Allah’ýn adýyla;
Abdullah Öcalan’ýn 10 Haziran 2011 tarihinde PKK’nin yayýn organlarý ve internet sitelerinde yayýnlanan beyanlarý üzerine aþaðýdaki açýklamayý halkýmýzla paylaþma gereði duyduk.
PKK’nin dayatmasý sonucu 1990’lý yýllarda yaþanan PKK-HÝZBULLAH çatýþmasýndan bu yana sürekli olarak Abdullah Öcalan baþta olmak üzere üst düzey PKK yetkililerinin tümü bu çatýþma üzerine Hizbullah ile ilgili yalan, yanlýþ, çeliþkili ve tutarsýz beyanatlarda bulunmuþlardýr. Bu çeliþkilerini yer, zaman ve tarih belirterek detaylandýrmaya gerek görmüyoruz. Çünkü toplumda bu konuya ilgi duyan fert ve kesimlerin tümü bu durumu bilmekte, görmekte ve bugüne kadarki geliþmeleri izleyerek müþahade etmektedir.
Son avukat görüþmelerinde Abdullah Öcalan “þecaat arz ederken sirkatin söyler” misali Hizbullah’a karþý olumlu bir yaklaþým sergileme perdesi altýnda “geçmiþte Hizbullah böyle kullanýldý. Jitem’in onlarý nasýl kullandýðý biliniyor.” gibi yine ayný hezeyan ve hakikat dýþý beyanlarýný sürdürdüðü gözlenmektedir. Bu münasebetle bu konunun net bir þekilde anlaþýlmasý ve bundan sonraki süreçte PKK’nin Hizbullahi Müslümanlara yaklaþýmýnda hata yapmamasý ve yanlýþlarýný tekrar etmemesi için hem PKK ve hem de kamuoyuna açýk ve net bazý açýklamalarda bulunmak istiyoruz.
Kürdistan halký, Devlet, Kürt siyasi çevreleri ve baðýmsýz araþtýrmacý ve basýn çevrelerinin bildikleri, kabul ettikleri ve bugüne kadar her platformda dile getirilen gerçek þudur ki; PKK-Hizbullah çatýþmasýný baþlatan ve Hizbullah’a savaþ dayatmasýnda bulunan PKK olmuþtur. Yani Öcalan’ýn dediði þekilde on bin deðil ancak birkaç bin insanýn ölümüne sebep olan çatýþmanýn baþlatýcýsý PKK’dir. Eðer Öcalan bu gerçeði bilmiyor veya kabul etmiyorsa, çokça dillendirdiði gibi bir ‘hakikatleri araþtýrma komisyonu’ oluþtursun ve böylece gerçeði görsün. Tahminimizce kendi taraftarlarý olup bu konuya yanlý yaklaþanlarýn dýþýnda bu gerçeði inkâr edecek kimseyi bulamayacaktýr. Ýslami hassasiyet ve duyarlýklarýyla beraber Kürt sorunu konusunda duyarlý olan Müslüman Kürtlerden ve PKK’li olmayan Kürt siyasi çevrelerinden oluþacak bir ‘hakikatleri araþtýrma komisyonu’ bizim de kabulümüz olacaktýr.
PKK’nin saldýrgan ve çatýþmayý baþlatan taraf olduðu gerçeði doðrultusunda þunu kesin olarak diyebiliriz ki, eðer derin devlet ve Jitem tarafýndan kullanýlan ve oyuna gelen bir kesim varsa o da Hizbullah deðil PKK’dir. Çünkü Hizbullah’ýn tüm çabalarýna raðmen savaþ dayatmasýnda bulunan ve savaþ dýþýnda baþka hiçbir seçenek býrakmayarak bu uzun çatýþma döneminin yaþanmasýna PKK sebep olmuþtur.
Daha önce deðiþik münasebetlerle birçok yayýn organýnda dile getirdiðimiz ve açýkladýðýmýz gibi, bu çatýþmanýn baþlamasýndan sonra geliþen süreçten TC derin devleti ve ona baðlý Jitem ve diðer unsurlarý azami þekilde faydalanma yoluna gittiler. Çatýþmalarý alevlendirmek için her iki taraftan çok sayýda insaný katletmenin yanýnda maddi, manevi, propaganda ve psikolojik savaþ gibi her açýdan çatýþan taraflarýn aleyhine olacak tarzda süreçten en iyi þekilde istifade ettiler. Bu acý bir hakikat olup siyasi bilinç sahibi her insanýn göreceði kadar açýk bir durumdur.
Eðer PKK geçmiþte yaþanan çatýþma sürecini sonlandýrmak, yeni çatýþmalarýn önünü almak, bu defteri kapatmak ve Hizbullah’a karþý ciddi ve dürüst bir yaklaþým sergilemek istiyorsa, ilk önce çatýþmalarý baþlatan taraf olduðu gerçeðini kabul etmeli ve sonra da basýn yayýnlarý ve onlarý temsilen konuþan ve yazan þahsiyetler, söylem ve pratikleriyle Ýslam ve Müslümanlara düþmanlýktan ve çirkin iftira ve karalamalardan vazgeçmelidirler. Öcalan ve Karayýlan zaman zaman geçmiþte yaptýklarý hatalarý itiraf ettikleri gibi Hizbullah ile çatýþmayý baþlatan taraf olduklarýný ve hata yaptýklarýný söyleme cesaret ve yürekliliðini göstermelidirler. Aksi takdirde böylesi dualist ve makyavelist tavýr ve yaklaþýmlarýndan bir menfaat elde edemeyeceklerini ve bir neticeye ulaþamayacaklarýný bilmelidirler.
Bu münasebetle düne kadar karþýlýklý olarak PKK ve Öcalan’la birbirlerine düþmanlýk yapan, aðýr hakaret ve ithamlarda bulunan, bugün ise PKK’nin lutfuna mazhar (!) olup onun çatýsý altýnda milletvekili adayý olan ve siyasi ikballeri için PKK’ye yalakalýk yapan bazý þahýslar, Hizbullah ile korucularý ayný kefeye koyma densizliðinde bulunmaktadýrlar. Bu çirkin tavýrlarý yetmiyormuþ gibi sýkýlmadan ‘gelin sizin de temsilciniz olalým’ demektedirler. Onlar Hizbullahilerin ve Müslüman Kürt halkýnýn temsilcisi olma liyakat ve ehliyetinden çok uzaktýrlar. Eðer özür beyan etmez ve bu sözlerini tashih etmezlerse, böylesi çirkin söz ve tutumlarýný unutmayacaðýmýzý ve asla baðýþlamayacaðýmýzý da bilmelerini isteriz.
Davamýzýn sonu Allah’a hamd etmektir.
HÝZBULLAH BASIN BÜROSU

Þehid Rehber