Ana Menü
   ANA SAYFA

   İLETİŞİM

   SİTEDE ARA

   SİTEYİ ÖNER

   BASIN BÜROSU

   ŞEHİTLER ALBUMÜ
Bir Ayet - Bir Hadis
Bir Ayet:
Iman edip sâlih ameller isleyenlere ise, zemininden irmaklar akan cennetler vardir. Iste büyük kurtulus budur. (Büruc/11)

Bir Hadis:
Bana itaat eden Allah'a itaat etmi? olur. Bana âsi olan da Allah'a asi olmu? olur. Emire (i? ba??ndakilere) itaat eden bana itaat etmi?, Emir'e asî olan bana da asi olmu? olur.
En Son Eklenenler
HİZBULLAH REHBERİ...

HİZBULLAH REHBERİ...

YENİ ZELANDA’DAKİ...

ŞEHADETİNİN 19. Y...

HİZBULLAH REHBERİ...

HİZBULLAH REHBERİ...

HİZBULLAH BASIN B...

ŞEHADETİNİN 18. Y...

HİZBULLAH BASIN B...

HİZBULLAH REHBERİ...

SİYONİST İŞGAL RE...

HİZBULLAH REHBERİ...

MUHTEREM EDİP GÜM...

MEDRESE–İ YUSUFİY...

CEMAAT REHBERİ'ND...

HİZBULLAH CEMAATİ...

HİZBULLAH REHBERİ...

BİR MUALLİM VE Bİ...

SENİ ÖZLEM VE RAH...

ŞEHADETİNİN 16. Y...

MÜSLÜMANLARIN BİR...

SAYIN BAGASİ'YE S...

ŞEHİT REHBER'İN 1...

SAYIN BAGASİ, SON...

HİZBULLAH BASIN B...

HİZBULLAH BASIN B...

HİZBULLAH BASIN B...

HİZBULLAH REHBERİ...

GAZZE, ÜMMETİN İZ...

HİZBULLAH BASIN B...

MUHTEREM EDİP GÜM...

HİZBULLAH BASIN B...

KENDİ DİLİNDEN HİZBULLAH - 52.BÖLÜM

BASİT BİRKAÇ YALAN İDDİAYA CEVAP

 Nifak grubunun ve destekçisi durumundaki bazı fert ve grupların, Cemaatı karalamak, kötülemek ve suçlamak amacıyla, bilinçli ve kasıtlı bir şekilde propaganda ettikleri ve ortaya attıkları basit ve yalan bazı iddialar sürekli gündeme getirilmiş, olayların mahiyetini ve iç yüzünü bilmeyen bazı Müslümanlar da bu iddialara inanmış ve bilinçsizce bunları tekrarlamıştır. Bu yalan ve yanlış bilgilere dayalı iddia ve söylentiler zamanla bu konu üzerine kitap yazan bir çok insanın da malzemesi olmuş ve böylece bu yalanlar kitaplara da girmiştir. Aslında bunlar, cevaplandırılmaya değmeyecek kadar basit iddialardır. Olayların kronolojik olarak gelişimine bakan ve az çok bölge hakkında veya Cemaatin mücadele seyri konusunda bilgi sahibi, aklı başında ve tarafsız olan hiçbir insanın inanmayacağı ucuz yalan ve iftiralardır. Bu konuda şimdiye kadar yaptığımız izahatlar bu yalanların cevabını içermekle beraber, yine de en ufak bir şüphenin bile kalmaması için, özlü bir şekilde kısaca bu iddiaları belirtip bunları açıklamak ve cevaplandırmakta fayda vardır.

Birinci iddia; Bu insanların Cemaatle beraber olmaya zorlandığı ve bu amaçla kendilerine baskı yapılıp faaliyetlerinin engellendiği, bunların da bu durumu kabul etmeyip çatışmaların başladığı şeklindeki basit ve inandırıcılıktan uzak söylentidir. Eğer bu iddia doğru olsaydı, Cemaat bunların ihanetini görüp birliktelik süreci son bulunca bunu çatışma nedeni sayar, bu baskı ve dayatmayı o zaman yapardı. O dönemde hem Cemaatin bunu yapacak maddi gücü vardı ve hem de bu grubun o dönemdeki düşmanca tutum ve uygulamaları sonucu Cemaatle yaşadıkları sürtüşme, ihtilaf, gerginlik ve ayrışma, Cemaatın bu gruba karşı böyle bir tavır ve dayatmada bulunması için yeterince bahane sağlıyordu. O dönemde bu gruba baskı uygulamak için Cemaatin böyle haklı gerekçeleri varken ve uygun bir ortam oluşmuşken niye bunu o zaman yapmasın da, yaklaşık üç-dört yıl sonra bu türden haklı bir gerekçesi yokken böyle bir baskı uygulasın. Bu, akla ve mantığa uygun olmayan, inandırıcılıktan yoksun, gerçeği yansıtmayan basit bir iftiradır.

İkinci iddia; Mücadelenin ulaştığı merhale çerçevesinde takip edilecek yol, yöntem, taktik ve stratejiler konusunda Cemaatle bu grup arasında bir tartışmanın yaşandığı, Cemaatın silahlı eylemi savunduğu, Menzil grubunun ise buna karşı çıktığı, bu düşünsel ve yöntemsel ayrılıkların çatışmaya dönüştüğü şeklindeki yalan iddiadır. Baştan beri yapılan izahatlarda görüldüğü gibi, bu grupla yaşanan sorunların ve meydana gelen ayrılığın bununla ilgisi yoktur ve böyle bir yönü hiç olmamıştır. Düşünce, yöntem ve merhale temelinde bir tartışma hiçbir zaman söz konusu olmadığı gibi, birlikteliğin son bulması da böyle bir durumdan kaynaklanmamıştır. Ayrıca, söz konusu çatışma birlikteliğin son bulmasıyla başlamamış, bu ayrılıktan yıllar sonra böyle bir çatışma meydana gelmiştir. Baştan beri ısrarla vurguladığımız gibi, bu grubun İslami kardeşlik ve dostluktan uzak bir şekilde, münafıkça basit grup çıkarlarını gözeterek, birliktelik sürecine ihanet etmeleri ve birlikteliği baltalamalarından kaynaklanan bir ayrışma söz konusu olmuştur.

Üçüncü iddia; PKK’ye karşı Hizbullah’ı desteklemesi için Menzil grubuna Cemaatın baskı yaptığı, Menzil’in de bunu kabul etmemesi ve destek vermemesi sonucu Cemaatin bu gruba karşı maddi güç kullanıp eylem dayattığıdır. Baştan beri yaptığımız izahatlarda görüldüğü gibi, böyle bir şey hiçbir zaman söz konusu olmamıştır. Bu basit bir iddia olup, Cemaatın bu gruba böyle bir teklifi ve dayatması olmadığı gibi, bunlardan böyle bir beklentisi de olmamıştır. Cemaatın o dönemde bölge genelinde ulaştığı silahlı ve teşkilati gücü göz önünde bulundurulursa, böylesi küçük ve sadece Diyarbakır şehir merkezi ile sınırlı bir grubun maddi olanaklarına ve silahlı gücüne ihtiyaç duymayacağı çok açık bir şekilde görülecektir. Cemaatın böyle bir yardıma ihtiyacı olmadığı bir yana, eğer bu grup bütün imkanlarıyla destek verseydi dahi, bu grubun yapısal özelliklerinden dolayı Cemaate önemli bir katkısı olamaz, çatışmaların seyrini etkileyemez ve sonucunu da değiştiremezdi.

Dördüncü iddia; PKK’yle silahlı çatışmaya girip girmeme, silahlı mücadele sürecini başlatıp başlatmama konusunda ayrılığa düşüldüğü, nifak grubunun PKK’ye karşı silahlı mücadelenin başlatılmasına karşı çıktığı, Cemaatın ise bunu savunduğu için bu grubun Cemaatten ayrıldığı ve bu kopma neticesinde yaşanan ihtilafların çatışmaya dönüştüğü şeklindeki iddiadır. Oysa ki bu grupla ayrılık, PKK ile çatışmanın başlamasından yıllar önce olup bittiğinden, böyle bir iddianın ileri sürülmesi için inandırıcı hiçbir gerekçe yoktur. Cemaatın PKK ile çatışmaları başladığında bu grupla hiçbir ilişki ve irtibat söz konusu olmadığından “PKK’ye karşı tavrımız ne olacak, PKK ile çatışalım mı yoksa çatışmayalım mı?” şeklinde bu insanlarla böyle bir tartışmanın zaman açısından yaşanması mümkün olmadığı gibi, böyle bir konunun gündeme gelmiş olabileceği bile düşünülemez. Ayrıca, nifak grubu dışında hem Kürdistan’da ve hem de Türkiye genelinde Cemaatle bir çok konuda düşünce ayrılığı içinde olan, ayrı yöntemlerle faaliyet yürüten ve Cemaate muhalif bir tutum içinde olan birçok kişi ve grup vardı. Niçin bu Müslüman fert ve gruplara yönelik böyle bir dayatma yapılmadı da sadece nifak grubuna yapıldı? Bütün bunlar bu iddianın gerçek dışı ve gülünç olduğunu göstermektedir.

Görüldüğü gibi, bu grupla yaşanan ayrılık, ihtilaf, sürtüşme ve yaşanan çatışmaların yukarıda belirttiğimiz hiçbir iddia ile yakından uzaktan ilişkisi yoktur. Bu iddiaların hepsi ya cehaletten veya düşmanlıktan kaynaklanan, Cemaatı yıpratmaya ve gerçekleri gizlemeye yönelik ortaya atılan gerçek dışı yalan uydurmalardır. Bütün bu iddiaların hiçbir esası olmadığı gibi, akıl ve mantıkla bağdaşmayan, çok ham, basit ve inandırıcılıktan yoksun iddialardır. Olayların dışında olan ve sadece olayları iyi izleyen normal bir insanın inanamayacağı kadar temelsiz, uydurma ve karalama amaçlı propagandalardır.

 

 

[ Geri Dön ]

 

İlan ve Mesajlar
 
 
 
Şehid Rehber
Şehidlerin Hayatı
Savunmalar
Manifesto


K. Dilinden Hizbullah


Anasayfa | Videolar | Arama | Siteyi Öner | Mobil | İletişim | Yukarı Git