçok yeni konu ve sorun etrafında yoğun ve hararetli sohbet ve tartışmalar yapılıyordu. Bu teorik ve düşünsel tartışmalar fikri gelişim ve bilinçlenmeye sebep olduğu gibi, Müslümanlar arasında bir iletişim ve diyalog ortamı da meydana getiriyordu. Hem bu grupla ve hem de diğer fert ve gruplarla değişik düzeylerde farklı münasebetlerle bu görüşmeler, İslami kardeşlik ve dostluk çerçevesinde devam etti.

Genelde bütün Müslümanlar ve özelde İslami gruplar arasında olması gereken ilişki ve kardeşlik hukukuna verdiğimiz önem sebebiyle hiçbir zaman ilişkilerimizde İslam kardeşliğini zedeleyici ve kardeşlik hukukuna aykırı bir tavır veya tutum içinde olmadık. Müslümanlar arası ilişkilerde grup veya cemaat taassubuyla hareket etmedik. Grupsal ayrılıkların taassuba dönüşmemesi ve İslam kardeşliğini zedelememesi için özen gösterdik. Bu grupla geliştirdiğimiz ilişkilerde, bu grubun bize rakip veya alternatif olması gibi bir kompleksimiz veya bu ilişkilerden zarar görürüz gibi bir endişemiz hiçbir zaman olmadı. Böyle bir anlayış veya endişeyi gerektirecek bir durum da yoktu. Çünkü bu grup, yapı olarak Cemaate rakip veya alternatif olabilecek bir konumda değildi. Diyarbakır’daki ve diğer yerlerdeki Müslüman fert ve gruplarla olduğu gibi, bu grupla da İslami kardeşlik ve dostluk hukuku gözetilerek ilişkilerimizi sürdürmeye devam ettik. Yapı olarak ayrı organizasyonlar olmamıza rağmen, samimi ilişkilerimiz süreç içinde daha da gelişti.

Müslümanların küçük gruplar halinde dağınık ve bölünmüşlük içinde olmaları, asli ve temel önemli konuları gözardı edip tali ve fer’i meselelerle uğraşıp bu yüzden birbirleriyle çekişme ve sürtüşme içine girmeleri samimi bütün Müslümanları rahatsız ediyordu. Hatta İslami gruplar arasında yaşanan bu kısır döngü ve çekişmeler birçok insanın İslami faaliyetlerden uzaklaşmasına sebep oluyordu. Müslümanların ayrılığından rahatsızlık duyan ve her fırsatta bu rahatsızlığını dile getiren, sürekli olarak İslami grupların vahdet içinde olması gerektiğini söyleyen ve bu isteklerini değişik yollarla Cemaate bildiren çok sayıda Müslüman vardı. Bu istek ve talepler, hem Cemaat mensuplarından ve hem de Cemaatle organik ilişkileri olmayan çok sayıda samimi Müslüman’dan geliyordu.

Daha önce bu grupla birlikte olmuş, değişik düzeylerde bu grubun faaliyetleri arasında yer almış ve sonradan Cemaatın bölge genelindeki faaliyetlerini görüp tanıyınca Cemaatle beraber olmayı tercih eden arkadaşlarımız vardı. Ayrıca, her iki tarafı da çok iyi tanıyan ve çok yakın dostluk ilişkileri geliştiren ve kendilerine saygı duyulan bazı İslami şahsiyetler, her iki tarafla yakın ve samimi ilişkilerini sürdürüyorlardı. Özellikle bu Müslümanlar; “Aranızda temel itikadi, düşünsel ve siyasi konularda ciddi bir ayrılık yoktur. Aynı amaç ve gaye için mücadele ediyorsunuz. Hedef Allah rızası ve İslam’a hizmet olduğuna göre, Müslümanların küçük de olsa güçlerini birleştirip vahdet içinde olmaları gerekir. Böyle bir vahdet ve bütünleşmenin daha faydalı ve hayırlı olacağını ve güzel bir örnek teşkil edeceğini” söyleyerek, bu grupla birlikteliğin oluşması için Cemaate ısrarlı tekliflerde bulunuyor ve bu doğrultuda yoğun çaba sarf ediyorlardı.

Sözkonusu İslami şahsiyetler, bizden önce veya eş zamanlı olarak Menzil’e de bu taleplerini bildirmiş ve bu doğrultuda teklifler götürmüşlerdi. Bize teklif getirilince Menzil’in bu teklifi kabul ettiğini, bu işe hazır olduğunu, böylece eğer bu iş olmazsa Cemaatın sorumlu olacağını söyleyerek ısrarlı tutumlarını sürdürdüler. Bu haklı taleplere Cemaat, duyarlılık göstererek olumlu cevap verdi. Çünkü Cemaat, sadece Menzil grubuyla değil, aynı düşünce, gaye ve hedefler uğruna mücadele eden, aynı mücadele yöntemlerini benimseyen ve benzer cemaatsel ilkelere sahip olan, temel itikadi konularda ayrılığı bulunmayan bütün Müslüman fert ve gruplarla böyle bir birlikteliğin olmasını arzuluyordu ve bunu İslami bir görev olarak biliyordu.

İki grup arasında daha önce varolan ve devam eden samimi ilişkiler bu yoğun girişim ve çabalar neticesinde daha da gelişerek sıcak bir yakınlaşma ortamı meydana getirdi. Kendilerinin de böyle bir bütünleşme isteği içinde olduklarını beyan etmeleri ve bu doğrultuda tavır ve tutum sergilemeleri sonucu böyle bir bütünleşmeye karar verildi.

 

 

[ Geri Dön ]

 

İlan ve Mesajlar
 
 
 
Şehid Rehber
Şehidlerin Hayatı
Savunmalar
Manifesto


K. Dilinden Hizbullah


Anasayfa | Videolar | Arama | Siteyi Öner | Mobil | İletişim | Yukarı Git