KENDÝ DÝLÝNDEN HÝZBULLAH - 51.BÖLÜM
ÇATIÞMALARI MENZÝL GRUBU BAÞLATTI
Cemaatýn iyi niyetli olarak ve sorumluluk bilinciyle ilettiði bu mesajdan sonra da bu grubun tavýr, tutum ve davranýþlarýnda hiçbir deðiþiklik olmadý. Tam aksine, Cemaat aleyhinde sürdürdükleri faaliyetlerinin dozajýný daha da arttýrarak, fiili saldýrý ve silahlý eylemlere yöneldiklerini gözlemledik. Bu grubun dolduruluþa getirilmiþ bazý adamlarý, Diyarbakýr þehir merkezinde, bir günde farklý noktalarda Cemaat mensuplarýnýn önünü kesip gözü dönmüþ bir þekilde silahlý, satýrlý ve sopalý saldýrýlarda bulunuyorlardý. Cemaatýn faaliyet yürüttüðü camilere gidip cami içinde sürtüþme ve kavga çýkarýyor, cami faaliyetlerinin aksamasýna, çocuklarýn ve gençlerin cami faaliyetlerinden uzaklaþmasýna sebep oluyorlardý. Bu þekilde, cami çýkýþýnda Cemaat mensuplarýnýn yollarýný kesip saldýrýyor, çatýþma ortamý oluþturuyor ve arkadaþlarýmýzý dövüyorlardý.
Sonraki dönemde sürekli propaganda malzemesi yaptýklarý, Ýslami kamuoyunu etkilemek ve Cemaatý kötü göstermek için duygu sömürüsü yaparak sýk sýk fotoðraflarýný yayýnladýklarý ve kendi arkadaþlarýnýn ölümüyle neticelenen çatýþma da, ayný þekilde Cemaat mensuplarýna yönelik baþlattýklarý ve aralýksýz devam ettirdikleri fiili saldýrýlarýnýn neticesinde meydana gelen bir olaydý. Ölümle neticelenen bu ilk olay, nifak grubu mensuplarýnýn camiden çýkan Cemaat mensuplarýna saldýrmalarý sonucunda meydana gelmiþti. Çýkan býçaklý ve sopalý bu kavga neticesinde kendilerinden bir kiþi ölmüþ, Cemaat mensuplarýndan da birkaç kiþi aðýr þekilde yaralanmýþtý. Yani bu çatýþma, kendilerinin yalan bir þekilde propaganda ettikleri ve her tarafa yaydýklarý gibi, Cemaatýn bu gruba saldýrýsýyla çýkan bir olay olmadýðý gibi, daha önce Cemaat tarafýndan planlanan bir olay da deðildi. Tam aksine, kendilerinin önceden planladýðý, hazýrlýk yaptýðý ve bilinçli bir þekilde baþlattýklarý bir çatýþmaydý.
Cemaatýn o dönemde ulaþtýðý eylem gücü ve silahlý mücadelede kazandýðý tecrübeleri çok ileri düzeydeydi. Eðer Cemaatýn önceden bu gruba karþý bir saldýrý niyeti olsaydý bu gruptan kaynaklanan tehlike bu þekilde büyümeden, verdiði zararlar bu boyuta ulaþmadan ve bütün bu sýkýntýlarý yaþamadan bu grubu etkisiz hale getirebilirdi. Ancak Cemaat, bütün bu güç ve imkanlarýna raðmen, þer’i açýdan vebal altýna girmemek ve çatýþmayý baþlatan taraf olmamak için askeri ve maddi güce baþvurmadý. Bu saldýrýlarýna uzun süre karþýlýk vermedi ve silahlý çatýþmaya girmekten özenle kaçýndý. Ancak kendileri, sanki böyle bir çatýþmayý baþlatmakla görevlendirilmiþ ve kaçýnýlmaz bir þekilde buna mecburlarmýþ gibi hareket ediyorlardý.
Bu grup, o güne kadar yoðun olarak sürdürdüðü saldýrýlarýyla yetinmeyerek daðýttýðý bir bildiriyle, Cemaate karþý savaþ ilan ettiðini duyurdu. Bildiride; grubun, yapýlan þura toplantýsý neticesinde Cemaatle çatýþma kararý aldýklarýný, böyle bir çatýþmaya cevaz veren fetvaya sahip olduklarýný, böyle bir saldýrýya geçmenin Ýslami bir görev ve sorumluluk olduðunu, bu çatýþmayý bölgenin ve Türkiye’nin her tarafýna yayacaklarýný ilan ettiler. Bu doðrultuda, Cemaatý tehdit eden ve gözdaðý veren propaganda ve sözlü açýklamalarýný yoðunlaþtýrdýlar. Bununla beraber, olaylardan habersiz, saf, Ýnkýlabi bazý Müslümanlarý kandýrmak ve etkilemek amacýyla, Ýran’a baðlý olduklarýný ve Ýnkýlap adýna hareket ettiklerini, Ýran’ýn bu çatýþma için kendilerine fetva verdiðini, silah desteðinde bulunduðunu, Cemaatýn ise Ýnkýlap ile bir iliþkisinin olmadýðýný söyleyerek, yoðun bir propaganda kampanyasý yürütüyorlardý. Sanki Ýslam düþmanlarýna ve küfür ordularýna karþý savaþa gidiyorlarmýþ gibi bir coþku ve heyecanla kaleme aldýklarý söz konusu bildiride, Cemaate karþý cihad ilan ettiklerini söylüyorlardý. Cemaati kýsa sürede bitirecekleri vehmiyle, iþçi ve memurlarýna birer ay izin aldýrmýþ, bazý esnaflarýný da kýsa süre için piyasadan çekmiþlerdi. Bütün bu söyledikleri sözde kalmayýp, gerçekten de Cemaate karþý ciddi bir þekilde silahlý eylemlerini ve saldýrýlarýný yoðunlaþtýrmaya baþladýlar.
Nifak grubunun aldýðý bu genel savaþ ilaný kararýndan sonra, Cemaat mensuplarýna karþý saldýrý ve eylemleri o derece ileri düzeye vardý ki, birçok Cemaat mensubu Cemaate baþvuruda bulunarak, ya Cemaatin bunlarý engellemesini ve bu iþin önünü almasýný veya kendilerine bireysel savunma ve saldýrýlara karþýlýk verme izninin verilmesini talep ediyordu. Ancak nifak grubu, tek taraflý olarak Cemaatle savaþma kararý aldýðý ve yoðun bir þekilde her gün deðiþik noktalarda Cemaat mensuplarýna karþý silahlý saldýrý gerçekleþtirdiði halde Cemaat, bu grubun adamlarýna karþý genel bir saldýrý baþlatmadý. Bunlarýn silahlý saldýrýlarýný yoðunlaþtýrdýklarý o dönemde Cemaat merkezi, bunlarýn þiddetli saldýrýlarýna maruz kalan Diyarbakýr’daki Cemaat mensuplarýna gönderdiði bir talimatla, bu grupla çatýþmadan kaçýnýlmasýný, eðer zorunlu olarak çatýþmaya girilse bile öldürücü darbenin vurulmamasýný, Cemaat mensuplarýnýn sadece kendilerini savunma ve can güvenliklerini korumaya çalýþmalarýný istiyordu.
Gerçekten de Ýslam tarihinde örnekleri çokça görülen ve ortaya çýktýklarý her dönemde Müslümanlara aðýr darbeler vuran, Ýslam ve Müslümanlarýn önemli zararlar görmesine neden olan nifak hareketleri gibi, bu nifak hareketi de birçok yýkým ve tahribata neden oldu. Bu grubun baþlattýðý bu çatýþma süreci ve meydana getirdiði fitne, büyük bir imtihan dönemi, her açýdan zorlu, sýkýntýlý ve meþakkatli bir süreçti. Hem zahiri olarak iki Ýslami grup arasýndaki bir çatýþma olmasýnýn manevi ve psikolojik zorluklarý ve hem de fiziki olarak Müslümanlarýn kendi bünyelerinde ortaya çýkan bir tümör olmasý nedeniyle telafisi mümkün olmayacak büyük zararlara, kýsa sürede iyileþmeyecek ve kapanmayacak derin yaralarýn açýlmasýna sebep olduðundan, Müslümanlara verdiði acý ve eziyetler çok büyüktü.
[ Geri Dön ]

Þehid Rehber