ÞEHÝT REHBER HÜSEYÝN VELÝOÐLU'NUN HAYATI VE MÜCADELESÝ -13

AJAN VE MUHBÝRLÝK FAALÝYETLERÝYLE MÜCADELE

Hizbullah Cemaati, Ýslami kimliðinden dolayý Laik Kemalist Rejim tarafýndan ciddi bir tehdit unsuru olarak görülmüþ, varlýðý ve faaliyetleri suç kabul edilmiþtir. Bu nedenle Rejim, Hizbullah Cemaatine yönelik bu güne kadar sürekli ve kesintisiz bir þekilde istihbarat faaliyeti yürütmüþ, takip etmiþ, tedbir adý altýnda Hizbullah Cemaatine ve faaliyetlerine yönelik karþý faaliyetlerde bulunmuþ, eylem ve operasyonlar gerçekleþtirmiþ ve etkisizleþtirmeye çalýþmýþtýr. Bu iþlerin merkezinde ise polis ve JÝTEM yer almýþtýr. Polis ve JÝTEM, Hizbullah Cemaatine yönelik þimdiye kadar yürüttüðü faaliyetlerde hiçbir hukuk tanýmamýþ, her yolu meþru, her vasýtayý mubah görmüþtür.

Polis ve JÝTEM; Cemaate yönelik birçok çirkin ve insanlýk dýþý faaliyetlerde bulunmuþtur. 1994–2000 yýllarý arasýnda yoðun bir þekilde Cemaate yönelerek, bir yandan sürekli ve kesintisiz operasyonlar yapýp Cemaat elemanlarýný yakalamakta, bir yandan yapabildiklerini muhbirleþtirmeye çalýþmakta, bir yandan sorumlu düzeyde olduðunu tespit ettiklerini ya deðiþik kýlýflarla faili meçhul bir þekilde infaz etmekte veya kaçýrýp gizli yerlerde sorgulamakta, bir yandan yakaladýklarýnýn çoðuna aðýr cezalar verdirmekte, bir yandan kontrolü altýndaki muhbir ve iþbirlikçilerle beraber askeri ve siyasi karþý faaliyetlerde bulunmaktaydý. Kýsacasý; bir yandan kamuoyu nezdinde Cemaate karþý psikolojik savaþ yürütüp zahiren kanunlar çerçevesinde sürekli operasyonlar yaparken, diðer yandan tamamen kanun dýþý ve aynen bir tedhiþ örgütü gibi Hizbullah Cemaatiyle mücadele etmekteydi. Özellikle 1997 yýlýndan sonra Cemaate o kadar yoðun, sinsi, kural tanýmaz bir þekilde yöneldi ki eðer Cemaat bunlara karþý mücadeleye giriþmemiþ olsaydý, ayakta duramayacak ve varlýðýný sürdüremeyecekti.

Bu yüzden Þehid Rehber, rejimin bu gizli ve sinsi savaþýna karþýlýk mutlaka savaþ verip Cemaate yönelik oyunlarýný bozmak gerektiðine inanmýþtý. Onun için bu iþe yoðunlaþmýþ, çalýþmalarýnýn önemli bir kýsmýný onlarla mücadeleye ayýrmýþtý.

Bu nedenle rejim güçleri ile Cemaat arasýnda çetin ama halkýn gözleri önünde cereyan etmeyen gizli ve sessiz bir savaþ baþlamýþtý. 1995–2000 yýllarý, özellikle de Ýstanbul süreci bu açýdan çok zorlu ve sýkýntýlý geçmiþti. Ama tüm bunlara raðmen, Þehid Rehber’in basiret ve feraseti sayesinde, Cemaate yönelik pek çok plan ve tuzaklarý bozulmuþ, önemli birçok adamlarý etkisiz hale getirilmiþ ve hareket kabiliyetleri önemli ölçüde zayýflatýlmýþtý.

Rejim güçleriyle Cemaat arasýndaki bu çetin mücadele sürerken, Allah’ýn (cc) takdiri tecelli etti ve 17 Ocak 2000 Pazartesi günü Þehid Rehber’in bulunduðu Ýstanbul Beykoz’daki eve polis tarafýndan yapýlan baskýn sonucu Rehber Hüseyin Velioðlu Þehid edildi.

Muhterem Ý. Bagasi þu bilgileri aktarmaktadýr: Þehid Rehber diyordu ki: “Rejim güçleri, Cemaati kuþatarak kontrol altýna almak istiyor ve merkeze ulaþmaya çalýþýyorlar. Henüz üst düzeydekilere ulaþmamýþlar, fakat alt düzeydekiler faaliyet alanlarýnda bulunduklarýndan ve ulaþýlabilir olduklarýndan, oradan sýzmaya ve ilerlemeye çalýþýyorlar. Hedefleri burasýdýr yani merkezdir. Biz de sýzmalarý ortaya çýkarmak için mücadele etmeli ve imkânlarýmýzý zorlayarak tedbirlerimizi almalýyýz. Biz bunlara karþý onlarýn anladýðý dille mücadele etmez, yakalayýp sorgulamaz ve gerektiðinde cezalandýrmazsak, onlar Cemaatimizi yok edecekler. Bizi yok etmelerini mi bekleyelim? Baþka neler yapabiliriz, siz de düþünün, çözüm üretin.”

Þ. Y. adlý Cemaat mensubu þunlarý söylüyor: “Þehid Rehber diyordu ki; bunlar bizimle devlet gibi deðil, aynen bir örgüt gibi mücadele ediyorlar. Muhbirleþtirdiklerini de ayrýca örgütleyip bize karþý kullanmaya çalýþýyorlar. Bu konudaki birçok hesaplarýný bozduk ancak rahat durmazlar, onlarý tekrar örgütleyip her an üzerimize salabilirler.”

Ý. H. Adlý Cemaat mensubu þu bilgileri aktarmaktadýr: “Þehit Rehber, Cemaate yönelik ifsat faaliyeti yürüten þebekelere, muhbir ve iþbirlikçi olup Cemaate yönelik olay ve eylemlere giriþenlere, bunlarýn organize edilmesinde ve yönlendirilmesinde rol alanlara yönelik mücadele edilmesi gerektiðine inanýyordu. Bu mücadele neticesinde önemli þebekeler çökertilmiþ, önemli þahýslar yakalanýp sorgulanmýþtýr. Yüzde yüz suçlu olduðu kesinleþenler cezalandýrýlmýþ, birçok kiþi de suçlu olduklarý halde, tuzaða düþürüldüklerine ve rejim güçleri tarafýndan kandýrýldýklarýna kanaat getirildiðinden serbest býrakýlmýþtýr.”

M. G. Adlý Cemaat mensubu bu konuda þöyle diyor: “Þehid Rehber diyordu ki, ‘vah Müslümanlarýn haline vah. Polis ve JÝTEM bazý yapýlarýn içine sýzmýþ, merkezlerine kadar gitmiþ, bunlarýn haberleri bile yok. Biz þu anda onlara bir þey diyemiyoruz. Keþke ortam ve zaman müsait olsaydý da bu durumlarý onlarla konuþup, bu beladan kurtulmalarý için onlara yardýmcý olabilseydik. Ýnþallah zamaný gelir bu konuda tüm Müslümanlara tecrübelerimizi aktarýr ve onlara yardýmcý oluruz.”

Devam edecek…
 





GERİ  
      Masaüstü Görünümü