KENDÝ DÝLÝNDEN HÝZBULLAH - 62.BÖLÜM

ÝZZETTÝN YILDIRIM OLAYI ÝLE ÝLGÝLÝ ZARURÝ BÝR AÇIKLAMA

 Hizbullahi Cemaatýn temel kültürel ve itikadi kaynak eserlerinden en önemlisi Risale-i Nur Külliyatýdýr. Risale-i Nur, cemaatleþme sürecinin her döneminde, Cemaat mensuplarýnýn temel eðitim ve ders kitaplarýndan biri olmuþtur. Cemaat, mücadele sürecinin her döneminde itikadi, ahlaki, cemaatleþme ve mücadele gibi birçok konuda Risale-i Nur ve Üstad Bediüzzaman’ýn görüþ ve yaklaþýmlarýndan faydalanmýþtýr. Özellikle Ýslamda cemaat ve cemaatleþmenin yeri ve önemi üzerine beyanatlarý ve yaþantýsýyla pratize ederek ortaya koyduðu uzun süreli ve meþakkatli mücadelesi Cemaatýn ilham kaynaðý ve örneði olmuþtur. Bugüne kadar mücadelenin her döneminde Risale-i Nur, Hizbullahi Cemaatýn temel gýdasýný aldýðý itikadi ve ilmi kaynaklarýn baþýnda gelmiþtir. Bütün Nurcu gruplarýn bildiði ve tanýdýðý gibi Þehid Rehberimiz, Risale-i Nur mektebinden yetiþmiþ olup ileri derecede Risaleye vakýf bir insandý.

Bazý Ýslami gruplarla olduðu gibi, Nurcu gruplarla da özellikle Üstad Bediüzzamana bakýþ ile Risale-i Nuru anlama ve yorumlamada görüþ ayrýlýðýmýz vardýr. Nitekim bu hususta Nurcu gruplarýn kendi aralarýnda da görüþ ve düþünce ayrýlýklarý olduðu bir gerçektir. Ancak, bu görüþ ayrýlýðýmýz hiçbir zaman Nurcu gruplarla düþmanlýða veya çatýþmaya sebep olmamýþtýr. Genelde bütün Ýslami gruplara ve özellikle Nurcu gruplara karþý Cemaatýn tutumunun daha iyi anlaþýlmasý için, bugüne kadar Cemaate þiddetli düþmanlýk yapan Fetullah Hoca grubunu ve bu grubun Cemaate karþý düþmanca tutumunu örnek olarak gösterip, Cemaatýn bu gruba karþý tavýr ve yaklaþýmýný kýsaca açýklamakta fayda vardýr.

Fetullah Hoca grubu, rejime daha fazla yaranmak, TC nezdindeki konumunu güçlendirmek ve grup çýkarlarýný korumak için hem Cemaate ve hem de diðer Ýslami gruplara karþý acýmasýz, saldýrgan ve düþmanca bir tutum içerisinde olmuþtur. PKK’nin TC’ye karþý silahlý mücadelesinin yoðunlaþtýðý dönemde TC, PKK’ye karþý mücadelesinde etkili olabilmek için Kürt halkýnýn dindarlýðýný ve Ýslam’a baðlýlýðýný göz önünde bulundurarak, bir politika ve taktik gereði Kürdistan’a muhafazakar ve dindar kamu görevlilerini gönderiyordu. Özellikle dindar, muhafazakar, saðcý, mukaddesatçý ve milliyetçi çok sayýda polis bölgede görevlendirildi. Böylece Fetullah Hoca grubuna baðlý çok sayýda polis de bölgeye atanmýþtý. TC, Cemaate yönelik yoðun ve þiddetli operasyonlara baþladýktan sonra da bu gruba baðlý polisler halen bölgede görev yapýyorlardý. Cemaate karþý gerçekleþtirilen operasyonlarda bunlar önemli görevler icra ediyor ve Cemaate karþý çok acýmasýz davranýyorlardý. Yakalanan Cemaat mensuplarýný çözmek veya Cemaatten uzaklaþtýrmak için dindarlýklarýný da kullanarak deðiþik yol ve taktiklere baþvuruyorlardý. Öyle tahmin ediyoruz ki, Fetullah Hoca grubunun bu insanlar vasýtasýyla Cemaat hakkýnda edindiði bilgi, en az TC’nin edindiði bilgi kadar vardýr. Her ne kadar bunlarýn Cemaate karþý bu tutumu Fetullah Hoca grubunun tutumunu yansýtýyorduysa da, bunlar TC’nin polisi olduklarý için, bu tutumlarýný TC’den bilip Fetullah Hoca grubuna mal etme basitliðine düþmedik. Fetullah Hoca grubunun bütün bu düþmanlýklarýna ve kendi yayýn organlarýnda herkesten daha fazla Cemaate küfrederek saldýrmalarýna raðmen Cemaat, bu güne kadar bu gruba fiili saldýrýda bulunmadý.

Ýzzettin Yýldýrým grubu, Nurcu gruplar arasýnda duruþlarý, bakýþ açýlarý, Üstadý ve Risale-i Nur’u yorumlamalarý ile Cemaate en yakýn gruptu. Ýzzettin Hoca ile geçmiþe dayanan tanýþmýþlýðýmýz ve dostluðumuz vardý. Karþýlýklý görüþme ve ziyaretleþmelerimiz Cemaatýn tamamen gizliye kaydýðý 1990’lý yýllara kadar da devam etmiþtir. Bu dönemden sonra da birçok gruba nazaran Cemaat hakkýnda temkinli hareket eden ve düþmanlýk yapmayan bir tutum içerisindeydiler. Buna raðmen, Ýzzettin Hoca’nýn Cemaat tarafýndan götürülmesine neyin sebep olduðunu ve olaylarýn nasýl geliþtiðini, bütün Müslüman kamuoyuna ve özellikle o grupla beraber olan dostlara kýsaca açýklamak istiyoruz. Bu kitapta zorunlu olmadýkça olaylarý izah ederken þahýslarý isimleriyle zikretmekten özellikle kaçýndýk. Ancak bu olayýn daha net anlaþýlmasý için isim zikretmek zorunda kalacaðýz.

Ýbrahim Sarýaltun’u Türkiye’deki Ýslami gruplar çok yakýndan tanýrlar. Bu þahsýn polisle iliþkileri, Kahramanmaraþ Pazarcýk’ta lise öðrencisiyken baþlýyor. Ýstanbul’a üniversiteye gidince bu iliþkilerini daha da geliþtirerek, TC polisi ve istihbaratýna baðlý olarak çalýþmalarýný sürdürüyor. Ýstanbul’da öðrencilik döneminde yurt temsilciliði ve üniversite temsilciliði gibi birçok önemli görevlere derin devletin yardýmýyla getirilerek, önemli ve etkin faaliyetler yürütüyor. Arkasýndaki istihbarat güçlerinin desteði ve bunlarýn kendisine verdiði görev icabý, birçok çevreyle iliþkiler geliþtiriyor ve önemli bir þahýs pozisyonunu kazanýyor. Özellikle, Kürt-Ýslam çizgisi adý altýnda, üniversite dönemi ve sonrasýnda Türkiye genelinde birçok kiþi ve grupla iliþkiler içine giriyor. Daha sonra PÝK adýna hareket edip Türkiye’nin birçok yerini dolaþarak muhtelif görüþmelerde bulunuyor, irtibatlar kuruyor, siyasi ve teþkilati iliþkiler geliþtiriyor. Görevindeki baþarýsý nedeniyle faaliyetleri ülke içiyle sýnýrlý kalmayýp, baðlý bulunduðu istihbarat örgütleri tarafýndan muhtelif görevler icra etmesi için yurtdýþýna gönderiliyor. Irak Kürdistaný, Ýran, Sudan, Dubai ve Avrupa ülkeleri baþta olmak üzere gittiði bütün ülkelerde Ýslami grup ve þahýslarýn yanýna uðrayarak, onlarla bireysel ve siyasi iliþkiler veya dostluklar geliþtiriyor. Özellikle rolü ve görevi icabý Müslüman Kürt þahýslar veya gruplarla görüþerek, önemli bir þahsiyet veya grup temsilcisiymiþ gibi özel siyasi ve örgütsel iliþkiler içerisine giriyor. Bütün bu iþlerini TC’nin üst düzey istihbarat elemanlarýyla koordineli ve bunlardan aldýðý talimatlar doðrultusunda yürütüyor. Gittiði yerlerde bilgi toplama dýþýnda bazý insanlarý da tuzaðýna düþürerek baðlý bulunduðu TC istihbarat teþkilatlarýna kazandýrýyordu.

Cemaat, bu þahsýn durumundan þüphelenerek onu uzun süre takibe aldý. Sadece Türkiye içinde deðil, yurtdýþýnda gittiði birçok yerde onu takip ederek iliþkilerini ve faaliyetlerini öðrenmeye ve belgelemeye çalýþtý. Bu uzun takip neticesinde bu þahsýn çalýþmalarýyla ilgili önemli bilgiler elde etti. Neticede güçlü kanýtlar elde edince bu þahsý yakaladý. Kendi iþinde profesyonel olduðundan Cemaatý da kandýrýp atlatabileceðini tahmin ediyordu. Ancak Cemaat, onun yurtdýþýndaki faaliyetlerinin ve önemli iliþkilerinin kanýtýný gösterince çözülmek zorunda kaldý ve her þeyi itiraf etti. Kendisi, “Uzun süredir ülke içinde ve ülke dýþýnda bu kadar faaliyet yürüttüðü halde, hiç kimsenin kendisinden þüphelenmediðini, iliþki kurduðu bütün fert ve gruplarý çok rahatça kandýrýp kullandýðýný söyleyerek, Cemaatýn kendisinden þüphelenmesine, uzun süre, titiz bir þekilde ve uzmanca takip edip yakalamasýna ve faaliyetlerini belgelemesine çok þaþýrdýðýný ve hayranlýk duyduðunu” itiraf etti.

Bu þahýs, baðlý bulunduðu TC istihbarat örgütlerinin ülke içi ve ülke dýþýnda yürüttükleri ve kendisinin de içinde yer aldýðý faaliyetleriyle ilgili Cemaate çok detaylý bilgiler verdi. Verdiði önemli bilgilerden bir tanesi Ýzzettin Yýldýrým grubu hakkýndaydý. Ýbrahim Sarýaltun, kendisinin de içinde bulunduðu TC istihbarat örgütleri ve derin devletin bir planý hakkýnda önemli açýklamalarda bulundu. Bu planý þu þekilde izah etti; “TC, Kürdistan’da Hizbullah ve PKK’nin etkinliðinin arttýðýný, bunlarý kontrol edemediðini, bunlarý etkisiz hale getirmek veya zayýf düþürmek için bugüne kadar uygulamaya koyduðu planlarýndan bir netice alamadýðýný, böyle devam ederse bu iki örgütle baþa çýkamayacaðýný, bu durumun rejim için tehlike arz ettiðini, bu iki hareketi zayýf düþürme ve etkisizleþtirmenin tek yolunun bunlara karþý alternatif hareketler ortaya çýkarmak olduðuna inanarak bir plan geliþtirdiðini, bu plan gereði TC, Hizbullah’a karþý olan Ýslamcý Kürt þahýs ve gruplarý, PKK’ye karþý da Kürt milliyetçisi, demokrat þahýs ve gruplarý bir araya getirip örgütleyerek ve her türlü destekte bulunarak, sanki bunlar rejime karþý mücadele eden baðýmsýz örgütlenmelermiþ görüntüsü verilerek, kamuoyunda bunlarýn taban bulmalarý ve güç kazanmalarý için bunlarý destekleyecek" þeklinde önemli itiraflarda bulundu. Ayrýca, uzun süredir üzerinde çalýþýlan bu planýn uygulamaya konulduðunu, bu amaçla muhtelif toplantýlar yapýldýðýný, altyapýnýn oluþturulduðunu ve gerekli maddi imkanlarýn temin edildiðini söyledi. Bu planýn içerisinde kendisi dahil yer alan bütün þahýs ve gruplarýn bilgilerini Cemaate verdi. Özellikle Hizbullah’a alternatif olarak oluþturulmak istenen yapýlanmanýn içerisinde Ýzzettin Yýldýrým grubunun da olduðunu belirtti.

Bu önemli geliþme ve bilgi üzerine Cemaat, Ýzzettin Yýldýrýmla konuþma, bu konuyu detaylýca soruþturma ve öðrenme ihtiyacý duydu. Bunun için Ýzzettin Yýldýrým Cemaat tarafýndan çaðrýlarak bu konuyla ilgili kendisiyle konuþuldu. Ýzzettin Hoca, Ýbrahim Sarýaltun’un söylediklerini doðruladý. Ancak bu toplantýlara kendisinin deðil, grubundan iki arkadaþýnýn katýldýðýný, bu planýn perde arkasýnda TC’nin olduðunu bilmediðini ve bu planýn içeriði ve detayýndan haberdar olmadýðýný söyledi. Bu planýn içinde yer alarak ve bu çirkin tuzaða düþürülerek kötü bir þekilde kullanýldýklarýný kabul etti. Ayrýca Cemaatin bu plan hakkýnda kendisine yaptýðý açýklamalardan sonra, bu iþin mahiyetini ve detayýný daha iyi öðrendiðini, böylece içine sürüklendikleri iþin ne kadar çirkin ve tehlikeli bir oyun olduðunu anladýðýný beyan etti.

Ýzzettin Hoca Cemaatin yanýnda olduðu sýrada TC, 17 Ocak 2000 tarihinde Cemaate yönelik büyük bir operasyon gerçekleþtirdi. Ýzzettin Hoca’nýn bulunduðu ev, Beykoz’da basýlan evle irtibatý olduðundan, operasyon baþlar baþlamaz bu evin de basýlacaðý korkusuyla evde bulunan Cemaat mensuplarý Ýzzettin Hoca’yý evde býrakýp evi terk ediyorlar. Yanýna tekrar dönmeye teþebbüs ettikleri halde o evin de operasyon kapsamýnda olmasýndan ve operasyonun þiddetinden dolayý buna muvaffak olamýyorlar. Bu þekilde bir daha da yanýna dönemiyor ve kendisinden haber alamýyorlar.

Bütün Müslümanlar ve özellikle Ýzzettin Hoca grubuna baðlý kardeþlerimiz þunu çok iyi bilmeliler ki, ne kendilerine ve ne de hiçbir Müslüman’a karþý en ufak bir düþmanlýðýmýz ve önceden tasarlanmýþ bir eylem planýmýz olmamýþtýr. Cemaate yönelik böyle önemli bir imha planý karþýsýnda bizim yerimizde kendileri dahi olsalardý, eminiz ki bundan farklý bir tutum içinde olmayacaklardý. Þunu da çok iyi bilmeli ve inanmalýlar ki Cemaat, bilerek ve isteyerek Ýslami ölçülere aykýrý ve Allah’ýn meþru kýlmadýðý hiçbir uygulama içerisinde olmamýþtýr. Varlýk sebebi Ýslam’a hizmet olan ve uzun süreli mücadelesinde bu kadar eziyet çekip maðdur edilen Cemaatýn, Ýslami olmayan bir tutum ve davranýþ içerisinde olabileceðini düþünmemelidirler. Cemaatýn bu gruba karþý bir düþmanlýðý olmadýðý gibi, Kendilerinin de Cemaate karþý buðz, kin ve düþmanlýk içerisinde olmamalarýný bekliyor ve diliyoruz.

 

 

[ Geri Dön ]

 


GERİ
      Masaüstü Görünümü