KENDÝ DÝLÝNDEN HÝZBULLAH - 04.BÖLÜM
ÝSLAMÝ HAREKET VE ÞAHSÝYETLERÝ DEÐERLENDÝRÝRKEN DÝKKAT EDÝLMESÝ GEREKEN HUSUSLAR
Gerek geçmiþte yaþayýp günümüzde sadece eserleri ve kültürel miraslarý kalan ve gerekse de günümüzde halen yaþayan ve mücadele sahnesinde olan Ýslami hareketleri, hareket önderlerini, ilim ve düþünce sahibi Ýslami þahsiyetleri deðerlendirmeye tabi tutmak istediðimizde bunlarý, kendi dönemleri, tarihsel ve toplumsal þartlarý ve mücadele ortamlarý çerçevesinde ele alýp deðerlendirmemiz gerekir. Eðer yaþadýklarý zaman, mekan ve özel þartlarýný göz önünde bulundurmadan ele alýp deðerlendirirsek, bunlarý iyi tanýyamayacaðýmýz gibi, haklarýnda doðru ve müspet bir sonuca da varamayýz. Ayrýca, yapacaðýmýz yanlýþ deðerlendirme ve eleþtirilerimizle bunlara haksýzlýk etmiþ oluruz.
Ýslami hareketleri, kazandýklarý baþarýlar, ulaþtýklarý hedefler veya toplumsal destek ve kemiyetlerine göre deðerlendirmemek gerekir. Eðer bir Ýslami hareket hedeflerine ulaþamamýþ, siyasi anlamda bazý baþarýlar elde edememiþ ve Ýslami hükümet kurma düzeyine gelememiþse, bu durum onun yanlýþlýðýný, haksýzlýðýný, samimiyetsizliðini veya Ýslami ölçülere uygun hareket etmediðini göstermez. Böyle bir mantýkla yaklaþýp deðerlendirmek ve hüküm vermek yanlýþ olur. Önemli olan, söz konusu hareketlerin Ýslami ölçüler açýsýndan saðlýklý ve sýhhatli bir mücadele çizgisi üzerinde olmalarýdýr. Eðer söz konusu hareketler her hususta Ýslami ölçüleri esas alýp, Ýslam’ýn hayata hakim kýlýnmasý için mücadele etmiþlerse, vardýklarý sonuç ne olursa olsun, hak üzere olan Ýslami hareketlerdirler. Bu hareketlerin kýsa ömürlü olmalarý ve dar bir alanda mücadele etmeleri, hedeflerine ulaþamamalarý, baþarý kazanamamalarý veya bazý hatalar yapmalarý onlarýn hayýrla yad ve takdir edilmelerine engel deðildir. Çünkü, zafer ve baþarý Allah’tandýr. Her Müslüman, kulluk bilinciyle hareket edip, Ýslami teklif ve sorumluluðunu yerine getirmekle yükümlüdür. Önemli olan bu sorumluluðun eda edilmesidir. Yoksa hak üzere olmanýn ölçüsü, bu yolda baþarýlý olup zafer kazanma veya iktidara ulaþma deðildir.
Ýslami hareketleri ve ümmete mal olmuþ Ýslami þahsiyetleri ele alýp deðerlendirmek isterken veya mücadelelerini ve düþüncelerini incelerken, tümden ret veya kabul þeklinde yaklaþmamak gerekir. Ayný þekilde bunlarý, kendi bakýþ açýmýz, duygularýmýz, ön yargýlarýmýz, mezhep ve düþünce ekolümüz, teþkilati tercihlerimiz ve içinde yaþadýðýmýz zaman ve toplumun kültürel deðerleri çerçevesinde ele alýp deðerlendirmekten kaçýnmalýyýz. Eðer bu þekilde hareket etmezsek, bunlarý doðru tanýyamayacaðýmýz gibi, bunlara zulüm ve haksýzlýk da etmiþ olabiliriz. Bize düþen; bunlarýn mücadele tarihlerini, hayatlarýný ve uygulamalarýný Ýslami ölçüler ýþýðýnda ele alýp, her türlü tefrit ve ifrattan uzak bir þekilde, akýl, vicdan ve insaf ölçüleri çerçevesinde, kendi dönem ve þartlarý içerisinde deðerlendirmektir. Bu inceleme ve deðerlendirme neticesinde, bu hareket veya þahsiyetlerin iyi, güzel ve doðru yönlerini görüp tespit ederek istifade etmemiz gerekir. Bunlarýn hayatlarýný ve mücadelelerini birer tecrübe olarak kabul edip eðer varsa veya olmuþsa hatalarýný görüp bunlarý tekrarlamamak için çaba göstermeliyiz.
[ Geri Dön ]

Þehid Rehber