KENDÝ DÝLÝNDEN HÝZBULLAH - 18.BÖLÜM

PKK’NÝN SAHNEYE ÇIKTIÐI YILLARA KISA BÝR BAKIÞ

PKK, Marksist-Leninist ideoloji temelli, silahlý propagandayý esas alan bir örgüt olarak mücadele sahnesine çýktý. Silahlý propaganda ilkesi gereði eylemler gerçekleþtirerek varlýðýný ilan etti. Ortaya çýktýðý 1980 öncesi dönemde kendisine engel olarak gördüðü veya kendisiyle iþbirliðine yanaþmayan bazý aþiret aðalarýný düþman hedef olarak belirleyip, feodalizmle savaþ adý altýnda birkaç alanda bunlarla silahlý çatýþmaya girdi. Ayrýca, bölgede bazý aþiret ve aileler arasýnda eskiden beri süregelen düþmanlýk ve kan davalarýný çok çirkin bir þekilde kullanýp, toplumda varolan bu ilkel ve cahili düþmanlýklarda aynen gerici feodaller gibi taraf oldu. Bazý aileler ve aþiretlerle iþbirliði yapýp bunlarýn muhalifi diðer aile ve aþiretlere savaþ açtý. PKK, hiçbir ahlaki ilke ve kural tanýmadan, amaçlarýna ulaþmak için her yolu mubah gören bir anlayýþla, toplumsal çeliþkileri ve ihtilaflarý örgütsel çýkarlarý için kullanarak, muhaliflerini bertaraf etmeye ve bu þekilde bölgede hakimiyet kurmaya çalýþtý.

Bu mücadele tarzý ve taktiklerle bölgede varlýk gösterip kýsmi bir etkinlik saðladýktan sonra, bu sefer kendisi ile ayný ideolojiyi paylaþan ancak farklý örgütlenmeler içinde olan diðer Kürt sol gruplara baský uygulayarak aralarýnda var olan ayrýlýklarý çatýþmaya dönüþtürdü. Özellikle 12 Eylül askeri cuntasý öncesinde bölgede, diðer sol gruplarla çok yoðun bir çatýþma süreci yaþadý. Bu çatýþmalar sonucunda taraflardan çok sayýda insan öldürüldü. Hiçbir tarafla ilgisi olmayan, sadece çatýþmalarýn sürdüðü alanlarda yaþayan sade vatandaþ ve köylülerden de bir çok insan bu çatýþmalarda hayatýný kaybetti. PKK, bu çatýþmalar neticesinde Marksist Kürt gruplarýndan bazýlarýný o dönemde etkisiz hale getirmeyi baþardý. Ayný þekilde o dönemde, Ýslamcý gençlik olarak bilinen kesimle özellikle Batman’da aylarca süren silahlý bir çatýþma dönemi yaþadý. Ancak birçok sol grupla ittifak oluþturduðu ve eylem birliði yaptýðý halde, bu çatýþmalarda Ýslami kesime karþý bir üstünlük veya baþarý elde edemedi. Böylece, ortaya çýktýðý ilk günden günümüze kadar Kürdistan’da çok sayýda insanýn ölümüyle sonuçlanan ve çok kanýn akmasýna sebep olan birçok çatýþmaya öncülük etti. Kendisi dýþýnda kimseyi kabul etmeme ve tahammülsüzlük, ortaya çýktýðý günden beri PKK’nin en belirgin yapýsal özelliðidir.

12 Eylül askeri cuntasýnýn Türkiye genelinde olduðu gibi Kürdistan’da da tüm halka, özellikle de ideolojik hareketlere uyguladýðý yoðun baský, iþkence, imha ve sindirme politikasý sonucu bütün örgüt, parti ve siyasi kadrolar önemli ölçüde etkisiz hale getirildi. Sadece örgüt kadrolarý deðil, ideolojik ve siyasi düþünce sahibi insanlarýn çoðu yakalandý. Yakalanamayanlar ya yurt dýþýna kaçtý veya uzun süre gizlenmek zorunda kaldýlar. PKK’nin bazý kadrolarý, 12 Eylül öncesi veya sonrasýnda yurtdýþýna kaçma fýrsatý buldular. Bu þekilde PKK, yurtdýþýnda yeniden örgütlenme ve toparlanma þansýný yakaladý. (Yurtdýþýna çýkma þekilleri ve bu fýrsatý nasýl elde ettikleri, yurtdýþýnda kaldýklarý süreç boyunca gördükleri destek ve yardým ayrý bir konu olup, burada bunlara girmiyoruz). Yurtdýþýnda yeniden örgütlenip toparlanan PKK, 1984 yýlýnda ülkeye dönen küçük bir militan grubunun yaptýðý bazý eylemlerle yeniden mücadele sahnesine çýkma fýrsatýný buldu. Bu eylemlerle birlikte yeniden içine girdiði silahlý mücadele süreci, diðer Kürt örgüt ve partilerine nazaran PKK’ye büyük bir avantaj saðladý. Bölgenin tek silahlý ve savaþan örgütü olmasý nedeniyle Kürdistan’daki diðer gruplardan daha etkin bir konuma ulaþtý.

Yeniden mücadele sahnesine çýkýp silahlý eylemler baþlatmanýn kendisine saðladýðý avantajý ve elde ettiði baþarýyý fýrsat bilen PKK, bu güçlü konumunu diðer gruplara karþý çok kötü bir þekilde kullandý. Aynen 12 Eylül öncesi dönemde olduðu gibi, kendisine boyun eðmeyen grup, aþiret, aile ve þahýslarýn tümüne savaþ açtý ve acýmasýzca saldýrdý. Muhalif düþünce sahiplerinin yapýlanmasýna ve varlýk göstermesine müsamaha göstermedi. Sadece ideolojik muhaliflerine deðil, 12 Eylül öncesinde olduðu gibi bu dönemde de, kendisi gibi Marksist olan Kürt gruplarýna da baský uygulayarak, bunlarýn varlýk göstermelerine tahammül etmedi. Bu gruplarýn çoðu PKK’nin silahlý mücadeledeki yanlýþ strateji ve taktiklerini onaylamadýklarý ve PKK ile aralarýnda derin görüþ ayrýlýklarý olduðu halde, ya güçsüzlüklerinden veya PKK ile TC arasýndaki çatýþmalarda taraf olmak istemediklerinden dolayý PKK ile çatýþmaya girmekten kaçýndýlar. Bu Kürt gruplarýnýn bazýlarý da ideolojik ve siyasi olarak meseleye yaklaþýp, PKK’nin kendileri için bir þans olduðunu düþünerek, aralarýndaki örgütsel ve düþünsel ayrýlýklara raðmen PKK’ye destek verdiler. Ancak buna raðmen PKK, kendisi dýþýnda Kürdistan’da hiçbir Kürt sol grubunun varlýk göstermesine izin vermedi ve yaþama hakký tanýmadý. Bu gruplarýn birçoðuna baský uygulayýp maddi güç kullanarak, ya imha edip daðýttý, ya bölgeden kaçmalarýný saðladý, ya da teslim alýp kendisine katarak etkisiz hale getirdi.

PKK, bu acýmasýz ve vahþi tutumunu sadece muhalifleriyle sýnýrlý tutmadý. Kendi içinde yaþadýðý örgütsel ihtilaf ve ayrýlýklarý da her zaman þiddet kullanarak bastýrma yoluna gitti. PKK içinde bugüne kadar çok sayýda örgüt içi infaz olayý yaþanmýþtýr. Ancak bu infazlarýn çok cüzi bir kýsmý kamuoyuna yansýmýþtýr. Özellikle Apo’nun yakalanmasýndan sonra TC’ye karþý sergilediði teslimiyetçi tavrýyla beraber PKK’nin içine sürüklendiði yeni süreç ve benimsediði politikalara karþý çýkan ve örgütün bu tavrýný kabul etmeyen dað kadrolarýndan çok sayýda elaman PKK tarafýndan deðiþik taktiklerle öldürülmüþtür. Bu infaz olaylarý PKK mücadelesinin her döneminde olmuþ ve bugüne kadar süregelmiþtir. Hiç þüphesiz PKK’nin Kürt örgütleriyle yaþadýðý çatýþmalarda öldürdüðü veya ölümüne sebep olduðu insanlar ile örgüt içi ihtilaflar ve ayrýlýklar nedeniyle öldürdüðü insanlarýn toplam sayýsý, TC ile uzun süre yaþadýðý silahlý çatýþmalarda verdiði kayýplarýn çok daha üzerindedir.

[ Geri Dön ]


GERİ
      Masaüstü Görünümü