Uzun bir süredir Fethullah Gülen grubunun birçok Ýslami oluþuma ve özellikle Hizbullahi Müslümanlara yönelik, hiçbir Ýslami ve insani ölçü gözetmeden saldýrýda bulunduðu, elindeki medya gücünü kullanarak yalan ve iftiralarla çok yönlü ve çirkin bir þekilde karalamalar yaparak bir dezenformasyon kampanyasý yürüttüðü herkesin malumudur. Bununla da yetinmeyerek son zamanlarda bu çirkin kampanyalarýný TV dizileriyle yürüterek Müslüman Kürt halkýnýn inanç ve deðerlerine pervasýzca saldýrý ve düþmanlýklarýný ileri bir düzeye götürðü görülmektedir.
Bu grubun oluþum ve geliþim seyri her ne kadar Hizbullahi Müslümanlar tarafýndan çok iyi biliniyorsa dahi, genel olarak birçok Müslüman hüsn-ü zanda bulunarak; Fethullah Gülen ile üst düzey yakýn çevresinin farklý Ýslami oluþumlara karþý bugüne kadar yürütülen hasmane ve düþmanca tavýrlardan beri olduklarýný, aralarýna sýzan ve onlarý kontrol altýnda tutan Ýslam düþmaný bir azýnlýðýn bu saldýrý kampanyasýný yürüttüðünü düþünüyordu.
Bu Müslümanlarýn bu þekilde hüsn-ü zanda bulunmalarýnýn sebebi ise; genelde Ýslami oluþumlara ve özelde Hizbullahi Müslümanlara yönelik yapýlan bu provokatif saldýrýlarýn bizzat Fethullah Gülen ve yakýn çevresi tarafýndan açýkça dile getirilmediði için kamuoyu tarafýndan net bir þekilde bilinmemesi idi. Ayrýca bu grubun bölge düzeyindeki sorumlularý ile yapýlan görüþmelerde bu grubun icraatlarýyla ilgili dile getirilen itiraz ve rahatsýzlýklara karþý, kendilerinin de yapýlanlardan hoþnut olmadýklarýný, yayýn organlarýnýn (TV, Gazete, Dergi vb) takip ettiði politikalarý tasvip etmediklerini, bu konularda üstlerine itiraz ve þikâyetlerde bulunduklarýný beyan etmiþlerdi.
Ancak Fethullah Gülen’in kendi dilinden ve görüntülü bir þekilde yayýnlanan son konuþmasýndan sonra, herkesin görüp anlayabileceði bir þekilde olay tüm açýklýðýyla, somut ve net bir þekilde ortaya çýkmýþtýr. Böylece bugüne kadar Fethullah Gülen ve grubuna iyi niyet ve hüsn-ü zanla yaklaþýmda bulunan Müslümanlar için de mesele aydýnlýða kavuþmuþ bulunmaktadýr. Ortaya çýkan bu hakikat ve mevcut hal, ciddi bir vaziyet arz etmektedir. Özellikle Hizbullah Cemaatine karþý karalama ve düþmanlýðýn bizzat Fethullah Gülen tarafýndan dile getirilmesi ve kamuoyuna açýklanmasý, gelinen tehlikeli boyutun ciddiyetini göstermektedir.
Bu geliþmeler üzerine; geçmiþte yaþanan bazý acý olaylarýn gelecekte tekrar yaþanabileceði ihtimalini de göz önünde bulundurarak, böyle bir kaosun tekrar yaþanmamasý için Müslüman halkýmýzý geliþebilecek olaylar ve tehlikelere karþý bilgilendirmek ve bu hususta kamuoyuna açýklama yapmayý gerekli görmekteyiz.
Bilindiði üzere Hizbullah Cemaati, 1990-2000 yýllarý arasýnda istemediði ve inanç, düþünce ve yöntem olarak karþý olduðu halde sýcak bir çatýþma dönemi yaþadý. Kendisine tahmil edilen ve kaçýnýlmaz olarak içine girdiði bu çatýþmalar döneminde, bir taraftan bu çatýþmalarýn alevlendirilmesi, diðer taraftan kuþatýlýp kontrol altýna alýnmasý ve darbe vurularak etkisiz hale getirilmesi için devletin istihbarat örgütlerine baðlý çete ve ajanlarýn yoðun saldýrýsýna maruz kaldý.
Bunun üzerine Hizbullah Cemaati, özellikle 1996-2000 yýllarý arasýnda derin devlete baðlý bu unsurlarý etkisiz hale getirmek için bunlara karþý amansýz bir mücadele verdi. Bu sýcak mücadele, 17 Ocak 2000’de Rehber Hüseyin Velioðlu’nun þehid edilmesi ve ardýndan aralýksýz olarak imha amaçlý aðýr operasyonlarla günümüze kadar devam ede gelmiþtir. Ki 2000 sonrasý Hizbullah’a karþý yürütülen aðýr operasyonlar ve psikolojik savaþ kampanyalarý herkesin malumudur.
Dikkat çekmek istediðimiz tehlike; yukarýda kýsaca deðindiðimiz 2000 öncesi dönemde yaþanýlan olaylarýn bir benzerinin tekrar yaþatýlmak istenmesidir. Yani bu sefer de Fethullah Gülen grubu üzerinden, Türkiye genelinde ve özellikle Kürdistan’da çatýþma ortamý oluþturarak bir fitne ateþinin fitilinin tutuþturulmak istendiði müþahade edilmektedir. Böylece özellikle Kürdistan’da oluþacak çatýþma ortamý sayesinde; bir taraftan Ýslami uyanýþ provoke edilip engellenmeye çalýþýlmak, diðer taraftan toplumsal kargaþa ve huzursuzluklar meydana getirilerek Müslüman Kürt halkýna acýlar yaþatýlmak ve böylece haklý Ýslami ve insani taleplerinin önüne geçilmek istenmektedir.
Kürdistan halký ve tüm Ýslami kesimler çok iyi bilmektedirler ki; Fethullah Gülen ve grubu kendi iradesi ve öz gücüyle böyle tehlikeli bir iþe kalkýþabilecek bir konumda deðildir. Yine herkes çok iyi biliyor ki böyle bir çatýþma durumunda, özellikle de Kürdistan genelinde Hizbullah tarafýndan kýsa süre içerisinde etkisiz hale getirilebilecek bir pozisyondadýrlar. O halde bu gerçeklere raðmen bu insanlarýn böylesine pervasýzca Hizbullah’a saldýrýda bulunmalarýnýn ve adeta böyle bir çatýþmaya davetiye çýkarýrcasýna tahrikte bulunmalarýnýn ve provokatörlük yapmalarýnýn, salt kendi özgün iradelerinin dýþýnda baþka bir anlam ve amacý olmalýdýr.
Bu tutum ve tavýrlarý; ya isteyerek ve bilinçli olarak kendilerine verilen bir görevi icra etmekten veyahut da bilinçsiz bir þekilde sürüklendikleri ve içine düþtükleri durumdan kaynaklanmaktadýr. Bilinçli veya bilinçsiz olsun, kendi iradeleriyle veya iradeleri dýþýnda olsun, sürüklendikleri ve içine düþtükleri bu durum, bir oyun ve tuzaktan ibaret olup neticesi fitneden baþka bir þey deðildir. Biz bu oyun ve tuzaklarýn nasýl tezgâhlandýðýný çok iyi biliyor ve bunun perde arkasýný iyi görebiliyoruz. Bu konuda baþta kendilerini bu çirkin oyunlara karþý uyarýyor ve Müslüman halkýmýzýn da bu oyunlarý görmesini ve bu konularda duyarlý olmasýný istiyoruz.
Halkýmýz, tüm Ýslami kesimler ve mezkur grubun
samimi olan tabaný þunu çok iyi bilsinler ki; biz ne pahasýna olursa olsun asla bu oyuna gelmeyeceðiz. Hiçbir þekilde bunlara þiddet uygulamayacaðýz. Oynanmak istenen oyunu bozmak için elimizden gelen her çabayý göstereceðiz. Bunlarýn tüm tahrik, karalama, saldýrý ve çirkefliklerini deþifre edip halkýmýza göstereceðiz.
Buna raðmen birileri Hizbullah ismini kullanarak bazý tepkiler gösterebilir. Ancak halkýmýz þunu iyi bilsin ki; bizim cemaat olarak tavrýmýz, dile getirdiðimiz þekilde olacaktýr. Bunun dýþýnda geliþecek hiçbir tavýr ve eylem Hizbullah’a ait olmayacaktýr. Süreç içindeki geliþmeleri çok açýk ve þeffaf olarak halkýmýzla paylaþacaðýz. Halkýmýz bizi çok iyi tanýyor ve güven duyuyor. Bu güvenini bugüne kadar her þekilde ortaya koymuþtur. Ayný þekilde halkýmýz çok iyi biliyor ki hiçbir þekilde kendisini yanýltmadýk ve yanlýþ bir þekilde bilgilendirmedik. Çünkü ya hakký söyleriz veya susarýz. Bugüne kadar bunun aksi bir tavrýmýz olmamýþtýr. Bu nedenle þimdiden uyarýyor ve söylüyoruz ki; istenmeyen bazý provokasyonlar ve olaylar geliþirse, bunun arkasýnda yukarýda deðindiðimiz derin güçler vardýr. Geliþebilecek hiçbir þiddet olayýnda kesinlikle Hizbullah olmayacaktýr.
Tüm Ýslami kesimlerden ve Kürdistan Müslüman halkýndan isteðimiz; hem kendi aleyhlerine hem de Ýslam ve tüm Müslümanlar aleyhine geliþen bu ve benzeri durumlara karþý hassasiyet ve duyarlýlýklarýný terk etmemeleri ve gereken meþru tepkiyi göstermeleridir. Davamýzýn sonu Allah’a hamd etmektir.
HÝZBULLAH BASIN BÜROSU

Þehid Rehber