KENDÝ DÝLÝNDEN HÝZBULLAH - 52.BÖLÜM
BASÝT BÝRKAÇ YALAN ÝDDÝAYA CEVAP
Nifak grubunun ve destekçisi durumundaki bazý fert ve gruplarýn, Cemaatý karalamak, kötülemek ve suçlamak amacýyla, bilinçli ve kasýtlý bir þekilde propaganda ettikleri ve ortaya attýklarý basit ve yalan bazý iddialar sürekli gündeme getirilmiþ, olaylarýn mahiyetini ve iç yüzünü bilmeyen bazý Müslümanlar da bu iddialara inanmýþ ve bilinçsizce bunlarý tekrarlamýþtýr. Bu yalan ve yanlýþ bilgilere dayalý iddia ve söylentiler zamanla bu konu üzerine kitap yazan bir çok insanýn da malzemesi olmuþ ve böylece bu yalanlar kitaplara da girmiþtir. Aslýnda bunlar, cevaplandýrýlmaya deðmeyecek kadar basit iddialardýr. Olaylarýn kronolojik olarak geliþimine bakan ve az çok bölge hakkýnda veya Cemaatin mücadele seyri konusunda bilgi sahibi, aklý baþýnda ve tarafsýz olan hiçbir insanýn inanmayacaðý ucuz yalan ve iftiralardýr. Bu konuda þimdiye kadar yaptýðýmýz izahatlar bu yalanlarýn cevabýný içermekle beraber, yine de en ufak bir þüphenin bile kalmamasý için, özlü bir þekilde kýsaca bu iddialarý belirtip bunlarý açýklamak ve cevaplandýrmakta fayda vardýr.
Birinci iddia; Bu insanlarýn Cemaatle beraber olmaya zorlandýðý ve bu amaçla kendilerine baský yapýlýp faaliyetlerinin engellendiði, bunlarýn da bu durumu kabul etmeyip çatýþmalarýn baþladýðý þeklindeki basit ve inandýrýcýlýktan uzak söylentidir. Eðer bu iddia doðru olsaydý, Cemaat bunlarýn ihanetini görüp birliktelik süreci son bulunca bunu çatýþma nedeni sayar, bu baský ve dayatmayý o zaman yapardý. O dönemde hem Cemaatin bunu yapacak maddi gücü vardý ve hem de bu grubun o dönemdeki düþmanca tutum ve uygulamalarý sonucu Cemaatle yaþadýklarý sürtüþme, ihtilaf, gerginlik ve ayrýþma, Cemaatýn bu gruba karþý böyle bir tavýr ve dayatmada bulunmasý için yeterince bahane saðlýyordu. O dönemde bu gruba baský uygulamak için Cemaatin böyle haklý gerekçeleri varken ve uygun bir ortam oluþmuþken niye bunu o zaman yapmasýn da, yaklaþýk üç-dört yýl sonra bu türden haklý bir gerekçesi yokken böyle bir baský uygulasýn. Bu, akla ve mantýða uygun olmayan, inandýrýcýlýktan yoksun, gerçeði yansýtmayan basit bir iftiradýr.
Ýkinci iddia; Mücadelenin ulaþtýðý merhale çerçevesinde takip edilecek yol, yöntem, taktik ve stratejiler konusunda Cemaatle bu grup arasýnda bir tartýþmanýn yaþandýðý, Cemaatýn silahlý eylemi savunduðu, Menzil grubunun ise buna karþý çýktýðý, bu düþünsel ve yöntemsel ayrýlýklarýn çatýþmaya dönüþtüðü þeklindeki yalan iddiadýr. Baþtan beri yapýlan izahatlarda görüldüðü gibi, bu grupla yaþanan sorunlarýn ve meydana gelen ayrýlýðýn bununla ilgisi yoktur ve böyle bir yönü hiç olmamýþtýr. Düþünce, yöntem ve merhale temelinde bir tartýþma hiçbir zaman söz konusu olmadýðý gibi, birlikteliðin son bulmasý da böyle bir durumdan kaynaklanmamýþtýr. Ayrýca, söz konusu çatýþma birlikteliðin son bulmasýyla baþlamamýþ, bu ayrýlýktan yýllar sonra böyle bir çatýþma meydana gelmiþtir. Baþtan beri ýsrarla vurguladýðýmýz gibi, bu grubun Ýslami kardeþlik ve dostluktan uzak bir þekilde, münafýkça basit grup çýkarlarýný gözeterek, birliktelik sürecine ihanet etmeleri ve birlikteliði baltalamalarýndan kaynaklanan bir ayrýþma söz konusu olmuþtur.
Üçüncü iddia; PKK’ye karþý Hizbullah’ý desteklemesi için Menzil grubuna Cemaatýn baský yaptýðý, Menzil’in de bunu kabul etmemesi ve destek vermemesi sonucu Cemaatin bu gruba karþý maddi güç kullanýp eylem dayattýðýdýr. Baþtan beri yaptýðýmýz izahatlarda görüldüðü gibi, böyle bir þey hiçbir zaman söz konusu olmamýþtýr. Bu basit bir iddia olup, Cemaatýn bu gruba böyle bir teklifi ve dayatmasý olmadýðý gibi, bunlardan böyle bir beklentisi de olmamýþtýr. Cemaatýn o dönemde bölge genelinde ulaþtýðý silahlý ve teþkilati gücü göz önünde bulundurulursa, böylesi küçük ve sadece Diyarbakýr þehir merkezi ile sýnýrlý bir grubun maddi olanaklarýna ve silahlý gücüne ihtiyaç duymayacaðý çok açýk bir þekilde görülecektir. Cemaatýn böyle bir yardýma ihtiyacý olmadýðý bir yana, eðer bu grup bütün imkanlarýyla destek verseydi dahi, bu grubun yapýsal özelliklerinden dolayý Cemaate önemli bir katkýsý olamaz, çatýþmalarýn seyrini etkileyemez ve sonucunu da deðiþtiremezdi.
Dördüncü iddia; PKK’yle silahlý çatýþmaya girip girmeme, silahlý mücadele sürecini baþlatýp baþlatmama konusunda ayrýlýða düþüldüðü, nifak grubunun PKK’ye karþý silahlý mücadelenin baþlatýlmasýna karþý çýktýðý, Cemaatýn ise bunu savunduðu için bu grubun Cemaatten ayrýldýðý ve bu kopma neticesinde yaþanan ihtilaflarýn çatýþmaya dönüþtüðü þeklindeki iddiadýr. Oysa ki bu grupla ayrýlýk, PKK ile çatýþmanýn baþlamasýndan yýllar önce olup bittiðinden, böyle bir iddianýn ileri sürülmesi için inandýrýcý hiçbir gerekçe yoktur. Cemaatýn PKK ile çatýþmalarý baþladýðýnda bu grupla hiçbir iliþki ve irtibat söz konusu olmadýðýndan “PKK’ye karþý tavrýmýz ne olacak, PKK ile çatýþalým mý yoksa çatýþmayalým mý?” þeklinde bu insanlarla böyle bir tartýþmanýn zaman açýsýndan yaþanmasý mümkün olmadýðý gibi, böyle bir konunun gündeme gelmiþ olabileceði bile düþünülemez. Ayrýca, nifak grubu dýþýnda hem Kürdistan’da ve hem de Türkiye genelinde Cemaatle bir çok konuda düþünce ayrýlýðý içinde olan, ayrý yöntemlerle faaliyet yürüten ve Cemaate muhalif bir tutum içinde olan birçok kiþi ve grup vardý. Niçin bu Müslüman fert ve gruplara yönelik böyle bir dayatma yapýlmadý da sadece nifak grubuna yapýldý? Bütün bunlar bu iddianýn gerçek dýþý ve gülünç olduðunu göstermektedir.
Görüldüðü gibi, bu grupla yaþanan ayrýlýk, ihtilaf, sürtüþme ve yaþanan çatýþmalarýn yukarýda belirttiðimiz hiçbir iddia ile yakýndan uzaktan iliþkisi yoktur. Bu iddialarýn hepsi ya cehaletten veya düþmanlýktan kaynaklanan, Cemaatý yýpratmaya ve gerçekleri gizlemeye yönelik ortaya atýlan gerçek dýþý yalan uydurmalardýr. Bütün bu iddialarýn hiçbir esasý olmadýðý gibi, akýl ve mantýkla baðdaþmayan, çok ham, basit ve inandýrýcýlýktan yoksun iddialardýr. Olaylarýn dýþýnda olan ve sadece olaylarý iyi izleyen normal bir insanýn inanamayacaðý kadar temelsiz, uydurma ve karalama amaçlý propagandalardýr.
[ Geri Dön ]

Þehid Rehber