KENDÝ DÝLÝNDEN HÝZBULLAH - 22.BÖLÜM
DÝRENMEKTEN BAÞKA SEÇENEÐÝMÝZ YOKTU
Cemaatýn mesajýna PKK’nin verdiði cevap ve sunduðu seçeneklere bakýlacak olursa, bu her üç seçeneðin de ayný anlama geldiði ve sonuçlarýnýn ayný noktaya vardýðý görülecektir. Aklý baþýnda her insan bilir ki, bu üç seçeneðin hangisi kabul edilirse, sonuç itibariyle bir hareket için ölüm ve yokluktan baþka bir netice vermez. Bu üç seçeneði tek tek ele alýp, bunlarý niçin kabul etmediðimizi ve kabul etme durumunda sonuçlarýnýn ne olacaðýna kýsaca bakalým.
Birinci seçenek olan Cemaatýn PKK’ye katýlýp önderliði altýnda mücadele etmeyi kabul etmesi, uzun yýllara dayanan mücadelesini terk edip kendisini fesh etmesi demektir. Cemaat, PKK’den farklý bir inanç, dünya görüþü ve düþünce yapýsýna sahip olduðu, PKK’nin inanç, ideoloji ve mücadele yöntemini kabul etmediði ve gayr-ý Ýslami olarak gördüðü için ayrý bir mücadele ve örgütlenme içine girmiþti. Eðer yýllarýn birikimi ve emeði olan bu çalýþmasýndan vazgeçip PKK’ye katýlacaksa, bu kadar uzun bir süre zahmetler çekip zorlu bir mücadele ve örgütlenme faaliyeti yürütmesine ne gerek vardý? Ýlk günden bunu kabul eder, bütün bu zahmetleri çekmez ve bu sýkýntýlarý yaþamazdý. Ayrýca, rejime muhalif olmanýn þartý PKK’ye katýlmak ve onun önderliði altýnda mücadele etmektir þeklindeki akýl ve mantýk dýþý saçma bir kuralý kim koymuþ? Hangi onurlu insan veya hareket bu saçmalýðý kabul edebilir? Bu seçeneði kabul etmek bir hareket için kendisini feshetme, teslimiyet ve yok olma olduðundan, Cemaatýn böyle bir zilleti kabul etmesi mümkün deðildi. Bundan dolayý böyle bir teklifi kabul etmedi.
Ýkinci seçenek olan bölgeyi terk etme de ayný zamanda bir baþka þekilde yokluk ve ölümdü. Cemaat; beþ fert, on fert, yüz fertten oluþan küçük bir grup, bir kaç aile veya bir kabile deðildi ki bölgeyi terk etmesiyle iþ bitsin. Ayrýca bütün bu insanlarýn bölgeyi terk etmesini teklif etmek, gerçekleþmeyecek akýl ve mantýk dýþý bir teklifti. Uzun bir mücadele geçmiþi olan, çile, emek, kan ve gözyaþýyla yoðrularak bugünlere kadar gelen, on binlerce elemaný, yüz binlerce sempatizaný, büyük bir potansiyeli ve halk tabaný olan bir hareket olarak Cemaat, bütün bu deðerleri ve kazanýmlarýný PKK gibi mulhid bir parti ve ideoloji için terk edemez ve bir kenara býrakamazdý. Böyle bir teslimiyet veya tavizkar tutum, bütün bu insanlara ihanet olup, hepsini ölüme terk etmekten baþka bir anlam ifade etmezdi. Dolayýsýyla bu þartý kabul veya böyle bir eðilim sergilemek cemaatsel faaliyetlere son vermek, mücadele sahnesinden kaçmak ve yok olup gitmekti. Böyle bir þartý kabul etmek, ne Ýslami sorumluluk ve ne de mücadele onuru ile baðdaþmayan bir tutum olup baðýþlanmayacak bir suçtu.
Üçüncü seçenek ise direkt olarak maddi güç ve imhayla karþý karþýya kalmaktý. Yani ilk iki seçenek, Cemaatý silahsýz ve savaþsýz bir þekilde teslim almayý, sindirmeyi, eritmeyi, hareket olarak yok edip mücadele sahnesinden bertaraf etmeyi hedeflerken, üçüncü seçenek doðrudan savaþý ve imhayý dayatarak yok etmeyi amaçlýyordu. Eðer dikkat edilirse her üç seçeneðin netice itibarýyla ulaþtýðý nokta, Cemaat olarak yok olma, mücadele sahnesinden silinme ve ölümdür. Yani açýkça ve net bir þekilde PKK, kendi aklýnca Cemaat için sadece tasfiyeyi, imhayý ve yok olmayý öngörmüþtü.
Görüldüðü gibi bu seçeneklerin hiçbirisi onurlu ve baðýmsýz bir hareketin kabul edebileceði türden deðildi. Müslüman, muttaki, gayretli, onurlu, sabýrlý, çilekeþ ve mustaz’af insanlarýn yýllarca emek vererek, alýnteri ve gözyaþý dökerek, kanlarýyla yoðurup, bir usta hassasiyetiyle örerek bina edip bu günlere kadar getirdikleri Hizbullahi hareketin, bu aþaðýlýk baskýlara boyun eðip böyle bir zilleti kabul etmesi elbette düþünülemezdi. Cemaat, yýllarýn birikimi olan Ýslami mücadelesini, Marksist, Leninist ideolojinin Kürdistan’daki taþeronu, Ýslam düþmanlarýnýn Kürdistan’daki piyonu mülhid ve zalim PKK’nin keyfi arzularý için terk edemezdi. Bir kanser tümürü gibi daha fazla büyüyüp geliþsin, Müslüman Kürt toplumunu içeriden kemirip ifsada sürüklesin ve þimdiye kadar yaptýðý gibi zulümlerine yenilerini eklesin diye cemaatsel Ýslami çalýþmalarýndan vazgeçemez ve tatil edemezdi. Nitekim böyle bir onursuzluðu kabul etmeyip Allah’a tevekkül ederek, þereflice direnmeyi seçti.[ Geri Dön ]

Þehid Rehber