KENDÝ DÝLÝNDEN HÝZBULLAH - 63.BÖLÜM
AVRUPA ALANINDAKÝ FAALÝYETLERÝMÝZ VE AVRUPA ÜLKELERÝNE ÇAÐRIMIZ
Cemaat, silahlý mücadele temeli üzerine kurulan ve silahlý propagandayý temel ilke olarak kabul eden bir hareket deðildir. Bu kitaptaki açýklamalarýmýzdan da anlaþýlacaðý gibi, Cemaatin bugüne kadar girdiði silahlý çatýþmalarýn tümü savunma amaçlý olmuþtur. Kendisine imha amaçlý yapýlan dayatmalara ve saldýrýlara karþý varlýðýný korumak amacýyla meþru müdafaa hakkýný kullanmýþtýr. Yaþadýðý silahlý çatýþmalarýn tümü, ortaya çýktýðý ve mücadele verdiði alanda geliþmiþtir. Silahlý eylemlerini bu alan dýþýna taþýrmamýþ ve özellikle ülke dýþýnda hiç bir silahlý eylemi olmamýþtýr.
Cemaatýn, Avrupa alanýnda geniþ bir potansiyeli ve sempatizan kitlesi yaþamaktadýr. Bu kitlemizin tutum ve davranýþlarý Cemaatýn genel siyasi tavýr, tutum ve uygulamalarýyla paralel ve uyum içinde olmuþtur. Bugüne kadar Cemaatýmýzýn ve bu kitlemizin Avrupa alanýnda þiddet veya terör olarak nitelendirilebilecek hiçbir eylem veya uygulamasý olmamýþtýr. Her ne kadar Avrupa ülkelerinin Cemaat potansiyeline ve sempatizan kitlesine karþý tutumlarý bugüne kadar olumlu olmuþsa da, bu tutum ve davranýþlarý insan haklarý ve özgürlükler diyarý olduklarý þeklindeki iddialarýna yaraþýr bir þekilde ve istenilen düzeyde olmamýþtýr. Ýslami veya Kürt kimliklerinden ve siyasi düþüncelerinden dolayý TC’nin zulmüne uðrayýp maðdur edilen bir çok insanýmýz, bin bir zorluk ve zahmete katlanarak Avrupa ülkelerine iltica etmektedir. TC, bu insanlar hakkýnda hiç bir mesnet ve delile dayanmayan gerçek dýþý bazý suçlamalarda bulunarak, istediði þekilde belge ve dosyalar düzenleyip kovuþturma açmakta, gerçeði yansýtmayan suç dosyalarý hazýrlayýp Ýnterpol’a baþvurarak birçok kiþi hakkýnda kýrmýzý bültenler çýkarmakta ve böylece bu insanlarýn rahat bir þekilde iltica etmelerine ve oturum almalarýna engel olmaktadýr. Her ne kadar Avrupa ülkeleri TC’nin bu oyunlarýný biliyor ve her söylediðine inanmýyorlarsa dahi, arkadaþlarýmýza karþý tavýr ve tutumlarýnda bazen TC’nin bu giriþimlerinin tesirinde kaldýklarý da görülmektedir.
TC tarafýndan yýllardýr Cemaate karþý acýmasýz bir imha hareketi yürütülmekte, binlerce insan en aðýr iþkencelere maruz kalmakta, en kötü koþullarda zindanlarda tutulmakta, bazýlarý yargýsýz infazlarla hayatlarýndan olmakta, geniþ bir kitleyi teþkil eden bunlarýn aileleri, çocuk ve eþleri kötü muamele ve baskýlar sonucu ekonomik, siyasi ve sosyal birçok konuda maðdur edilmektedirler. Bugüne kadar, ne içeride ve ne de dýþarýda sözde insan haklarý örgütleri ve Avrupa insan haklarý kuruluþlarý bu konuya el atmamýþtýr. Sanki bu olup bitenler hak ihlalleri deðil ve insan haklarý kapsamýna girmiyormuþ gibi, bu duruma ilgisiz ve seyirci kalmaktadýrlar. Haklý olarak Ýslami kimliðinden dolayý Cemaate karþý böyle bir tutum sergileniyor ve bu ayrýmcýlýk yapýlýyor diye düþünmekteyiz. Çünkü, þimdiye kadar bu þekilde düþünmemize mani olacak veya bu düþüncemizi haksýz çýkaracak bunlarýn bir tutum ve uygulamasýna þahit olmadýk.
Dileðimiz, Avrupa ülkelerinin, Cemaat hakkýnda TC ve diðer muhaliflerinin tek taraflý olarak yürüttükleri yanlýþ tanýtma ve karalama propagandalarýnýn tesirinde kalmamalarýdýr. Cemaatý, düþmanlarýnýn ve muhaliflerinin dilinden deðil, bizzat kendi dilinden, mücadelesinden, düþünce ve uygulamalarýndan tanýmalarý ve buna göre her türlü etkiden uzak ve baðýmsýz bir tutum ve yaklaþým sergilemeleridir. Ayný þekilde, TC’nin baský, zulüm ve haksýzlýklarýndan uzak, özgür bir ortamda yaþamak için Avrupa’ya iltica eden insanlarýmýza karþý daha olumlu bir tavýr içinde olmalarýdýr.
[ Geri Dön ]

Þehid Rehber