KENDÝ DÝLÝNDEN HÝZBULLAH - 56.BÖLÜM
NÝFAK GRUBUNUN PKK ÝLE GÖRÜÞÜP ANLAÞMASI
Tarihin her dönemindeki nifak hareketleri, fitneci, komplocu, dedikoducu, iki yüzlü, kaypak, yalancý, fýrsatçý, menfaatçý, egoist vb. birçok ortak özelliðe sahip olmuþlardýr. Müslümanlara zarar vermek ve þeytani amaçlarýna ulaþmak için bu özelliklerinin yanýnda, akla gelebilecek her türlü hile ve desiseye baþvurmaktan da geri kalmamýþlardýr. Tarihteki nifak hareketlerinin amel ve uygulamalarýnda gördüðümüz özelliklerin aynýsýný veya benzerini bu nifak grubunun pratiðinde de görmekteyiz. Münafýklarýn karakteri ve münafýk kiþiliklerin belirgin özelliði olan can, mal ve ölüm korkusu ile dünyalarýný garantiye alma telaþýnýn aynýsý bu grupta da kendisini göstermektedir. Bu grup, Cemaatýn PKK ile çatýþtýðý dönemde PKK’nin kendilerini de Cemaatten bilip saldýracaðý ve onlara darbe vuracaðý telaþ ve endiþesiyle TC’nin kontrolüne girmekle yetinmemiþ, ayný zamanda PKK ile görüþüp anlaþmaya varmýþ. Kendilerini emniyete alýp bu çatýþmadan zarar görmemek ve saldýrýya uðramamak için ve en önemlisi de Cemaate karþý ortak mücadele ve düþmanlýk temelinde PKK ile anlaþtýklarý bu grubun kendi elemanlarýnýn itiraflarýyla belgelenen bir diðer önemli husustur.
Bu grubun söz, eylem, tavýr ve uygulamalarý ile PKK’nin açýklamalarý ve tutumu her ne kadar böyle bir görüþme ve iþbirliðinin olduðunu gösteriyorduysa da, belli bir müddete kadar bunu ispatlama ve belgeleme imkanýna sahip deðildik. Ancak bu grubun Cemaate sýðýnan veya yakalanýp sorgulanan elemanlarýnýn itiraflarýyla bu durum net bir þekilde açýklýða kavuþtu. Bu grubun sorgulanan elemanlarý, bu grubu temsilen PKK ile iliþki kurup görüþmeye giden þahýs ve bu görüþmeye arabuluculuk eden PKK ile irtibatlý þahýs hakkýnda þüpheye yer býrakmayacak þekilde net bilgiler verdiler. Bunun üzerine hem nifak grubundan PKK ile görüþmeye giden þahýs ve hem de PKK ile görüþmede arabuluculuk yapan þahýs Cemaat tarafýndan yakalanýp sorgulandýlar. Böylece bu olay ve bu görüþmenin detaylarý hakkýnda önemli bilgiler elde edildi. Kýsaca, yaptýklarý bu görüþme ve anlaþma gereði bu münafýklar, PKK kendilerine yanlýþlýkla saldýrýda bulunmasýn diye kendi elemanlarýnýn isim listesini PKK’ye vermiþ, PKK’ye karþý düþmanlýk yapmayacaklarýný ve Hizbullah’ý desteklemeyeceklerini taahhüt etmiþ, bildikleri Cemaat mensuplarýnýn bilgilerini PKK’ye vermiþ ve buna karþýlýk olarak PKK de kendilerine saldýrmayacaðýný ve Cemaate karþý kendilerine destek vereceðini kabul etmiþ. Bu görüþme ile ilgili detaylara girmiyor ve burada bu kadarýný zikretmekle yetiniyoruz. Batman ve Garzan mýntýkalarýnda geliþen bu iliþki ve anlaþmanýn detayý ve bu iþte rol alan þahýslarýn kimlikleriyle ilgili eðer ihtiyaç olursa ileride daha detaylý açýklama yapabiliriz.
Ýzzet ve onuru Müslümanlarýn yanýnda yer alarak elde edeceklerine, mülhid ve zalimlerle ayný safta yer alarak zilleti tercih ettiler. PKK, bu nifak grubunun içine düþtüðü zillet ve Cemaate karþý olan düþmanlýðýný iyi kullanýp azami derecede istifade etmeye çalýþtý. Bu iþbirlikçi tavýr ve tutumlarýndan dolayý PKK, bu münafýklarý destekleyen ve öven, Cemaatý ise kötüleyen ve töhmet altýnda býrakan açýklamalar yaptý. Bu konuyla ilgili PKK’nin yanýn organlarýnda deðiþik yazý ve haberler yayýnlandý. Ancak içine düþtükleri zillet ve takip ettikleri politikaya raðmen yine de PKK tarafýndan aþaðýlanmaktan kurtulamadýlar. Yaranmak istedikleri PKK ve onun baþý Apo; “Bu çocuklarla arasýra görüþüyoruz” þeklinde alaycý, küçümseyici ve aþaðýlayýcý bir üslupla bu iliþkilerini deþifre etti.
Eðer gerçekten Allah korkusu taþýsaydýlar ve samimi olsaydýlar en azýndan düþmanlýk yapmamalarý gerekirdi. Düþünce ve bakýþ farklýlýðýný gerekçe gösterip yardýmda bulunmayabilir ve sessiz kalabilirlerdi. Zaten deðil onlardan, Cemaat hiç kimseden yardým istememiþ ve kimseyi böyle bir tercihe veya yardýma zorlamamýþtý. Bunlarýn fiili olarak Cemaatýn yanýnda yer almalarý olaylarýn seyrini ve maddi sonuçlarýný hiçbir þekilde etkilemeyecekti. Kendilerinden beklenen sadece Ýslami bir duyarlýlýk ve Müslümanca bir tavýrdý. Ancak bunu yapmayýp düþmanlýk yapmalarý, Ýslam düþmanlarýyla anlaþýp ayný safta yer alarak Cemaate saldýrmalarý ve Müslümanlarýn kanýný dökmelerini haklý gösterecek hiçbir Ýslami dayanaklarý yoktu. Ortaya çýkan bütün bu bilgi ve belgelerden sonra bu grup hakkýnda hüsnü niyette bulunmak, Ýslami dayanak ve ölçülere uygun hareket etmelerini beklemek saflýk olup abesle iþtigaldir.
[ Geri Dön ]

Þehid Rehber