بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
Bismillahirrahmanirrahim
Müminler içinde Allah’a verdikleri sözde duran nice erler var. Ýþte onlardan kimi, sözünü yerine getirip o yolda canýný vermiþtir; kimi de (þehitliði) beklemektedir. Onlar hiçbir þekilde (sözlerini) deðiþtirmemiþlerdir. (Ahzâb: 23)
Hamd âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. Salat ve selam hidayet rehberi, Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed’in, ashabýnýn ve onun yolunu takip eden Müslümanlarýn üzerine olsun.
Hayatý boyunca Ýslami mücadelenin çeþitli merhalelerinde aktif olarak çalýþan ve bu bereketli ömrünü 17 Ocak 2000 tarihinde çok arzuladýðý þehadetle taçlandýran rehberimiz Hüseyin Velioðlu’nun þehadetinin 22. yýlýnda kendisini rahmet ve minnetle yâd ediyoruz. Ocak ayý, Ýslami davet, teblið ve cihad için yola çýkmýþ olan bizler için aðýr bir imtihan döneminin baþka bir aþamasý olmuþtu. 17 Ocak öncesinde de aðýr bedeller ödeyerek ve büyük fedakârlýklar yaparak çalýþýyorduk. Rabbimiz, 17 Ocak tarihinde yaþadýðýmýz hadise ile bizi daha farklý bir imtihan sürecine sevk etti. Çok acý, hüzünlü ve zorlu bir dönemdi. Rabbime hamdolsun ki, þehitlerimizin kaný, davetçilerimizin alýn teri, yaþlýlarýmýzýn duasý ve yetimlerimizin döktüðü gözyaþý gayretimize bereket kattý. Bugün de elimizin eriþtiði her yerde Allah’ýn bizlere yüklediði vazife doðrultusunda imkânlarýmýz dâhilinde çalýþýyor ve hizmete devam ediyoruz.
Bu vesile ile kardeþlerimizle hasbihal ederek birkaç meseleyi dile getirmek istiyorum.
Kardeþlerim ve bacýlarým!
Ýnsanoðlu dünyayý çok hýzlý bir þekilde tüketti ve bu tükeniþin yansýmalarýný hep birlikte yaþýyoruz. Bir tarafta çýlgýnca harcayan ve saçýp savuran þýmarýklar, öteki tarafta açlýk sýnýrýnda yaþayan insanlar, açlýktan ölen çocuklar var. Hangi konumda ve maddi imkâna sahip olursak olalým, biz Müslümanlar için Kur’an ve Sünnette harcamada bir sýnýr belirlenmiþtir. Ölçü çok nettir; israf haramdýr ve Allah israf edenleri sevmez. Az harcama ve bol infak etme peygamber efendimizin, ehli beytinin ve ashabýnýn bize býraktýðý en güzel miraslardandýr. Asr–ý Saadet, israfý terk eden ve infakta birbirleriyle yarýþan kadýn ve erkeklerin örnekleriyle doludur. Bu ölçülere dikkat edelim. Ýslami hassasiyeti ve duyarlýlýðý olmayan insanlar gibi olmayalým. Müslümanlar olarak az yeme, az giyecek ve az eþya ile hayatýmýzý sürdürmeyi öðrenmeliyiz. Bunu yapalým ki, yakýn ve uzak akrabaya, ülke içindeki ve ülke dýþýnda periþan bir vaziyette olan kardeþlerimize daha çok yardýmcý olabilelim.
Esnaf Kardeþlerim!
Ekonomik krizin olduðu bir süreçte özellikle ticaret ve iþ ahlakýnda ciddi bir sýkýntý yaþandýðýný görüyoruz. Evvela, iþ akitlerinizde Kur’an’ýn prensiplerinden ayrýlmayýn. Farz olmasa dahi her þeyi yazýya dökmek, þahit tutmak vs. tavsiyeleri emir telakki edin. Bunlar dostluða halel getirmez, bilakis dostluðunuzu muhafaza eder. Tartýda, ölçüde, almada ve ödemede hassas olun. Zarar etseniz bile doðruluktan ayrýlmayýn. Peygamber efendimizin son vasiyetleri arasýnda olduðu rivayet edilen “Doðruluktan (sýdk) ayrýlmayýn. Doðruluk sizi iyiliðe (birr), iyilik de sizi cennete götürür… hadis–i þerifi düsturunuz olsun. Esnaf komþularýnýzýn, dostlarýnýzýn hatta sizi sevmeyenlerin bu özelliðinizle sizi örnek almalarýný istiyoruz. Her Müslüman esnafýn böyle olmasý gerekir. Özellikle, Ýslam’a ve Müslümanlara hizmet etmede bedel ödemiþ kardeþlerimizin ve onlarýn çocuklarýnýn buna daha çok riayet etmelerini bekliyoruz.
Evlilik, evlilikleri kolaylaþtýrma, evliliklerin devamý için gençlere yol gösterme ve yardýmcý olma her zamanki gündem maddelerimizden biridir. Ýslam, kadýn–erkek beraberliðini nikâh üzerine bina ediyor ve saðlam aile baðlarý ile oluþmuþ saðlýklý bir toplum oluþturulmasýný istiyor. Artýþ gösteren boþanma vakalarý ve azalan evlilikler ya da evlilik yaþýnýn otuzlu yaþlara çýkmasý Müslümanlar arasýnda da yaygýnlaþýyor. Maddi beklentilerin karþýlanamaz boyutta artmasý gençleri evlilikten soðutuyor. Yine, maddi saiklerle yapýlan, bencillik ve rahat yaþama arzusu üzerine kurulu evlilikler ne yazýk ki uzun ömürlü olmuyor. Hayat tecrübemiz þunu göstermiþtir ki, þatafatlý düðünler, damadý ve ailesini borca sokacak gereksiz masraflar, alýnan bilezikler ve kolyeler kimseye saadet getirmemiþtir. Bu þekilde evlenenler, üç–beþ parça lüzumlu eþya ile yetinenler kadar mesut da olmamýþlarladýr. Tüm bunlar bir yana, evliliklerin devamý, bir ömür sürmesi ve boþanmalarýn önünü almak da ikinci bir meseledir. Vefa, merhamet, fedakârlýk, anlayýþ ve karþýlýklý hürmet ile bir ömür süren evlilikleri gençlerimize öðretelim, gösterelim. Onlar da anne–babalarý gibi bir yastýkta kocasýnlar ve yaþlýlýkta birbirlerinin yanýnda olsunlar.
Gençler! Kendinize takvalý eþler seçin. Ebeveynler! Evlilikleri kolaylaþtýrýn. Gençlere kolay evlenmenin, yuva kurmanýn ve bu þekilde haramdan uzaklaþmanýn yolunu açýn. Biz istiyoruz ki gençlerimiz daha öðrencilik dönemlerinde dahi evlenebilsin, gerekirse tek göz evlerde kalýp öðrenimlerine devam etsinler. Bu þekilde omuz omuza birbirlerini destekleyecekler ve mücadele ile baþladýklarý evliliklerin kýymetini daha iyi bilecekler, baðlarý daha kuvvetli ve sürekli olacaktýr inþallah.
Genç kardeþlerim!
Sizler bizim en kýymetlilerimiz, önceliðimizsiniz. Sizi, alfabenin bazý harfleriyle isimlendirip sýnýflandýran, Ýslam’dan uzak bir þekilde nefsin peþinden koþmanýzý ve kendi istedikleri konulara angaje etmeyi amaçlayan akýmlara iltifat etmeyin ve bu konuda uyanýk olun. Siz Müslüman gençliksiniz. Elbette her zamanýn kendi insanýný þekillendirdiðini, farklý özellikler kattýðýný biliyoruz ama bunlar sanýldýðý gibi insanlýðý temelden deðiþtirecek, bambaþka bir model üretecek þeyler deðildir. Fýtrat birdir ve temizdir, o da Ýslam’dýr. Resulullah aleyhissalatu vesselam; “Yedi sýnýf insan vardýr ki Allah kýyamet gününde kendi gölgesinden baþka hiçbir gölgenin bulunmadýðý zamanda, onlarý kendi gölgesinde gölgelendirecektir” buyurmuþ ve ardýndan ikinci sýrada “Allah’a ibadet ederek büyüyüp yetiþen genç” diyerek sizleri müjdelemiþtir. Hepiniz Allah’a kulluk etmek üzere, buna müsait bir beyin ve ruh ile yaratýldýnýz. Zamanýn ilmi ve teknik zenginliðini alýn, fýtratýnýzdan gelen Ýslami kimliðinizle birleþtirip Ýslam davasýna hizmette istifade edin. Okuyacak, Ýslam’ý yaþayacak, emirleriyle amel edecek, helal dairesinde kalacak, haramdan uzak duracak ve aklýnýzdan; mahþeri, hesabý, mizaný, ahireti çýkarmayacaksýnýz. Ýffetli, gayretli, merhametli, ihlâslý, dürüst, vefakâr, mescid ehli, ilim ehli, takvalý davetçiler olacaksýnýz. Sizler bizim ümitlerimiz, bu davayý emanet olarak devralacak istikbalimizsiniz. Bunun bilincinde olup gereðini yapacaðýnýza inancýmýz tamdýr.
Yýllardýr iþgal, katliam, muhaceret ve zülüm ile karþý karþýya kalan Afgan kardeþlerimiz hepimizi sevindiren bir mücadele ile iþgalci Amerika ve yandaþlarýný ülkelerinden kovdular ve ülkelerinde Ýslam nizamýný uygulayacaklarýný ilan ettiler. ABD ve destekçilerinin –askeri olarak geri çekilmiþ olsalar bile– kardeþlerimizi rahat býrakmayacaklarýný, istihbarat oyunlarý, dâhili ve harici bir takým fitneler ile baþarýsýz kýlmak isteyeceklerini biliyorduk. Nitekim böyle de oldu. Afgan halkýna ait olan malvarlýðýný dondurdular, paralarýna el koydular. Siyasi olarak tanýnmamalarý için tüm dünya ülkelerine baský yapýyorlar, diplomatik iliþki kurmalarýna izin vermiyorlar. Uzun yýllardýr iç ve dýþ savaþýn ortasýnda iyice fakirleþen, açlýkla boðuþan halkýn durumunun iyileþtirilmesi ayrý bir zorluk ve sorumluluk olarak idareyi üstlenen Taliban’ýn karþýsýnda duruyor. Çok yönlü bir kuþatýlmýþlýðýn ve savaþýn içinde olmak bu kardeþlerimizin iþini zorlaþtýrýyor. Biz diyoruz ki bu, sadece onlarýn meselesi deðildir. Bütün Müslümanlar, özellikle Ýslami hareketler ellerinden geldiðince ve güçleri nispetince yardým etmeli, sürekli bir irtibat içinde ve yol gösterici olmalýdýrlar. Müslüman ülkeler de devlet tecrübelerini paylaþmalý, ekonomik, siyasî ve askeri alanlarda yardýmlarýný esirgememelidirler. Ülke liderleri bunu Ýslami sorumluluk bilinci ile yapmalýdýrlar. Afgan kardeþlerimiz bu merhaleye canýyla, kanýyla, malýyla mücadele vererek geldi. Bundan sonrasýný da yalnýz sürdürmeleri belki mümkündür, ancak yine çok ezilecek, darbe yiyecek ve sarsýntý geçireceklerdir. Küfür nasýl ki onlarýn zaferini, sadece Taliban’a ait bir zafer olarak görmeyip, diðer bütün Ýslami yapýlara ve yeni nesle bir ümit olarak görüyor ve tedirgin oluyorsa, düþüþünü de bütün Ýslami hareketlere bir ümitsizlik kaynaðý ve korkup geri çekilme sebebi olarak düþünüyor ve bekliyor. Bu sebeple bizim hem Afganlar gibi dünyanýn her yerinde ezilmiþ ama izzetini muhafaza etmiþ kardeþlerimize destek olma, hem de bu zaferin oluþturduðu enerjiyi muhafaza etme yükümlülüðümüz vardýr. Tekrardan hatýrlatýyoruz; burada en büyük görev cemaatlere, âlimlere ve Ýslam ülkelerinin devlet baþkanlarýna düþmektedir. Allah’tan bu bilinci bütün Müslüman idarecilere vermesini niyaz ediyoruz.
Kudüs davasý her zaman olduðu gibi asli meselelerimizdendir. Filistin’de yaþanan her geliþmeyi yakýndan takip ediyoruz. Bize düþen ne varsa destek noktasýnda geri durmadýk, durmayacaðýz da. Ancak bu meselede bir yere varabilmek ancak Ýslam âleminin vahdet ve eylem birliði ile mümkündür. Ýnþallah bunu da saðlayacaðýmýz günler gelecektir. Siyonist düþmaný yenmek, zafere ulaþmak, Kudüs ve Mescid–i Aksa’yý iþgalden kurtarmak için kavli dualarýmýzla birlikte fiilen de çalýþmalý, çaba ve gayretlerimizi iki katýna çýkarmalýyýz. Bu yolda hiç kimsenin gevþeklik göstermeye ve tembellik yapmaya bahanesi olamaz. Siyonistleri Ýslam dünyasýnýn kalbinden söküp atmalýyýz. Bunun için de bu görevi üstlenen HAMAS ve Ýslami Cihad hareketleri ve destekleyicileri ile dayanýþma içinde olmalýyýz. “Normalleþme” adýyla iþbirliði yapanlarý normalleþme safsatasýndan geri çevirmeliyiz. Ümmete kurulan tuzaðý bozmalý, komplolarý boþa çýkarmalýyýz. Siyonist rejime karþý Ýslam âleminin her yerinde siyasi, askeri, ekonomik ve kitlesel olarak harekete geçmeliyiz. Kardeþlerimize ve bütün Müslümanlara çaðrýmýz, Kudüs ile ilgili programlarý iyi takip edin ve katýlýn. Bu katýlýmlarýnýza çocuk–genç yakýnlarýnýzý da dâhil edin. Kudüs davasý ve tarihi ile ilgili bilginizi de mutlaka artýrýn, çocuklarýnýzý bu bilgilerle donatýp yetiþtirin.
Irk, milliyet, renk ve dil; Müslümanlar arasýnda üstünlük sebebi olamaz. Bizim için üstünlük ancak takvada, Allah’a ve peygamberine imanda ve teslim olmadadýr. Bu bakýmdan, hiçbir millet dilini ve kültürünü (Ýslami sýnýrlar dâhilinde) korumaktan alýkonamaz. Allah’ýn kullarýna verdiði bu hak ve ölçüye raðmen Kürt halkýnýn yýllardýr yaþadýðý mazlumiyet ve mahrumiyet, daha fazla sürüncemede býrakýlmadan çözülmesi gereken bir meseledir. Ýlgili ülke yöneticileri çeþitli bahanelerle sürekli ötelenen veya þartlara baðlanarak ertelenen en tabii haklarýnýn karþýsýnda durmaktan artýk vazgeçmelidirler. Müslüman ülkeler, kendi milli menfaatlerinin peþinde koþarken, baþkasýný bu þekilde görmezden gelmenin vebalini üstlenmemeli, hoþlarýna gitmese de destek vermelidirler. Ülke genelinde bir milliyetçilik rüzgârý estirilmektedir. Görsel ve yazýlý basýn aracýlýðýyla da bu hava pompalanmaktadýr. “Kan ve soy” üstünlüðü üzerinden bunca edebiyatý yapanlar ve gösteri sergileyenler, bu tehlikeli söylemin izleyici ve dinleyici kitle üzerinde nasýl bir etki býraktýðýný hesap etmeli, ayný hissi baþka ýrka mensup olanlarda da uyandýrdýklarýný hesap etmelidirler. Ayrýca her fýrsatta birlik beraberlik çaðrýsý yapanlar, ayný kandan olmayanlarý görmezden gelerek bu çaðrýyý anlamsýzlaþtýrdýklarýný bilmeli, anlayýþ ve davranýþlarýna bir çekidüzen vermelidirler.
Dualarýn en makbul olduðu vakitlerde Rabbimize el açýp en doðru kararlarý vererek, en doðru iþleri yapmamýz için dualarýnýzý bekliyoruz.
Allah’a emanet olun.
Kardeþiniz Edip Gümüþ

Þehid Rehber