KENDÝ DÝLÝNDEN HÝZBULLAH - 28.BÖLÜM

PKK’NÝN KAMUOYUNA ÝLAN ETTÝÐÝ HÝZBULLAH-PKK ATEÞKES YALANI

Cemaat, belirttiðimiz ve vurguladýðýmýz haklý bir çok nedenden dolayý PKK’nin ateþkes çaðrýlarýný ve bu doðrultudaki giriþimlerini samimi, dürüst ve gerçekçi bulmuyordu. Nitekim daha sonraki geliþmeler Cemaatýn, PKK hakkýndaki düþünce ve deðerlendirmelerinin doðru olduðunu, þüphe, endiþe ve tereddütlerinde haklý olduðunu ortaya koydu. Böylece, PKK hakkýndaki bilgi ve tecrübelerinin kendisini yanýltmadýðý bir kez daha doðrulanmýþ oldu. Çünkü, ateþkes giriþimleri doðrultusunda yaþanan bütün bu geliþmelerden kýsa bir süre sonra PKK, Hizbullah ile ateþkes kararý aldýðý þeklindeki yalan haberi kamuoyuna ilan etti. Cemaatýn isminin kullanýldýðý, ancak Cemaatýn içinde olmadýðý ve haberdar edilmediði bu ateþkes haberi tamamen asýlsýz olup, PKK’nin bir senaryosu ve tezgahladýðý politik bir oyundan ibaretti.

PKK tarafýndan bölgede daðýtýlan ve PKK merkez komitesi imzasý taþýyan bildiride, Hizbullah ile PKK’nin ateþkes kararý aldýklarý haberi kamuoyuna duyuruluyordu. Söz konusu bildiride, Hizbullah ile PKK’nin görüþüp konuþtuklarý ve ateþkes kararý aldýklarý ifade ediliyordu. Ancak, bildirinin içeriði sadece bu yalan haberden ibaret deðildi. Bu bildiri, Cemaati töhmet altýnda býrakýcý ve suçlayýcý çirkin bir üslupla kaleme alýnmýþtý. Sanki Cemaat, o güne kadar TC tarafýndan oyuna getirilerek PKK ile çatýþmaya sürüklendiðini ve kullanýldýðýný kabul etmiþ, PKK’nin o güne kadar söylediði her þey doðruymuþ, Cemaat da yanlýþlýðýný anlayýp içine düþtüðü bu durumdan kurtulmak için PKK’den yardým istemiþ, PKK de Cemaatýn bu durumdan kurtulmasý için yardýmcý olmayý kabul etmiþ þeklinde, haince ve düþmanca bir üslupla yazýlmýþ, baþtan sona kadar kurgu ve hayal ürünü bir bildiriydi. Yani bu bildirinin tek amacý, o güne kadar PKK’nin Cemaat hakkýnda söylediði bütün yalan ve iftiralarý bu taktikle ve böyle bir senaryoyla sözde Cemaatýn dilinden doðrulatmaya çalýþmaktý.

Oysa ki, böyle bir görüþme ve ateþkes anlaþmasý olmamýþtý. Bu, PKK’nin Cemaate karþý süregelen düþmanlýk, iftira ve komplolarýnýn yeni bir türüydü. PKK, hazýrladýðý bu tuzaða kendisi düþmüþ ve suçüstü yakalanmýþtý. Bu suçu ve ihaneti inkar edilemeyecek ve üstü örtülemeyecek kadar açýktý. Eðer PKK, bu yapýlanlarýn kendisinin hayali bir senaryosu olmadýðýný ve Cemaat adýna birileriyle böyle bir iþi yaptýðýný iddia ederse, çok kötü bir þekilde oyuna geldiðini ve aldatýldýðýný kabul etmiþ olacak ki bu da baðýþlanmayacak büyük bir suç ve teþkilati basitliktir. Usulen ve ahlaken Cemaat adýna, Cemaatýn izni ve bilgisi dýþýnda yapýlacak bir görüþmeyi PKK’nin kabul etmemesi ve böyle bir görüþmeye taraf olmamasý gerekirdi. Çünkü, Cemaatýn dýþýnda böyle bir görüþme ve ateþkes anlaþmasýný kiminle yaparsa yapsýn, bunun Cemaatý baðlamayacaðýný ve bir geçerliliðinin olmayacaðýný en iyi bilmesi gereken PKK’dir. Eðer bunu bilinçli yapmýþsa -ki öyledir- PKK’nin böyle basit komplo, senorya ve aþaðýlýk yöntemlerle amacýna ulaþacaðýný düþünmesi, saflýktan ve zavallýlýktan baþka bir þey deðildir. Çünkü, uzun süredir devam eden ve PKK’ye çok pahalýya mal olan bu savaþ, PKK’nin bu þekildeki iftira, yalan, karalama, komplo ve ithamlarla Cemaate saldýrmasýndan kaynaklanmýþtý. O güne kadar hiç fayda görmediði bu yol ve yöntemleri tekrar denemesi ve bu gayr-ý ahlaki tutumunu sürdürmesi hiçbir þekilde onun faydasýna deðildi. Eðer gerçekten PKK, görüþme ve ateþkes çaðrýlarýnda samimi olsaydý, sorunu daha da çözümsüzlüðe iten böyle bir komplonun içinde olmamasý ve bu yanlýþý yapmamasý gerekirdi.

Cemaat, kendisinden habersiz, kendi adýna perde arkasýnda bazý oyunlarýn oynanabileceðini veya oynandýðýný düþünerek, o güne kadar PKK ile görüþme veya ateþkes konusunda kendi inisiyatifi dýþýnda sürdürülen çabalarýn ve yapýlan giriþimlerin hiç birini ne desteklemiþ ve ne de kabul etmiþti. Hatta bu doðrultuda kendisinden habersiz yapýlan giriþimleri düþmanlýk olarak deðerlendiriyordu. Cemaatýn böyle bir þeyi kabul etmeyeceðini, bu oyuna gelmeyeceðini ve buna þiddetli tepki göstereceðini PKK’nin hesaplamasý gerekirdi. Böyle bir görüþmeyi PKK kiminle yapmýþsa ve böyle bir kararý kiminle almýþsa alsýn, bu tamamen Cemaate darbe vurmak için düþmanca tertiplenmiþ bir komplo ve tuzaktý. Aslý olmayan böyle bir haberin yayýnlanmasý Cemaatýn kazanýmlarýný bertaraf etmeyi amaçlýyordu. Cemaatýn bunu düþmanlýk ve komplo olarak kabul etmekten baþka bir seçeneði yoktu. Nitekim bu ihanet ve komplo giriþimine Cemaat, bölge genelinde PKK’ye yönelik yoðun eylemler gerçekleþtirerek çok sert bir þekilde tepki gösterdi. PKK, o güne kadar olduðu gibi, yaptýðý bu çirkin iþin cevabýný ve karþýlýðýný da eylemlerle aldý.

Cemaatýn bu sert tepkisi üzerine PKK, ikinci bir bildiri daðýtmak zorunda kaldý. Bu ikinci bildiride adeta tükürüðünü yalarcasýna önceki açýklamalarýný tekzip ediyordu. Ayrýca hatasýný düzeltmeye yönelik yumuþak ve özür dileyici bir üslup kullanmýþtý. Ancak bir bildiriyle bütün bu yapýlan yanlýþlýklarýn üstünü örtmek ve sebep olduðu tahribatý düzeltmek o kadar kolay deðildi. Zira böyle önemli bir konuda Cemaat adý kullanýlarak kamuoyuna gerçek dýþý bir açýklama yapýlmýþtý. Cemaatýn bu komplodan gördüðü ve göreceði büyük zararlarý PKK’nin tekzibi ve özrü telafi etmiyor ve menfi tesirlerini ortadan kaldýramýyordu.

[ Geri Dön ]


GERİ
      Masaüstü Görünümü