KENDÝ DÝLÝNDEN HÝZBULLAH - 38.BÖLÜM

KÜRT HALK ÖNDERÝ(!) GEÇÝNEN ÞAHSIN ÝÇÝNE DÜÞTÜÐÜ TRAJEDÝ-KOMÝK DURUM

Korku ve tehlikeden uzak rahat ortamlarda tavizsiz bir devrimci portresi çizen, bütün Kürt örgütlerini ve liderlerini gerici, feodal, iþbirlikçi ve uzlaþmacýlýkla suçlayan, kendisi ve hareketi dýþýnda hiç kimsenin varlýðýna tahammül etmeyen, kendisini bütün Kürt halkýnýn önderi olarak gören, her þeyi en iyi kendisinin bildiðini sanýp her konuda ahkam kesen, kendisini peygamberler, tarihi büyük þahsiyetler ve filozoflarla mukayese edip onlarýn yaptýklarýndan daha önemli iþler yaptýðýný sanýp, “Benden önce Kürt ulusu yoktu. Kürt ulusunu ben yarattým” diyecek kadar sapkýnlýk içine düþüp kendisini ilahlaþtýran, adeta kendisine tapan ve tapýlmasýný isteyen, kimsenin kendisini anlayamadýðýný, idrak edemediðini ve kavrayamadýðýný söyleyerek kendisini eþsiz, ulaþýlamayacak olaðanüstü bir varlýk konumunda gören, kendisine sýfat ve isim seçmede bir türlü karar veremeyen, sadece yüz yüze görüþmelerde deðil, telefonla katýldýðý TV programlarýnda dahi kimseyi konuþturmayan veya korku ve heyecandan kimsenin karþýsýnda konuþmaya cesaret edemediði o ceberut serok, ulu önder ve büyük baþkan tebdili mekan edip mevzi deðiþtirince, Samiri’nin altýn buzaðýsý gibi büyüsü bozulup kuru bir puttan ibaret olduðu ortaya çýktý. Firavunun sihirbazlarý misali bu büyüye yakalanan belamlarý ve avenesi de karþýlaþtýklarý bu durum karþýsýnda dillerini yutmuþçasýna korku, panik ve þaþkýnlýk içerisinde kaldýlar.

Apo, dayýlarýnýn yanýna ulaþýr ulaþmaz, dili çözülmeye baþlayýnca; “Benim annem de Türk’tür. Devlete hizmet etmeye hazýrým. Bizim bugüne kadar yaptýklarýmýz yanlýþtý. Baðýmsýzlýk þöyle dursun, özerklik ve federasyon düþüncesinin bile çok yanlýþ olduðunu, uðruna mücadele verdiðimiz þeylerin çoðunu bugün devletin kendisinin gerçekleþtirdiðini, her þeyin devletin eliyle basit bir þekilde halledilebileceðini, bazý yasaklarýn kaldýrýlmasý ve bir kýsým kültürel haklarýn tanýnmasýyla sorunun çözüleceðini, kendisine imkan ve fýrsat tanýnýrsa PKK’yi rejim partisi, gerillayý da koruculaþtýrýp TC’nin hizmetine sokacaðýný ve böylece devleti bu beladan kurtaracaðýný, demokratik cumhuriyet projesi (nasýl sihirli bir çözümse) çerçevesinde beraber kardeþçe yaþayabileceklerini, eðer bunlar yapýlmaz ve kendisine bu imkan verilmezse Hizbullah’ýn Kürdistan’da tehlikeli bir þekilde geliþip hakim güç olacaðýný, dýþ güçlerin Kürt sorununu kendi kontrollerine alýp, Güneyde bir Kürt devleti kuracaklarýný, ayný þeyi Kuzeyde de yapýp TC’yi parçalayacaklarýný, Güneydeki Kürtlerin deðil ayrý devlet ve baðýmsýzlýk, federasyon düþüncesinden bile vazgeçip kendisinin son versiyonu olan demokratik cumhuriyet projesini esas alan bir çözüm arayýþý içinde olmalarý gerektiðini, eðer kendisine fýrsat tanýnýr ve görev verilirse, Güney Kürdistan’da da TC’ye sadýk bir ðulam olarak hizmete hazýr olduðunu” söyleyerek, sözde devrimci bir gerilla liderinin yüz seksen derecelik bir dönüþle nasýl bir cahþ olarak halkýnýn karþýsýna geçtiðini gördük. Bu duruma hiç de þaþýrmadýk. Sadece, her þeyin aslýna rücu ettiði prensibinin bir daha doðrulandýðýna tanýklýk ettik.

Kendisini temsil hakkýný böyle bir lidere ve partiye veren insanlarýn nasýl bir zillet durumu yaþadýklarýný, nasýl bir musibete düçar olduklarýný ve nasýl bir kötü sona doðru sürüklendiklerini böylece ibretle izledik. Böyle bir lider ve böyle bir liderin hayatýný kurtarmaya endekslenmiþ bir parti, nasýl olur da Kürt halkýnýn temsilcisi ve haklarýnýn savunucusu olabilir? Nasýl olur da bütün bu olup bitenlere raðmen halen bazý insanlar böyle bir lider ve partiye güven duyabiliyor, gelecekleriyle ilgili umut baðlayabiliyor ve Kürt sorununa çözüm getirebileceði beklentisi içerisinde olabiliyorlar? Anlaþýlan, bu yirmibeþ yýllýk trajedi-komik serüveni bundan sonra da izlemeye devam edeceðiz. “Lideri karga olanýn gagasý ....... çýkmaz” sözü tam da bu duruma uygun düþmektedir.

Teslimiyet ve ihanet içine düþen böyle bir lideri kurtarmak için partilerini, mensuplarýný, mücadele tarihlerini, bütün emek ve kazanýmlarýný feda eden bu insanlarýn duçar olduklarý bu musibeti ve içine düþtükleri kötü durum, zillet ve onursuzluðu gördükçe, kahramanca direnerek þereflice þehit olmayý teslimiyete tercih eden, zilleti kabul etmeyip ser verip sýr vermeyen bir rehbere ve onun varisi bir cemaate tabi olmayý bize nasip ettiði için Rabbimize ne kadar þükretsek yine de azdýr.

PKK’YE BÝRKAÇ SÖZ VE UYARI

Hizbullah, hiç bir yerli ve yabancý güce baðlý olmayan baðýmsýz Ýslami bir harekettir. Mücadeleye baþladýðý ilk günden þimdiye kadar Ýslamiliðinden ve baðýmsýzlýðýndan ödün vermeden yoluna devam edegelmiþtir. Çýkýþ yeri ve mücadele alaný aðýrlýklý olarak Kürdistan olup, bu topraklarda çeyrek asýrlýk bir mücadele tarihine sahiptir. Baðrýndan çýktýðý, içinde cemaatleþip, büyüyüp Ýslami faaliyet yürüttüðü, maddi ve manevi desteðini gördüðü Müslüman Kürdistan halký bu mücadele tarihinin canlý þahididir. Bugüne kadar halký etkilemek, kendisini halka tanýtmak ve kabul ettirmek için alýþýlagelmiþ propaganda araçlarýný kullanmadan ve bu araçlara ihtiyaç duymadan, kendisinden emin bir þekilde bir mücadele sürdürmesinin tek nedeni, hem keyfiyet ve hem de kemiyet açýsýndan ulaþtýðý Cemaat gücü ve bu mücadelesinde büyük oranda desteðini aldýðý halký ile arasýnda var olan ileri düzeydeki tanýþmýþlýk, itimat, güven ve baðlýlýk duygusudur.

Baþta Kürdistan halký olmak üzere bütün Türkiyeli Ýslami gruplar ile Cemaatý tanýyan dost ve düþman herkesin çok iyi bildiði ve þahit olduðu, yakalanan ve sorgulanan Cemaat mensuplarýnýn polisteki sorgu tutanaklarý ile mahkeme dosyalarýnýn belgelediði, TC’nin eline geçen Cemaat arþivinin açýkça gösterdiði ve ortaya koyduðu gibi Hizbullahi Cemaat, Ýslami dava anlayýþýnýn gereði olarak bugüne kadar hiçbir zaman ve hiçbir ortamda TC ile iþbirliðine girmemiþtir. Zorunlu olarak PKK ve nifak grubuyla girdiði çatýþmalardan TC’nin dolaylý olarak dahi istifade etmemesi için imkanlarý dahilinde yoðun çaba sarf etmiþtir. PKK’nin yaptýðý haksýzlýk, zulüm, karalama, itham, iftira ve kýsacasý bütün düþmanlýklarýna raðmen Cemaat, TC’nin PKK’ye yönelik tutum ve uygulamalarýna hiçbir zaman ve hiçbir þekilde destek vermemiþtir. Bunlar açýk gerçekler olup, bunun aksini hiç kimse iddia edemez ve ispatlayamaz. Ancak siz, ilk günden þimdiye kadar, sürekli olarak ýsrarla Hizbullah hakkýnda yaptýðýnýz bütün iftira ve karalamalarýnýzýn asýlsýz ve yalan olduðunu çok iyi bildiðiniz halde bu tutumunuzu sürdürüyor, çýkarýnýza uygun düþmediði için gerçekleri kabul etmek istemiyorsunuz.

Yakalanan Cemaat mensuplarý sorguda size yönelik bilgi vermeleri doðrultusunda çok aðýr iþkence ve baskýlara maruz kaldýklarý halde, bunu kabul etmiyor ve bilgi vermiyorlardý. Bu tutum, TC’nin iþkencecilerini çýlgýna çeviriyor ve arkadaþlarýmýza vahþice iþkence yapmalarýna sebep oluyordu. Cemaat mensuplarýnýn bu tavýrlarý bazen hayatlarýna mal oluyor, bazen de uzun süreli zindan hayatýna mahkum edilmeleriyle sonuçlanýyordu. Arkadaþlarýmýzla ayný yerde ve ayný zamanda gözaltýnda bulunan çok sayýda arkadaþýnýz bu duruma tanýklýk etmiþtir. Ýnandýðýmýz ve uðruna mücadele verdiðimiz Ýslami akidemiz ve cemaatsel ilkelerimiz gayr-ý Ýslami zulüm rejimleriyle iþbirliðine müsaade etmediði için Cemaat mensuplarý, aðýr iþkencelere ve baskýlara direnerek böyle bir tutum sergiliyorlardý. Bu gerçekleri, PKK’yi hoþnut etmek, ikna etmek veya propaganda olsun diye söylemiyoruz. Sadece bu gerçeklerin herkes tarafýndan bilinmesini istediðimiz için söylüyoruz.

Ayný bölgenin insanlarý ve ayný alanda mücadele eden bir hareket olarak hareketinizi ve mücadelenizi ilk günden beri iyi takip etmiþ, gözlemlemiþ ve tanýmýþýzdýr. Sizinle yaþadýðýmýz uzun süreli çatýþma dönemi boyunca her türlü zulüm, ihanet, baský ve insanlýk dýþý saldýrýlarýnýza maruz kaldýk. Bu sayede partinizi ve liderinizi yaþadýðýmýz tecrübelerle iyi bir þekilde tanýma imkanýmýz oldu. Liderinizin baþýna gelenlerden dolayý üzülmeye deðmeyecek kadar deðersiz bir insan olduðunu çok iyi biliyoruz. Buna raðmen, yakalanmasý esnasýnda Türk þovenistlerinin aðýzlarýndan salyalar akýtarak, yamyamlar gibi tempo tutup sevinçten dans etmeleri karþýsýnda, kendisi için olmazsa dahi bir hareket olarak baþýnýza gelenlere üzüldük. Nitekim, yakalandýktan sonra içine girdiði uzlaþmacý tavrý ve TC ile geliþtirdiði iþbirliði, kendisi için üzülmeye deðmeyecek kadar deðersiz biri olduðunu ortaya koydu. Ancak yine de kendisi için deðil, onun þahsýna veya partinize umut baðlamýþ, birçok þeyini bu yolda feda etmiþ zavallý Kürt insanlarý için üzüldük.

Cemaate yönelik haksýz yere açtýðýnýz savaþ ve vahþice saldýrýlarýnýza, sürekli yaptýðýnýz yalan propaganda, iftira ve karalamalarýnýza ilaveten, Cemaate karþý TC ile pratikte çok açýk bir þekilde iþbirliði içine girdiniz. Çatýþma süreci boyunca hem yayýn organlarýnýzda ve hem de elemanlarýnýz vasýtasýyla resmen Cemaat mensuplarýný ve faaliyetlerini TC’ye ihbar edip ispiyonculuk yaptýnýz. Yýllardýr yaptýðýnýz bu düþmanlýk, yalan ve iftiraya dayalý karalama kampanyanýz ve ispiyonculuðunuz yetmiyormuþ gibi, TC ile, gizlemeye ihtiyaç duymayacak bir þekilde açýkça ittifak kurup ortak hareket ettiniz. Yýllarca Kürdistan insanýna kan kusturan polis þefleri ve çetelerin cenazelerine sahip çýkarak ve bölgenin diðer yerleþim alanlarýndan insanlarý toplayýp cenaze törenlerine katýlarak gerçek yüzünüzü ortaya koydunuz. TC’ye yaranmak ve sofrasýndan bir kemik kapmak umuduyla, TC’nin yeni milis gücü olarak polis, Mit, tim ve çetelerle beraber ayný safta yürüdünüz. TC’nin bölge halký tarafýndan sahiplenildiðini ve sevildiðini ortaya koymak, TC’ye baðlýlýðýnýzý ve sadakatinizi göstermek için kraldan daha fazla kralcý kesilip gönüllü uþaklýk yaptýnýz. Bu tutumunuzla, rejimin iþbirlikçisi bir kontra hareketi olduðunuzu açýkça gösterdiniz.

Ulu baþkanýnýz(!), hiç þüphesiz eðer hedeflerine ulaþmayý baþarýp iktidara gelseydi, Kürtlerin Atatürk’ü olacak ve Kemalist rejimin bir asra yakýndýr yaptýðý zulümlerden ve çektirdiði acýlardan daha fazlasýný Müslüman Kürt halkýna çektirecekti. Bu hedeflerine ulaþmasýna gerek kalmadan, çeyrek asýrlýk mücadele süreci boyunca Müslüman Kürt halkýnýn kanýný oluk oluk akýtarak, uygulamalarýyla nasýl eli kanlý bir diktatör olduðunu göstermiþtir. Ancak, hem kendisinin yaptýðý zulümleri ve hem de yeni keþfettiði ve seksen yýllýk Kemalistlerden daha ileri derecede bir heyecan ve aþkla sýmsýký sarýldýðý yeni rehberi Atatürk’ün ve Kemalist rejimin bugüne kadar Müslüman Kürt halkýna yaptýklarýný az görmüþ olmalý ki, dayýlarýna misafir bulunduðu Ýmralý’da, Laik Kemalist diktatörlere Müslüman Kürt halkýnýn yeniden imhasý doðrultusunda yol gösterip akýl vermekte ve danýþmanlýk hizmeti sunmaktadýr.

Yýllardýr yaptýðýnýz çok çirkin hizbi kontra yakýþtýrmasý, yalan ve iftiraya dayalý ucuz karalama ve ithamlarýnýza karþý Cemaat, bugüne kadar sizinle aðýz dalaþýna girmeye ve açýklama yapmaya tenezzül etmedi. Çünkü sizin mantýðýnýzýn “Yalan ve iftira at, tutmazsa izi kalýr” mantýðý olduðunu bildiðinden, sözlü açýklamalar ve yazýlý cevaplarla ikna olacaðýnýza inanmýyordu. Bundan dolayý, yaptýðýnýz bütün düþmanlýklara, sadece anladýðýnýz tek dil olan eylem diliyle cevap vererek çok sert bir þekilde tepki gösterdi. Yanýlmýyorsak Cemaatýn bu mesajýný da çok iyi aldýnýz ve anladýnýz. Ancak, öyle anlaþýlýyor ki, geçmiþte yaþanan olaylardan ders almaya ve kendinizi düzeltmeye niyetiniz yoktur. Bugüne kadar ki yanlýþ politikalarýnýzýn çok sayýda insanýnýzýn hayatýna ve Kürt halkýna pahalýya mal olduðunu görüp bildiðiniz halde halen akýllanmamýþ görünüyorsunuz.

Meydanýn size kaldýðý vehmine kapýlýp elinizdeki medya ve iletiþim vasýtalarýný kullanarak, Cemaat aleyhine yalan ve iftiraya dayalý karalamalarýnýza devam ediyorsunuz. Bu ahlak ve alýþkanlýklarýnýzý terk etmeyip bu çirkin tutumunuzu sürdürmeye niyetiniz varsa, -ki öyle görünüyor- geriye dönüp 1991 sonrasý Cemaatle yaþadýðýnýz çatýþma dönemine bakýp, içine düþtüðünüz kötü durumu hatýrlamanýzda fayda vardýr. Eðer bu düþmanca tutum ve yanlýþ politikayý sürdürmede ýsrar ederseniz, uþaklýðýný yapmak ve gönüllü bir cahþ ordusu olarak hizmetine girmek için can attýðýnýz TC’nin de bu sefer sizi kurtaramayacaðýný çok iyi bilmenizi isteriz.

[ Geri Dön ]


GERİ
      Masaüstü Görünümü