KENDÝ DÝLÝNDEN HÝZBULLAH - 65.BÖLÜM

17 OCAK 2000 OPERASYONUNUN DEÐERLENDÝRÝLMESÝ

17 Ocak 2000 tarihinde Ýstanbul Beykoz’da gerçekleþtirilen ve Cemaat rehberinin þehid edilmesi ile sonuçlanan büyük operasyonla ilgili bugüne kadar deðiþik kiþi ve çevreler tarafýndan ortaya atýlan iddialara ve ileri sürülen senaryolara cevap olmasý ve bu konu etrafýnda oluþturulan þüphe ve istifhamlarýn giderilmesi için bu konuyu müstakil bir baþlýk altýnda ele alýp deðerlendirmede fayda vardýr. Operasyondan bu yana geçen süre içinde ortaya çýkan durum ve elde edilen bilgiler ýþýðýnda bu operasyonu tahlil ederek, operasyonun nasýl ve nereden kaynaklandýðý hususunda bir neticeye ulaþma imkanýna sahibiz. Bu tahlil ve deðerlendirme neticesinde kesin olarak þu sonuca varýyoruz ki; bu operasyon direkt Cemaat merkezi ve merkezle irtibatlý elemanlardan herhangi birisinin takibi sonucu gerçekleþmediði gibi, Cemaat merkezi ve rehberiyle irtibatlý üst sorumlular arasýna TC’nin sýzmasý da olmamýþtýr. Bunu ispatlayan ve bu kanaatimizi destekleyen akli ve mantýki delillerimiz ile tecrübi gerekçelerimizi aþaðýda maddeler halinde sýralayacaðýz;

1-Gerek kendimizin yaþadýðý, gerekse de okuduðumuz, duyduðumuz ve gördüðümüz, TC’nin polis operasyonlarý þu þekilde yapýlmaktadýr; Operasyon öncesinde geniþ bir istihbarat çalýþmasý yapýlýr. Bu istihbarata dayanarak bu iþin yetkilisi olan uzman þahýslar operasyonu planlarlar. Operasyon öncesinde, hedeflere yönelik keþif çalýþmasý yapýlýr. Bütün bu iþler bir program dahilinde yürütülür. Operasyonun baþlangýç tarihi ve bitiþ tarihi, operasyona katýlan güçler, bu güçlerin sayýsý, operasyonda kullanýlacak araç, gereç ve silahlar önceden tespit edilir. Operasyonun önemine göre bazen önceden tatbikat dahi yapýlýr. Ayný zamanda, çevre güvenliði ve diðer ihtiyaç duyulan ilave tedbirler alýnarak operasyon baþlatýlýr. 17 Ocak 2000 tarihli Beykoz operasyonunda böyle bir durum görülmemektedir.

2-Hem Cemaate yönelik þu ana kadar gerçekleþtirilen binlerce operasyonun ve hem de Cemaat dýþýndaki bütün örgütlere karþý yapýlan operasyonlarýn gündüz gözü ile öðle saatlerinde yapýldýðý görülmemiþtir. Hatta þu ana kadar Cemaat sempatizaný olan memur, iþçi, esnaf veya öðrencilere yönelik yapýlan polis operasyonlarý dahi gündüz yapýlmamýþ, sürekli olarak gece saatlerinde yapýlmýþtýr. Sadece siyasi suçlulara yönelik deðil, adli suçlu insanlarýn yakalanmasý için yapýlan birçok operasyon dahi ayný þekilde gece yapýlmaktadýr.

3-17 Ocak 2000 tarihinde, öðlen saatlerinde Beykoz’daki eve biri kameralý üç kiþilik bir polis ekibi, arabalarý ile evin önüne kadar gelip evin zilini çalýyorlar. Perdenin kenarýndan dýþarýya bakan arkadaþlar, gelenlerin polis olduðunu ve birisinin elinde de kamera olduðunu fark ediyorlar. Israrla zile basmaya ve kapýyý vurmaya devam ediyorlar. Ýçeriden kimse cevap vermeyince duvardan atlayýp bahçeye giriyorlar. Kendisi de içeride olup, bütün bu olanlarý gören þehit rehber, “Bunlar polistir ve eve girmeye çalýþýyorlar” diyerek eline keleþi alýp polislere ateþ ediyor ve böylece çatýþma baþlýyor. Polislerin bu þekilde gelmesi bunun planlý bir operasyon olmadýðýný gösterdiði gibi, herhangi bir operasyon için gerekli olan operasyon timleri de söz konusu deðildir.

4-Bu üç kiþilik polis timinin operasyon timi olmasý düþünülemez. Olsa olsa keþif ve araþtýrma için gelen bir timdir. Bu üç kiþilik polis ekibinin bu þekilde ve o saatte gelmesi bunun o gün için önceden planlanmýþ bir operasyon olmadýðýný gösteriyor. Çünkü operasyon öðle saatinde üç kiþi ile yapýlamaz. Çatýþma baþladýktan sonra bu polisler kendi telsizleri ile merkezlerinden yardým istiyorlar. Cemaate yönelik yapýlan operasyonlarda polis, uzun süredir telsiz kullanmýyordu. Çünkü, Cemaatýn telsizleri dinlediðini kesin olarak biliyordu. Bu gelen polisler ise telsizle konuþarak yardým istiyorlar. Bütün basýn kuruluþlarý polis telsizlerini dinleme imkanýna sahip olduðundan, polisin yardým kuvvetleri olay yerine ulaþmadan, basýn mensuplarý olay yerine ulaþýyor. Bütün bunlar o gün gelen polislerin operasyon için gelmediklerinin kesin delilidir. O zamanýn Ýstanbul emniyet müdürü, olay günü basýna yaptýðý açýklamada giden polislerin keþif ve istihbarat toplama amacýyla gittiklerini, ancak ileriki günler için birçok evi kapsayan bir operasyon düþündüklerini söyledi.

5-Beykoz’daki eve operasyondan dokuz gün önce yerleþilmiþti. Bu ev ile Cemaat sorumlularýnýn kullandýðý iki ev arasýnda hemen hemen her gün akþam saatlerinde gidiþ geliþler oluyordu. Eðer bu operasyon önceden planlanan bir operasyon ve önceden devam eden bir takip neticesinde gerçekleþseydi, böylesine önemli Cemaat sorumlularýnýn bulunduðu diðer iki eve de polisin operasyonla eþ zamanlý gitmesi gerekirdi. Oysa ki, bu iki eve Beykoz operasyonuyla eþ zamanlý baskýn yapýlmamýþ, arkadaþlar evleri terk ettikten 10 gün sonra polis bu evleri basmýþtýr.

6- Önceden planlanmýþ ve programlanmýþ bir operasyonda, operasyon baþlar baþlamaz eþ zamanlý olarak operasyon planý içerisinde yer alan bütün hedeflere baskýn düzenlenir. Ancak, 17 Ocak 2000 tarihinde Beykoz’da basýlan evin dýþýnda Ýstanbul’da Cemaatýn kullandýðý hiçbir eve baskýn yapýlmamýþtýr. Evde ele geçirdikleri doküman ve adresler sayesinde bir sonraki geceden baþlamak üzere Cemaat mensuplarýna ait evlere baskýnlar yapýlmaya baþlandý. Bu da bu operasyonun önceden planlanmadýðýný, kesin bir istihbarata veya takibe dayanmadýðýný gösteriyor.

7- Beykoz’daki eve yeni yerleþildiðinden, evin eksikliklerini ve ihtiyaçlarýný gidermek amacýyla bazý arkadaþlar bu dokuz gün boyunca eve girip çýkmýþlar. Operasyon günü dahi öðleden önce iki sefer eve giriþ çýkýþlar olmuþ. Eðer bu operasyon önceden o gün için planlanmýþ bir operasyon olsaydý, bu arkadaþlarýn ya yakalanmasý veya takip edilmesi gerekirdi. Oysa ki, hem yakalanmamýþlar ve hem de irtibatlý olduklarý ve yanlarýna gittikleri arkadaþlara yönelik 17 Ocak günü operasyonundan dolayý bir þey bulaþmamýþtýr. Hatta þu ana kadar da bu arkadaþlardan bazýlarý yakalanmamýþtýr.

TC, operasyon öncesinde gerek Cemaatin Ýstanbul’daki faaliyetlerinin yoðunluk kazanmasýndan, gerekse polisin yakalayýp sorguladýðý Cemaat mensuplarýndan ve gerekse de Cemaate yönelik çalýþan ajan ve muhbirlerinden aldýðý bilgiler sayesinde Cemaatýn faaliyetlerinin Ýstanbul’da yoðunlaþtýðýný hissetmiþ ve bu konuda bazý ipuçlarý ele geçirmiþti. Hepsinden önemlisi, o dönemde Ýstanbul’da bazý insanlar kaybolmuþ ve bu insanlarýn Cemaat tarafýndan kaçýrýldýðý hususu medyada uzun süre haber yapýlmýþ ve gündemde tutulmuþtu. Bütün bu nedenlerden dolayý ve kaybolan insanlarýn bulunmasý amacýyla polis, Ýstanbul’da Cemaate yönelik faaliyetlerini yoðunlaþtýrmýþtý. Kaybolan bu insanlarýn bazýlarýnýn Anadolu yakasýnda oturmalarý, bu insanlarla ilgili Anadolu yakasýnda ipuçlarýnýn elde edilmesi ve kaybolan bu insanlarýn apartman dairelerinde deðil, müstakil evlerde tutulabileceði ihtimalini göz önünde bulunduran polis, Anadolu yakasýnda büyük bir araþtýrma ve istihbarat çalýþmasý baþlatmýþtý. Bu amaçla, Anadolu yakasýnda son dönemde satýlan veya kiralanan müstakil evlerin listesini ve adreslerini belediye, tapu idaresi ve emlakçýlardan alýp geniþ bir araþtýrma yapýyordu. Bu doðrultuda polisin yaptýðý bu çalýþmalar basýnda da yayýnladý. Beykoz’daki ev hem müstakil, hem son dönemde alýnmýþ ve hem de tapusu Kürdistanlý bir þahsýn adýna olduðundan, polisin listesini çýkardýðý ve araþtýrdýðý evlerden birisi olma ihtimali büyüktür. Bu evin listede bulunmasý ve dikkat çekmiþ olmasýndan dolayý, 17 Ocak günü eve uðrayan polislerin istihbarat ve keþif için bu eve uðramýþ olmalarý çok normal ve mantýkidir. Bütün bunlar, operasyon öncesinde bir istihbarat ve keþif çalýþmasýnýn olduðunu, ancak o ev hususunda polisin net bir bilgisinin olmadýðýnýn açýk kanýtýdýr.

Kýsacasý, 17 Ocak 2000 tarihinde deðil, sonraki günlerde tespit edilen ve þüpheli olan evlere yönelik bir operasyon düþünülmüþ olabilir. Nitekim Ýstanbul Emniyet Müdürü de bu doðrultuda açýklamada bulundu. Beykoz’daki ev de, ileriki günlerde yapýlmasý düþünülen operasyonun kapsamý ve hedefi içinde ele alýnmýþ olabilir. Ancak, kesinlikle 17 Ocak 2000 tarihinde eve gelen polisler o ev hakkýnda net bir bilgiye sahip deðildiler ve operasyon için gelmemiþlerdi. Hatta çatýþmanýn devam ettiði saatlerde dahi emniyet yetkilileri ve televizyon kanallarý, bu evin Hizbullah’a ait olabileceði ihtimalinden bahsediyor, ancak hiçbir yetkili bu evin kime ait olduðu ve içeridekilerin kim olduðuna dair kesin bir þey söyleyemiyordu.

Cemaat Rehberinin Ýstanbul’a yerleþmesiyle burada Cemaat faaliyetlerinin yoðunluk kazanmasý, tam bu esnada bazý insanlarýn kaybolmasý ve bunlardan Cemaatýn sorumlu tutulmasý, Beykoz’daki eve de tam o dönemde yerleþilmesi, bugünlere denk gelen polisin Anadolu yakasýndaki yoðun faaliyetleri ve ev araþtýrmalarý yapmasý gibi birçok olay ve sebep bir araya gelince, beklenilmeyen bir zamanda böyle bir hadisenin tevafukken meydana gelmesine sebebiyet verdi. Böylece, her ne kadar bu olay tevafukken meydana gelmiþse ve TC’nin kesin bilgilere dayalý planlý bir operasyonu deðilse dahi, Cemaatýn büyük zararlar görmesiyle neticelendi.

Yukarýda belirttiðimiz sebep ve ihtimalleri daha da çoðaltabiliriz. Ancak, ihtimal ve sebepler ne kadar çok olursa olsun bu gerçeði ve vardýðýmýz neticeyi deðiþtirmez. Bizim için burada önemli olan, bu operasyonun TC’nin kesin bilgi ve istihbaratý sonucu gerçekleþmediðidir. Ayrýca diðer önemli bir nokta ve gerçek ise, TC’nin Cemaat merkezine ve üst sorumlularý arasýna sýzamadýðý ve bu operasyonu Cemaat merkezi ile irtibatlý þahýslarýn takibi sonucu gerçekleþtirmediðidir. Bugüne kadar bunun aksini gösterecek hiçbir delil ve bilgiye ulaþýlmamýþtýr.

Her ne olursa olsun, takdiri ilahi bu þekilde tecelli etti. Bu bizim için Rabbimizin bir imtihaný olup, bundan ders ve tecrübe almamýz gerekir. Kadir-i mutlak olan Allah’a sýðýnýp tevekkül ederek ve Ýslami davamýza olan baðlýlýðýmýzý daha da güçlendirerek mücadelemize ve yolumuza devam edeceðiz. En gizli sýrlar dahil, her þeyin hakikatini en iyi bilen ve gören Allah-u Teala’dýr.

[ Geri Dön ]


GERİ
      Masaüstü Görünümü