KENDÝ DÝLÝNDEN HÝZBULLAH - 37.BÖLÜM
TC VE PKK TARAFINDAN BÝLÝNÇLÝ OLARAK SAKLANAN BÝR GERÇEK
1992 yýlýndan sonra, yani Hizbullah-PKK çatýþma sürecinin baþlamasýyla geliþen olaylar neticesinde, bölgede güç dengeleri sarsýldý ve yeni bir durum ortaya çýktý. Bugüne kadar hem TC ve hem de PKK, bu yeni durum ve geliþmelerden ne þekilde, müspet veya menfi yönden etkilendikleri hususunda bilerek suskun kalýyorlar. Bu çatýþmalardan ve çatýþmalar sonrasý oluþan ortamdan kimin nasýl ve ne derece zarar veya fayda gördüðünü itiraf etmeyip gerçekleri saklýyorlar. TC, 1992 sonrasý dönemde kazandýðý ve elde ettiði baþarýlarýnýn, Hizbullah-PKK çatýþma sürecinin baþlamasý neticesinde bölgede oluþan yeni ortam ve þartlardan kaynaklandýðý gerçeðini açýklamýyor ve bilinmesini istemiyor. Ayný þekilde, PKK’de içine düþtüðü kötü durumun nedeninin Hizbullah ile yaþadýðý çatýþmadan kaynaklandýðý gerçeðini açýklamýyor ve bilinmesini istemiyor. Çünkü her ikisi de bu gerçeðin açýklanmasý durumunda bugüne kadar halka ve mensuplarýna söyledikleri yalanlarýnýn ortaya çýkacaðýndan ve gerçeðin anlaþýlacaðýndan korkuyorlar.
TC, bu savaþý kaybetmek üzereyken PKK’nin beyinsizliði sonucu Hizbullah’a dayattýðý savaþýn kendisine saðladýðý avantajlar ve imkanlar sayesinde böyle bir baþarýyý elde etti. Ancak TC, Hizbullah-PKK çatýþmasý sýrtýndan kazandýðý bu baþarýyý, bugüne kadar sürekli kendisinin özgücüyle kazanýlmýþ bir zafermiþ gibi kamuoyuna ilan etti. Sanki daha önce ayný bölgede kötü durumda olan ve hiçbir baþarý gösteremeyen kendi silahlý güçleri deðilmiþ gibi, bu geliþmeyi kendi silahlý güçlerinin baþarýsý olarak sahiplendi. TC’nin siyasi ve askeri yetkilileri ve polis müdürleri konuyla ilgili her aðýzlarýný açtýklarýnda, 1992 sonrasýnda silahlý güçlerinin nasýl zafer kazandýklarýný, nasýl tekrar bölgede hakimiyet saðladýklarýný, terörün kökünü nasýl kurutup zararsýz ve marjinal hale getirdiklerini ballandýrarak anlatmayý sürdürmektedirler. Aklý baþýnda bir insan çýkýp; nasýl oldu da “Verelim kurtulalým” dediðiniz, hiçbir etkinlik gösteremediðiniz, zayýf ve baþarýsýz durumdan bugünkü baþarýlý duruma geldiniz? diye sormamaktadýr.
Ayný þekilde PKK’de, 1992 sonrasýnda Hizbullah ile girdiði çatýþma neticesinde bu kötü duruma düþtüðünü itiraf etmek istemiyor. Çünkü, bugüne kadar halka ve tabanýna, TC’den ve ona baðlý kontra ve çetelerden aldýðý darbeler neticesinde bu kötü duruma düþtüðü þeklindeki yalanýnýn ortaya çýkmasýndan korkuyor. Bu yalanlarýnýn ortaya çýkmamasý için bu durumu bilerek gizliyor. Bu gerçeði herkesten çok daha iyi bilen PKK, yaþanan olaylarý ve bu olaylardan dolayý baþýna gelenleri doðru tahlil edip deðerlendirmeye tabi tuttuktan sonra, kamuoyunun karþýsýna çýkýp mertçe ve onurluca; bu baþarýnýn TC’ye ait olmadýðýný, kendi taktik ve stratejik hatalarý sonucu Hizbullah ile girdiði çatýþmada baþarý gösteremediðinden zayýf duruma düþtüðünü, bu çatýþma neticesinde bölgede etkinliðinin kýrýldýðýný, yeni ortam ve þartlarýn oluþtuðunu, TC’nin bu durumu fýrsat bilip kendi lehine kullandýðýný, TC’nin kendi baþarýsý olarak gösterdiði bu durumun gerçek anlamda TC’nin baþarýsý olmadýðýný itiraf edip bu gerçekleri açýklamasý gerekirken, hesabýna gelmediði için bilerek bunlarý gizlemeye devam ediyor. Halen deve kuþu misali baþýný kuma sokarak gerçekleri görmek veya duymak istemiyor. Bu iki yüzlü ve basit tutumuyla, kendisi dýþýnda Kürdistan’da bir baþka gücün olmadýðý þeklindeki yalanlarýna tabanýný inandýrmaya çalýþýyor.
Bugüne kadar bu konuda sözde gözlemci, uzman, tahlilci, yazar ve yorumcu sýfatýyla yazý yazan, konuþan ve TV programlarý yapan insanlarýn bir kýsmý, TC veya PKK’ye baðlý kiþiler olduklarýndan ve bunlarýn yalan bilgi ve haberleriyle beslendiklerinden, bazýlarý korktuklarýndan ve bazýlarý da bu konuda yeterince bilgi sahibi olmadýklarýndan dolayý bu gerçeði gündeme getirmemiþ ve ele almamýþlardýr. Böylece bugüne kadar kimse bu konuyu tartýþmamýþ, irdelememiþ, üzerinde durmamýþ ve dolayýsýyla bu gerçeðin anlaþýlmasý ve açýða çýkmasý bu þekilde engellenmiþtir.
[ Geri Dön ]

Þehid Rehber