KENDÝ DÝLÝNDEN HÝZBULLAH - 49.BÖLÜM
ÇATIÞMALAR ÖNCESÝ GELÝÞMELER
Bu birlikteliðin ayrýþmayla son bulmasý ve herkesin kendi eski durumuna dönmesiyle mesele bitmedi. Ayrýlma sonrasýnda da bunlar kiþiliklerine yerleþen ve alýþkanlýk hali alan bu nifak ahlakýný terk etmediler. O zamana kadar yaptýklarý bütün bu fitne ve bozgunculuk yetmiyormuþ gibi, içine düþtükleri suçluluk psikolojisiyle daha da saldýrganlaþtýlar. Ondan sonra da sürekli olarak Cemaati karalama, aleyhte propaganda yapma, faaliyetlerine engel olma gibi tahripkar çalýþmalarýna aralýksýz devam ettiler. Fýrsat bulduklarý her yerde; üniversitelerde, liselerde, camilerde, esnaf arasýnda ve toplumun her kesiminde bu fitnelerini yaygýnlaþtýrarak devam ettirdiler. Nerede iki Müslüman’ý bir arada görseler yaklaþýp bu konularý gündeme getiriyor ve Cemaatý kötülüyorlardý. Cemaatýn ilgilendiði veya üzerinde çalýþtýðý ve bu konulardan habersiz insanlara yaklaþýp bu ihtilaflarý gündeme getirerek, bu insanlarýn bozulup Ýslami faaliyetlerden ve hatta Ýslamdan uzaklaþmalarýna sebep oluyorlardý.
Bu nifak grubunun elemanlarý camilere gidiyor, cami içerisinde ayrý gruplar oluþturuyor, Cemaatýn camilerdeki faaliyetlerine engel olmak, bozmak ve provoka etmek amacýyla camideki çocuklarý yanlarýna çaðýrýyor; “Bunlarýn yanýna gitmeyin, bunlarýn yaptýklarý Ýslami faaliyet deðildir. Bunlar yarýn elinize silah verip sizi eylemlere gönderecekler. Biz büyük bir cemaatýz, bizim yanýmýza gelin, biz size ders vereceðiz” þeklinde konuþmalar yapýyorlardý. Cami içinde ayrý gruplar oluþturarak Cemaatýn cami faaliyetlerini engellemeye çalýþýyorlardý. Bu bozgunculuk ve fitnelerine karþý çýkan ve onlara yüz vermeyen genç ve çocuklara cami içinde saldýrma, sataþma, dövme gibi bir Müslüman’a yakýþmayan tutum ve davranýþlar sergiliyorlardý. Allah korkusundan uzak, hiçbir Ýslami ahlak ve kural tanýmayan bu bozucu hareketlerini Diyarbakýr’da þehir genelinde yoðun bir þekilde sürdürüyor, bu fitne ve nifak çalýþmalarý neticesinde birçok Müslüman gencin bozulmasýna sebep oluyorlardý.
Bölgede çýkardýklarý fitne ve yaptýklarý düþmanlýkla yetinmeyip, Türkiye’nin birçok il ve ilçesini dolaþarak, bu fitne ve düþmanlýklarýný daha geniþ bir alanda sürdürmeye baþladýlar. Gittikleri yerlerdeki Ýslami grup ve þahsiyetleri ziyaret ediyor, olaylardan habersiz, gerçeði bilmeyen veya araþtýrma imkanlarý olmayan Müslümanlarý toplayýp sabahlara kadar yalan yanlýþ bilgilerle olaylarý olduðundan farklý bir þekilde göstererek Cemaat aleyhine propaganda yapýyorlardý. Gittikleri her yerde kimlerin yanýna gidip ne konuþtuklarýný haber alýyorduk. O alanlardaki Cemaat mensuplarý ve Cemaat dostlarý bunlarýn bütün yaptýklarýný Cemaate bildiriyorlardý. Bunlarýn yaptýðý fitnelerden rahatsýzlýk duyuyor, Cemaatýn bu duruma mani olmasýný istiyorlardý. Ancak Cemaat, kendi programýný takip edip ameli olarak kendisini ortaya koymayý, onlarýn yaptýklarý þekilde basit propaganda ve faydasýz gündemler peþinde koþmaktansa suskun kalmayý tercih ediyordu.
Bu birliktelik son bulduktan bir müddet sonra PKK’nin zalimce dayatmalarý ve baþka hiçbir alternatif býrakmamasý sonucu Cemaat, Kürdistan genelinde PKK ile yoðun bir çatýþma süreci içerisine girmiþti. Çatýþmalar nedeniyle her gün bölgenin deðiþik noktalarýnda birkaç Müslüman ya þehid oluyor ya yaralanýyor veya yakalanýyordu. Bu yeni dönemin çok yönlü olarak beraberinde getirdiði aðýr mücadele þartlarýndan dolayý Cemaat mensuplarý, bölgede çok büyük zorluklarla yüz yüze kalýyorlardý. Cemaatýn içinde bulunduðu bu zorlu ve sýkýntýlý durumu gören bölge dýþýndaki birçok Müslüman fert ve grup, Cemaatla irtibata geçip nasýl yardýmcý olabileceklerini soruyor, en azýndan duyarlýlýk gösterip sözle dahi olsa Müslümanlarýn dertlerini paylaþýyor, dualarýyla destek oluyorlardý. Bölge dýþýndaki Müslümanlar bu þekilde duyarlýlýk gösterip bu doðrultuda yaklaþýmda bulunurken, yaný baþýmýzda bulunan nifak grupçuðu ise gözü dönmüþçesine Cemaate düþmanlýk ve saldýrýlarýna devam ediyordu.
Maalesef PKK ile çatýþmalar baþladýktan ve bölge genelinde þiddetli bir çatýþma süreci içine girildikten sonra da bu grup, hiçbir Ýslami endiþe taþýmadan ve hiçbir Ýslami ölçüye riayet etmeden, çok acýmazsýzca Cemaate düþmanlýðýna devam etti. PKK ile ayný dili kullanýp Cemaatý kötülüyor, adeta PKK’nin Cemaate yönelik iftira ve ithamlarýný doðrularcasýna bir kampanya yürütüyordu. Cemaate düþmanlýkta PKK ile yarýþa girmiþçesine yalan ve iftirayla, Cemaatý karalamaya ve yýpratmaya çalýþýyordu. Bölge gerçeðini ve olaylarýn hakikatini herkesten çok daha iyi bilen veya öðrenme þansýna sahip olan bu insanlar, bunu yapmayýp hiçbir þekilde Ýslam ve Ýslami sorumlulukla baðdaþmayan bir tavýrla, dar grup taassubu, kin, kýskançlýk ve garazdan kaynaklanan düþmanlýklarýnýn dozunu arttýrarak, Cemaate saldýrýlarýný daha da týrmandýrarak devam ettiriyorlardý.
Bu münafýklarýn, Hizbullah-PKK çatýþmasý hususundaki gerçekleri çarpýtmaya yönelik faaliyetleri bölgeyle sýnýrlý kalmýyordu. Türkiye’nin her tarafýna gidip Müslümanlarý toplayarak, Cemaatýn PKK ile çatýþmasýnýn haklý gerekçelerini çarpýtýyor, sanki Cemaat haksýz yere böyle bir süreci baþlatmýþ gibi bir kampanya yürütüyorlardý. PKK, gayr-ý Ýslami kimliðinden dolayý Cemaat aleyhindeki propagandalarýnda yeterince etkili olamýyordu. Ancak bu grup, zahiren Ýslami bir kimlik sahibi olduðundan ve böyle göründüðünden, özellikle bölge dýþýnda yaþayan ve olaylardan habersiz olan birçok Müslüman’ý etkileyerek, Cemaat hakkýnda kötü düþünmelerine ve Cemaatý yanlýþ tanýmalarýna sebep oluyordu. Böylece, bölge dýþýnda olan ve olaylarýn iç yüzünü bilmeyen bir çok Müslüman’ý yanlýþ bilgilendiriyor ve yanlýþ yönlendiriyorlardý. Cemaat, içinde bulunduðu aðýr mücadele ortamýnýn beraberinde getirdiði sorunlara çözüm bulmak ve bu zorlu dönemi baþarýyla aþmak için yoðun ve meþakkatli bir faaliyet yürütor ve Müslümanlarýn zillete düþmemesi için yüzlerce þehid veriyorken, bu münafýklar ise, ulaþabildikleri her tarafa gidip Cemaate karþý düþmanca faaliyet yürütüyorlardý.
[ Geri Dön ]

Þehid Rehber