KENDÝ DÝLÝNDEN HÝZBULLAH - 35.BÖLÜM

HÝZBULLAH-PKK ÇATIÞMASI ÖNCESÝ VE SONRASI BÖLGEDE SÝYASÝ PARTÝLERÝN DURUMU VE CEMAATIN BUNLARA KARÞI TUTUMU

Hizbullah-PKK çatýþmasý öncesi dönemde, PKK ile iliþkili ve anlaþmalý olmayan siyasi partiler bölgede hiçbir etkin faaliyet yürütemiyordu. PKK’nin baský ve dayatmalarý sonucu bu partilerin çoðu etkisiz birer tabela partisi haline gelmiþti. PKK ile iþbirliði yapmadan veya onayýný almadan siyasi partilerin faaliyet yürütmeleri çok zor veya imkansýzdý. PKK, kendi paralelinde siyaset yapan parti ve þahýslarýn lehine olacak þekilde bölgedeki legal siyasi faaliyetleri maniple edip yönlendiriyordu. Bu durumdan PKK ile düþünsel yakýnlýðý bulunmayan veya anlaþma yoluna gitmeyen bütün partiler olumsuz yönde etkileniyordu. Özellikle RP gibi tabanýný dindar insanlarýn oluþturduðu partiler bu durumdan daha fazla etkileniyor, faaliyetleri engelleniyor ve PKK’nin hedefi oluyorlardý.

Ancak Hizbullah-PKK çatýþmasý baþlayýp Cemaat bölgede etkin bir güç haline gelince durum deðiþti. PKK ile ideolojik ve siyasi baðlarý bulunmayan, iþbirliði yapmak istemeyen ve o güne kadar deðiþik baskýlar sonucu PKK’nin birçok isteðini kabul etmek zorunda kalan bütün siyasi parti ve þahsiyetler, dolaylý veya dolaysýz bir þekilde Cemaatýn meydana getirdiði bu yeni ortamdan istifade ettiler. Cemaatin etkin olduðu bu yeni dönemde toplumun bütün kesimlerinden; farklý siyasi partilerden, deðiþik sosyal gruplardan insanlar, karþýlaþtýklarý sorunlardan dolayý Cemaate müracaat ediyor, istek, sorun ve þikayetleriyle Cemaatýn ilgilenmesini ve çözüm getirmesini istiyorlardý. Bunlarýn içerisinde farklý siyasi görüþlerden insanlar, parti adaylarý, il ve ilçe yöneticileri ile toplumda tanýnmýþ aileler ve belirgin þahsiyetler dahil her kesimden insanlar bulunmaktaydý. Burada bunlarýn isimlerini ve iliþkilerinin detayýný zikretmiyoruz. Ancak þunu diyebiliriz ki, bu insanlarýn deðiþik münasebetlerle getirdikleri istek ve sorunlarýný Cemaat ele alýp deðerlendiriyor, kendi mücadele anlayýþý, ilkeleri ve programlarý doðrultusunda çözüme kavuþturmaya ve yardýmcý olmaya çalýþýyordu.

PKK’nin etkin olduðu dönemde RP, diðer partilere nazaran var olan Ýslami görünümü, tabanýnýn Ýslami hassasiyetlere sahip olmasý, tabanýndan birçok insanýn Cemaate sempatiyle bakmasý ve çocuklarýnýn Cemaat çalýþmalarý içinde bulunmasý gibi nedenlerle, diðer partilere nazaran daha fazla o ortamdan olumsuz yönde etkileniyordu. Cemaatýn bölgede etkinlik kazanmasýyla beraber RP, oluþan yeni ortamdan siyasi yönden en fazla istifade eden parti oldu. PKK’nin etkin olduðu ve bölgedeki siyasi faaliyetleri yönlendirdiði dönem olan 1992 öncesinde RP’nin girdiði seçimlerde aldýðý oy oranýyla, Hizbullah-PKK çatýþmasýnýn baþladýðý ve Hizbullah’ýn bölgede etkinlik kazandýðý 1992 sonrasý dönemde RP’nin girdiði seçimlerde aldýðý oy oraný karþýlaþtýrýlýrsa, bu iki dönem arasýndaki belirgin oy farký görülecektir. Bu basit karþýlaþtýrma RP’nin aldýðý yüksek orandaki oylarý ortaya koymakta ve RP’nin bu yeni ortamdan ne derece politik olarak istifade edip çýkar saðladýðýný göstermektedir. Ayrýca, Cemaatýn Ýslami faaliyetleriyle bölge genelinde oluþan Ýslami uyanýþ ve bilinçlenme neticesinde, daha önceki dönemlerde RP’nin oy alamadýðý bazý alanlarda yüksek oranda oy aldýðý da bir gerçektir. Hizbullah-PKK çatýþma sürecinin baþlamasý ve Cemaatýn bölgede üstünlük saðlamasý neticesinde, o güne kadar varolan baský ve korku ortamýnýn son bulmasý, Cemaatýn seçimleri boykot etmemesi veya belirli bir tercih doðrultusunda tavýr koymamasý nedeniyle sadece RP deðil, o güne kadar PKK’nin paralelinde siyaset yapmayan ve bundan dolayý faaliyetleri engellenen bütün siyasi çevreler de ayný þekilde Cemaatýn saðladýðý bu yeni ortamdan çok yönlü olarak yararlandýlar. RP bunun en bariz örneði olduðu için özellikle belirttik.

Cemaat, bölgede varolan mevcut legal siyasi partilerin hiç biriyle özel bir iliþki içinde olmadý. Hepsine mesafeli yaklaþtý. Hiçbir þahýs veya parti lehine tercihte bulunmadýðý gibi, özel olarak da kimseyi desteklemedi. Ancak bölgedeki toplumsal ve politik yapýyý göz önünde bulundurarak, toplumdaki politik çekiþmelerde taraf olmamak, yanlýþ anlama ve sürtüþmelere sebebiyet vermemek, Cemaatýn etkin olduðu alanlarý deþifre etmemek, rejimin dikkatini Cemaatin üzerine çekmemek vb. sebeplerden dolayý bilinçli olarak seçimleri de boykot etmedi. Oysa ki, eðer Cemaat isteseydi 1993-1994 yýllarýndan sonra yapýlan yerel ve genel seçimlerin hepsinde aday gösterebilir ve istediði adaylarý seçtirebilirdi. Ayrýca bu dönemde legal alanda bazý siyasi faaliyetleri de organize edip yönlendirebilirdi. Ancak Cemaat, takip ettiði stratejisi gereði ve baþka nedenlerden dolayý o dönemde legal alanda siyasi faaliyetlere giriþmedi.

[ Geri Dön ]


GERİ
      Masaüstü Görünümü