KENDÝ DÝLÝNDEN HÝZBULLAH - 19.BÖLÜM
TC-PKK ÇATIÞMA ORTAMINDA ÝKÝ ATEÞ ARASINDA KALAN BÖLGE HALKININ ÇEKTÝÐÝ SIKINTILAR
1984 yýlýndan itibaren PKK’nin TC’ye karþý baþlattýðý ve geliþtirerek devam ettirdiði silahlý mücadele dönemiyle beraber bölge halký, iki ateþin ortasýnda sýkýþmýþ bir vaziyette kaldý. Müslüman Kürt halkýnýn büyük çoðunluðu gayr-ý Ýslami ideolojik yapýlarýndan dolayý hem TC’yi ve hem de PKK’yi sevmiyordu. Çatýþmalardan uzak duran, çatýþan taraflara mesafeli yaklaþan ve destek vermeyen bölge halkýnýn bu tavrý, büyük acý çekmesine ve zorluklar yaþamasýna neden oldu. Hem TC ve hem de PKK, halký kendi yanlarýna çekmek için baský politikasý uyguluyorlardý. Her ikisini de gönülden sevmeyen ve desteklemeyen bölge halký, bu tavrýnýn bedelini çok aðýr bir þekilde ödedi. Bölge halkýný korku ve baskýyla sindirip yanýna çekmeyi amaçlayan TC ve PKK’nin saldýrýlarý sonucu bölgede; çocuk, kadýn, yaþlý, genç günahsýz çok sayýda insan feci bir þekilde öldürüldü. PKK, TC’nin zorla koruculaþtýrdýðý köylere veya düþman hedef olarak belirlediði yerlere baskýnlar düzenleyerek, toplu öldürmeler dahil birçok insaný acýmasýz bir þekilde katletti. Ayný þekilde, TC tarafýndan birçok insan PKK’ye yardým veya yataklýk iddiasýyla gözaltýna alýnarak, iþkencelere tabi tutulup zindanlara atýldý. Bölge halkýnýn bir kýsmý bu aðýr hayat þartlarýna ve baskýlara dayanamayýp asýrlardýr yaþadýklarý topraklarýný, köylerini ve evlerini içleri yanarak terk etmek ve Batý bölgelerine göç etmek zorunda kaldý. Sadece TC’nin deðil, PKK’nin baskýlarý nedeniyle de çok sayýda köy boþaltýldý ve çok sayýda insan göçe zorlandý.
PKK ile hiçbir iliþkisi olmayan bir çok insan, istemediði ve karþý olduðu halde silah zoru ve ölüm korkusuyla PKK’ye yardým etmek zorunda kalýyordu. PKK tarafýndan bir çok ailenin erkek ve kýz çocuklarý zorla evlerinden alýnarak daða çýkarýlýyordu. Halkýn büyük çoðunluðu vermek istemediði halde, cezalandýrma veya vergilendirme adý altýnda büyük paralar ödemek zorunda býrakýlýyordu. Buna karþý çýkan, para vermek istemeyen veya isteksiz davrananlar çok sert ve acýmasýz bir þekilde cezalandýrýlýyordu. Birçok insan hem PKK’yi sevmediðinden ve hem de TC’nin zulmünden korktuðu için PKK’nin evlerine veya köylerine uðramasýný istemiyordu. Ancak PKK’liler, bilinçli olarak bu tip insanlarýn köylerine veya evlerine gidiyordu. Özellikle TC, bu insanlarýn, köylerine ve evlerine gelen PKK’lileri engelleyecek ve karþý çýkacak güçlerinin olmadýðýný çok iyi bildiði halde, PKK’liler evlerine veya köylerine gelmiþ, buralardan ihtiyaçlarýný temin etmiþ suçlamasýyla çok sayýda insaný gözaltýna alýp uzun süre gözaltýnda tutup iþkence ediyor veya zindanlara atýyordu.
TC’nin silahlý kontra güçleri bazen PKK’liler gibi giyinip köylere gidiyor, kendilerini PKK’li olarak tanýtýp, bir müddet misafir kaldýktan sonra köyü terk ediyorlardý. Daha sonra, PKK’liler kýlýðýnda gittikleri bu köylere bu sefer jandarma veya özel tim olarak gidip köylülere “Aldýðýmýz istihbarata göre buraya PKK’liler gelmiþ ve siz de onlarý barýndýrmýþ ve yardým etmiþsiniz” diyerek bu insanlarý gözaltýna alýyorlardý. Bu þekilde, çok çirkin ve gayr-ý insani bazý taktiklerle kendilerince halkýn samimiyetini ölçmeye çalýþýyorlardý. Oysa ki bunlar, Kürt halkýnýn, örf, gelenek ve kültürü gereði evine düþmaný dahi giderse onu kovmadýðýný, evine alýp ikramda bulunduðunu biliyorlardý. Ayný þekilde bu insanlarýn, sevmedikleri ve istemedikleri halde köylerine giden TC’nin silahlý güçlerine de ikramda bulunduðuna kendileri defalarca þahit olmuþlardý. Ayrýca TC güçleri, çok iyi biliyorlardý ki bu insanlarýn silahlý ve örgütlü böyle bir güce karþý koyup, onlarý köylerine veya evlerine almama gibi bir imkanlarý da yoktu. Oysa ki PKK ile iliþkileri olmuþ, köylerine veya evlerine PKK’liler gelmiþ diye TC güçlerinin bu þekilde hýþmýna ve zulmüne maruz kalan bölge halký, bazý alanlarda TC’nin silahlý güçleriyle PKK’lilerin anlaþmalý bir þekilde yan yana yaþadýklarýný çok iyi biliyordu. Çünkü bir dönem bölgenin bazý yerlerinde bazý karakollar veya askeri birlikler, kendi sorumluluk alanlarýnda eylem yapmamalarý için PKK’nin o alandaki birimleriyle iliþki kurup anlaþýyorlardý. Bu iliþki ve karþýlýklý anlaþma gereði birçok karakol ve askeri birliðin bulunduðu köylere, askerlerin gözleri önünde PKK’lilerin giriþ çýkýþ yaptýðýna ve barýndýðýna bölge halký tanýklýk etmiþti.
TC, bölge halkýna olan yabancýlýðýndan, halký tanýmadýðýndan ve güvenmediðinden dolayý, bölge insanlarýnýn hepsini suçlu ve düþman gören bir tutum içine giriyor ve bu doðrultuda halka acýmasýzca baský ve dayatmalarda bulunuyordu. Bu þekilde TC, bilerek veya bilmeyerek bu zulüm ve baský politikalarýyla, PKK’nin taktik ve stratejilerini daha kolay ve hýzlý bir þekilde hayata geçirmesine yardýmcý oluyordu. TC’nin bu yanlýþ uygulamalarýný bilen ve bunlardan istifade etmeyi amaçlayan PKK, tarafsýzlýðýyla bilinen veya kendisini desteklemeyen birçok köy ve aileye taktik icabý açýktan giderek, TC’nin bu insanlara baský yapmasýnýn ortamýný bilinçlice hazýrlýyordu. Bu taktik uygulamalarýyla binlerce insanýn TC tarafýndan yakalanýp baský ve iþkence görmesini saðlýyor, böylece Kürdistan’da TC ile halk arasýndaki çeliþkiyi ve düþmanlýðý derinleþtirmeyi amaçlýyor ve bunda baþarýlý da oluyordu.
Þu bir gerçektir ki, PKK’yi bugünlere getiren, böylesine hýzlý ve kýsa bir süre içinde geliþip, büyüyüp, güçlenmesini saðlayan PKK’nin kendi marifeti, baþarýsý, doðru ideolojisi, stratejisi, taktik ve politikalarý veya hareket tarzý deðildir. Tam aksine TC’nin bölge halký nezdindeki gayr-ý meþruluðu ve zulme dayalý yanlýþ politikalarý, PKK’nin bu þekilde güçlenmesini ve geliþmesini saðladý. PKK’nin o dönemde bölgede alternatifinin olmamasý, halkýn baþka bir tercih ve seçeneðinin bulunmamasý, TC’nin yanlýþ uygulamalarý ve baskýlarýyla birleþince, bütün bu yanlýþ strateji ve taktiklerine raðmen PKK’nin layýk olmadýðý ve hak etmediði bir þekilde büyüyüp geliþmesi için uygun ortam ve þartlar saðlanmýþ oldu.
[ Geri Dön ]

Þehid Rehber