ÞEHÝT REHBER HÜSEYÝN VELÝOÐLU'NUN HAYATI VE MÜCADELESÝ -28

ÝSLAM ALÝMLERÝ VE ÝSLAMÝ ESERLER HAKKINDAKÝ GÖRÜÞLERÝ

Þehid Rehber, Ýslam alimleri konusunda taassuptan uzak durur, her birisinden ihtiyaç duyduðu konularda istifade etmeye çalýþýr, görüþlerini tartýþma konusu yapmazdý. Özellikle de, günümüz þartlarýnda Müslümanlarýn ihtiyaç duyduðu konularda, çaðdaþ Ýslam alimlerinden istifade etmeye çalýþýrdý. Bunlarýn baþýnda; Üstad Bediüzzaman Said Nursi, Üstad Hasan El Benna ve Ýmam Humeyni gelmekteydi.

1400 yýllýk Ýslam Kültür Külliyatýnýn çok zengin olduðunu ve bu günkü Müslümanlarýn yaþadýklarý sýkýntýlarýn asýl sebebinin Ýslami eserlerin azlýðý deðil, amel ve uygulamanýn yetersizliðinden kaynaklandýðýný, günümüzde yazmaktan çok, mücadele ederek yazýlanlarý pratize etmeye ihtiyaç olduðunu söylerdi.

Siyere ayrý bir önem verirdi. Bu konuyla ilgili olarak S. V. adlý Cemaat mensubu þunlarý dile getirmektedir: “Siyere çok önem verir, sürekli olarak okumamýzý tavsiye edip iyi anlamamýzý isterdi. Ona; arkadaþlara hangi kitaplarý tavsiye edelim diye sorduðumuzda, ‘Siyeri okutun’ derdi. ‘Bugün Müslümanlarýn daðýnýk ve bölük pürçük olmalarýnýn temelinde, Siyeri iyi okumadýklarý ve gereði gibi amel etmedikleri yatmaktadýr. Siyer, Ýslami yaþam ve mücadelenin vahyin kontrolünde þekillenmiþ halidir. Bu nedenle Müslümanlar Siyeri iyi okumalý, iyi anlamalý ve tatbik etmelidir. Siyer, Müslümanlar için saf ve berrak bir menbadýr’ derdi. “

D. Y. adlý Cemaat mensubu, Þehid Rehber’in konuyla ilgili düþüncelerini anlatýrken þunlarý söylüyor: “Þehid Rehber ile ilgili dikkatimi çeken önemli diðer bir þey de, Peygamber efendimizin (sav) hayatýna, siyerine çok ayrý bir önem ve ihtimam gösterirdi. Peygamber efendimizin siyerine yaklaþým tarzý bildiðimden farklý bir üsluptu. O bilgi edinmek için sanki siyeri mütalaa etmiyordu. Sanki yapacaðý, yaþayacaðý þeyler için Peygamber efendimizin hayatýndan kesitler, bölümler arýyordu. Bu amaçla kendisinin de özel bir siyer çalýþmasý vardý. Resulullah efendimizin (sav) hayatý üzerine yazýlan pek çok önemli siyer kitabýný bilgisayar ortamýna aktarmýþtý. Bu konuda bir gün kendisini izleme fýrsatým oldu. Bir iþi ile ilgili (yapacaðý bir iþ) siyer sayfalarý arasýnda geziniyordu. O konu ile ilgili bulduðu kýsýmlarý –bilgisayar ortamýnda– baþka bir yere taþýyor ve alt alta sýralýyordu.

Þehid Rehber siyeri þöyle tanýmlýyordu: “Siyer denilince bir kitap anlaþýlmasýn. Siyer, beþeriyeti vahye uydurma projesidir” derdi. Ýlk önerdiði Kur’an’ý Kerim’in okunmasý, hemen peþinden Peygamber efendimizin siyeri gelirdi.

Ýslam alimlerinden, önderlerinden istifade tarzý da dikkate þayandýr. Þöyle söyleyebilirim; yoðunlaþtýðý alimlerin en önemli özellikleri; ilmi ile amil olan, özellikle de hareket sahibi olan alimlerdir. Mesela sýklýkla vurguladýðý ve ön plana çýkardýðý üç alim þunlardý: Üstad Hasan El–Benna, Üstad Bediüzzaman Hazretleri ve Ýmam Humeyni idi. Eðer dikkat edilirse, bu üç zatýn takipçileri kendi özgün dünyalarýnda birbirinden çok uzak ve farklýdýrlar. Oysa Þehid Rehber, kendi düþünce ve yaþam dünyasýnda bunlarý uzlaþtýrabiliyor, istifade edebiliyor ve ettirebiliyordu. Sadece bunlar deðil, pek çok Ýslam aliminin önemli özelliklerini istifade edebilecek þekilde ön plana çýkarýyor, adeta güncelleþtiriyordu. Ýmam Rabbani, Ýmam Gazali gibi.

Bu alimlerin eserlerine yaklaþým tarzý da týpký siyere yaklaþým tarzý gibi uygulamaya, pratiðe yöneliktir. Mesela Üstad Bediüzzaman’ýn Risalelerinden faydalanma ve tanýtmaya yönelik 9 maddelik belki de 9 cümle hacminde kaleme aldýðý tahlili, bu alimlerin eserlerini nasýl bir mükemmellikle kavradýðý, süzgeçten geçirip istifadeye sunduðu hakkýnda fikir verir. Alimlerden bu þekilde faydalanmasýnýn en önemli sebebi, zannýmca taassup ve tutuculuk sahibi olmamasýydý.

M. S. adlý Cemaat mensubu da bu konuda þunlarý aktarmaktadýr: “Þehid Rehber, asrýmýz veya geçmiþ asýrlardaki alimlerden her birinin öne çýkan ve Müslümanlarýn onlardan istifade edebilecekleri güzel vasýflarýný zikrederdi. Örneðin; Þ. Hasan El–Benna’dan teþkilatçýlýk ve örgütlü mücadele yönünü, Ýmam Humeyni’den bahsedince, önderlik ettiði inkýlap ve emperyalizme karþý verdiði mücadelesini, Üstad Bediüzzaman’dan bahsedince, fikri ve akidevi yönü ile Kemalist rejime karþý verdiði kararlý ve uzun soluklu mücadelesini örnek gösterirdi. Diðer Ýslam alimlerinden de bahsedince, ayný þekilde saygýyla bahseder, Ýslam’a hizmet ettiklerinden dolayý onlara minnettarýz derdi. Tabi bu özelliði, Cemaatin diðer mensuplarýna da sirayet ederdi. Çünkü bu tür sohbetlerinin tesiri olduðu gibi, mensuplarýn eðitimiyle ilgili verdiði talimatlarda da bu görüþlerinin yansýmasý vardý. “

B. V. adlý Cemaat mensubu ise bu konuda þunlarý belirtmektedir: “Þehid Rehber, Ýslam alimlerinin eserlerine önem veriyordu. Asrýmýz alimlerinin eserlerinin baþýnda Risale–i Nur geliyordu. Benim þahsýma emir þeklinde tavsiye etmekle beraber Osmanlýca yazýlmýþ Asar–ý Bediiye ve Miftahül Ýman adlý kitaplarý hediye etmiþti. Yakýn arkadaþlarýna da Risale’yi tavsiye ediyordu. Bizi Risale okumaya teþvik etmek ve sevdirmek için bazen Risaleden ortama uygun kýsýmlarý okuyordu. Risaleyi okuyan arkadaþlarý seviyordu. Nerede olsaydý mutlaka yanýnda Kur’an–ý Kerim, Cevþen ve bir Risale külliyatýný bulundururdu. Þehid Rehber, siyer kitaplarýný çok seviyor ve özel bir önem veriyordu. Özellikle son zamanlarda siyere çok aðýrlýk vermiþti. Hatta birçok defa: “Biz siyerciyiz. Her hareket bir þeye aðýrlýk verir ve kendini bir þeye nispet eder. Biz de hareket olarak siyerciyiz” dediðine þahid oldum. Son zamanlarda bir siyer çalýþmasý yapýyordu. Tamamlayýp tamamlamadýðýný bilmiyorum. “

Devam edecek…
 





GERİ  
      Masaüstü Görünümü